Baykal: Başbakan'a Marş Marş Diyeceğiz

Baykal: Başbakan'a Marş Marş Diyeceğiz

Deniz Baykal, İktidara Geldiklerinde İlk İşlerinin Dokunulmazlıkların Kaldırılması Olacağını Belirterek, 'Başbakan'a ve Bakanlara 'Marş Marş Mahkemeye, Git Yargılan, Aklan da Gel' Diyeceğiz' Dedi.

Baykal: Başbakan'a Marş Marş Diyeceğiz

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, iktidara geldiklerinde yapacakları ilk işlerden birinin dokunulmazlıkların kaldırılması olacağını belirterek, ''Başbakan'a ve bakanlara 'marş marş mahkemeye, git yargılan, aklan da gel' diyeceğiz'' dedi.

CHP Genel Başkanı Baykal, partisinin Sakarya'daki mitinginde yaptığı konuşmada, CHP olarak iktidar olduklarında, ilk yapacakları işlerden birinin dokunulmazlıkları kaldırmak olacağını, Türkiye'nin namusunun korunması için Meclis'te 276'yı bulmaları gerektiğini kaydetti.

Mecliste 266 dokunulmazlık dosyası bulunduğunu hatırlatan Baykal, ''İlk işimiz 266 dosyayı derhal dokunulmazlığı kaldırarak mahkemeye göndermek olacak. Başbakan'a ve bakanlara 'marş marş mahkemeye, git yargılan, aklan da gel' diyeceğiz. Bu nereden başlayacak? Sakarya'dan başlayacak. Geçen seçimde 1 milletvekilimiz bile yoktu ama bizim zihnimizde daima Sakarya çok saygıdeğer bir yer tuttu'' diye konuştu.

Mitinge katılan kalabalığa ''Sakarya'da yolsuzluk oluyor mu? Yani ihalelerde, özelleştirmelerde, belediye işlerinde, BELDES'te, KÖYDES'te yolsuzluk var mı?'' diye soran Baykal, ''Var'' cevabını alınca şöyle konuştu:

''Biz inceledik. Yolsuzluğun arkasında bir şeytan üçgeni var. Bir tarafında yolsuzluğu yapan bir iş adamı var, onun yanında ona destek olan yüksek mevkiden bir memur var, bir de siyasetçi var. Gözü doymamış, arsız bir siyasetçi. El ele veriyor şeytan üçgeni ve birlikte yolsuzluk yapıyorlar. Bunu nasıl kıracağız? Siyasetçiyi aradan çıkararak, dokunulmazlığı kaldırarak.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dokunulmazlıkların kaldırılmasından yana olmadığını savunan Baykal, sözlerini sürdürdü:

''İki gün önce televizyonda konuştu, 'dokunulmazlık sakın kalkmasın' dedi. Açık açık söyledi bunu. Halbuki geçen seçimden önce 'kalksın, kaldıracağız' diye konuşmuştu. Şimdi diyor ki, 'hayır dokunulmazlık kalkmasın.' Adam milletvekili. Hostes tokatlıyor, polis tokatlıyor. Trafikte yanlış yapınca polis müdahale ediyor. 'Beyefendi yakışıyor mu bu yanlış bir iştir' diye. 'Sen kim oluyorsun' diye onu tokatlıyor. Çiftçiye ve vatandaşa hakaret ediyor. Kalpazanlık suçunu işliyor ama milletvekili dokunulmazlığı var. Savcıya hesap vermiyor, mahkemede yargılanmıyor. Yaptığı yanında kalıyor, değil mi?''

Baykal, mecliste dokunulmazlığı kaldıracak tek partinin CHP olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan'ın asabının bozuk olduğunu, kendisiyle ve CHP ile uğraştığını ifade eden Baykal, şöyle konuştu:

''Başbakan ona buna saldırmaktan milletin dertlerine sahip çıkmaya fırsat bulamıyor. Varsa yoksa ona buna hakaret edip saldırmak değil mi? CHP'ye saldırıyor, bana saldırıyor, vatandaşa saldırıyor. Kendine güvenen bir adam ağzını bozar mı? Ben diyorum ki ona 'gel karşı karşıya konuşalım, televizyona çıkalım, gazeteciler sana da bana da soru sorsun. Ben sana sorayım, sen de bana sor.' Ne diyor, 'hayır, hayır' diyor. Adam işini gücünü bıraktı. CHP ve Deniz Baykal ile uğraşıyor. Gece Baykal, sabah Baykal. Kafaya taktı. Eminim gece rüyasında bile Deniz Baykal'ı görüyordur. Baykal'a kızıyor, CHP'ye kızıyor ama Barzani'ye ve Talabani'ye kızmıyor değil mi? İnşallah pazar günü millet sandıkta altın vuruşunu yapacak.''

Türkiye'de yoksullukla mücadele etme yolunun aileye düzenli gelir sağlamaktan geçtiğini belirten Baykal, yoksullukla mücadele edeceklerini belirtti.

Ailenin bir sosyal güvenlik kurumu gibi olduğunu bu nedenle aileden bir kişiye iş vermek gerektiğini vurgulayan Baykal, ailede çalışacak hiç kimse bulunmaması durumunda o aileye devletin yardım etmek durumunda olduğunu bildirdi.

Devletin bu işler için para ayırdığını ifade eden Baykal, şunları kaydetti:

''Türkiye'de bir sürü dernek var, televizyonlarda paraları topluyorlar. Ama maalesef bu kuruluşların milletin veya devletin verdiği paraları nasıl çarçur ettiğini, nasıl yolsuzluklara harcadığını, nasıl israf ettiğini biliyoruz. Türkiye'de devletin ayırdığı para maalesef yerine gitmiyor. Kime gidiyor, maaşlara, bürokrasiye, kırtasiye giderlerine veya yolsuzluklara gidiyor. Ya da devlet büyüklerine yaranmak için gidiyor. Bunu değiştireceğiz. Bu paranın hepsi muhtaç ailelere gidecek.''