Başpehlivanlık Kadar Gelenekler de Önemli"

Güreş otoriterlerinin "efsane" olarak nitelediği, tüm pehlivanların hayalini kurduğu altın kemerin 2 kez sürekli sahibi olan Karamürselli Ahmet Taşçı, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde pehlivanların geleneklere uymalarını istedi.

Başpehlivanlık Kadar Gelenekler de Önemli

KADİR YILDIZ - Güreş otoriterlerinin "efsane" olarak nitelediği, tüm pehlivanların hayalini kurduğu altın kemerin 2 kez sürekli sahibi olan Karamürselli Ahmet Taşçı, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde pehlivanların geleneklere uymalarını istedi.

Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde altın kemerin en son ebedi sahibi 1997 yılında Ahmet Taşçı oldu.

Kırkpınar yönetmeliğindeki tanımıyla 3 kez art arda başpehlivanlığa ulaşan güreşçinin sürekli sahibi olabileceği altın kemere 2 kez ulaşan ve aktif güreş hayatına son veren Taşçı, Karamürsel Levent Erdoğan Yağlı Güreş ve Spor Kulübünde yeni Ahmet Taşçıların yetişmesi için gençlere rol model oluyor.

Taşçı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yağlı güreşe hem seyirci hem de sporcu anlamında ilginin yoğun olduğunu söyledi. Yağlı güreşe belediye, ağa ve seyircilerin büyük destek verdiğini ifade eden Taşçı, son zamanlarda bu sporun özelliklerini kaybettiğini gördüğünü kaydetti.

"Atalarımızın geçmişten bugüne getirdiği, yağlı güreşin özelliklerini taşıyan güreşi bugün pehlivanlarımız yapmıyor." diyen Taşçı, şu ifadeleri kullandı:

"Bu da biraz idareyle ilgili diye düşünüyorum. İdarecilerimizin zaman zaman ata sporumuza müdahaleleri oluyor. Yağlı güreşin zamanlaması, oyunları ve geleneklerinin genetiğiyle oynandığını düşünüyorum. Çünkü bir peşrev göremiyoruz, temennalarda çok eksik var. Bugün, güreşe başlarken rakibini sıvazlama, yerden temenna alma, rakibinin paçasını tutmayı pehlivanlarımız tam anlamıyla yapmıyor. Hakemlerden federasyona kadar bunları görüp ikaz etmeleri gerekiyor. Başpehlivanlık kadar gelenekler de önemli."

Minderden gelen sporcuların yağlı güreşi sevdiğini ve güzel müsabakalar yaptığını aktaran Ahmet Taşçı, kültürü yaşatabilecek olan bu unsurların geri bırakılmaması gerektiğini vurguladı.

Taşçı, 1995'te Japonya'da sumo şampiyonasına davet edildiğini ve 7 günlük eğitimiyle sumoda dünya üçüncüsü olduğunu aktararak, burada, Japon yetkililerin sumonun geleneklerine uygun güreşmesini istediklerine dikkati çekti. Taşçı, kendilerinin de Kırkpınar'da aynı şekilde geleneklere uygun hareket etmeleri gerektiğini söyledi.

Günümüzdeki yağlı güreşten bahseden Taşçı, "Bugün çok güzel güreşler olabilir, çok çetin maçlar çıkabilir ama ata sporunun özelliklerini kaybetmeden, onları sahaya yansıtarak 60, 70, 80 yaşında seyircimiz var. Herkes yağlı güreşi biliyor. Yeni başlayan gençler, özenip de seyirci olarak çayıra gidenlerin o hareketleri görmeleri lazım, ata sporunun nasıl bugüne geldiğini bilmesi lazım." şeklinde konuştu.

"Maddiyattan önce maneviyat"

İnsanın pehlivan olabilmesi için fiziğinin uygun olması gerektiğini anlatan Ahmet Taşçı, başarı için sporcunun güreşi her şeyden önde tutması tavsiyesinde bulundu.

Taşçı, yağlı güreşin "Peygamber sporu" olarak düşünülüp, gelenekleriyle bunun yapılması gerektiğini belirterek, sporcuların maddiyattan önce maneviyatı düşünürse başarılı olabileceğini kaydetti.

Sporcuların çoğalmasına rağmen içlerinden Ahmet Taşçılar çıkmadığını ifade eden Taşçı, "Bu soru özellikle bana soruluyor. Bundan ben muzdaribim. Niye çıkmıyor diye ben de üzülüyorum. Ama yağlı güreşçi olup da başarılı olamayanların sevgisi eksik diye düşünüyorum. Sabırlı olması lazım. Yağlı güreş zor bir spor. Sürekli devam ettirmesi gerekir. Benim sloganım; 'Yenilmek kaybetmek değildir. Kaybetmek vazgeçmektir.' Bu felsefeyle hareket ettim." değerlendirmesini yaptı.

"Zaman zaman günde 5 antrenman yapardım"

Kırkpınar'da son ebedi altın kemeri kendisinin aldığını, 2001'de de 3. kemeri bazı olaylardan dolayı finalde "elinin tersiyle ittiğini" aktaran Taşçı, çalışma imkanlarının gelişmesine rağmen 20 yıldır bu başarıya ulaşılamamasını anlamadığını bildirdi.

Ahmet Taşçı, eskiden çalışmak için salon bulamazken yeni nesil sporcuların kullanabileceği onlarca salon bulunduğunu belirterek, buna rağmen başarının gelmemesini "sevgi eksikliğine" bağladığını kaydetti.

Kırkpınar'da 1985-1997 yıllarında yaptığı antrenmanları bugün çok az sayıda insanın yapabileceğini savunan Taşçı, saat 23.00'te uyuduğunu, sabah 06.00'da uyandığını ve zaman zaman günde 5 antrenman yaptığı anlattı.

Yağlı güreşte 1985'ten 2005 yılına final maçları yaptığını anlatan Taşçı, spor hayatında çıktığı yaklaşık 3 bin 500 müsabakada nadiren ikinci geldiğini ifade etti.

Bir gün kendisinin rekorunu kıranların çıkabileceğini belirten Ahmet Taşçı, güreşe "Bir yıl Kırkpınar'da başpehlivan olsam yeter." diyerek başladığını söyledi.

Geçen yıl Kel Aliço'nun rekorunu kırmak ve ata sporunu gündeme getirmek için 57 yaşında Kırkpınar'a hazırlandığını ancak güreştirilmediğini savunan Taşçı, "Sağlık açısından düşünüyorsanız doktor raporu aldırırsınız. Doktor geçerli rapor verirse çıkar güreşir. Bu üzdü beni, benim amacım ata sporuna hizmet etmekti. O günkü idarecilere bunu anlatamadım. Yönetmeliği değiştirip beni güreştirmemek için ellerinden geleni yaptılar. Böyle bir üzüntü yaşadım." diye görüşlerini aktardı.

"Orhan Okulu, en favoriler arasında gösteriliyor"

Ahmet Taşçı, 656. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri için geriye sayımın başladığını ifade ederek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"İzlediğim ve gelen haberlere göre, Orhan Okulu en favoriler arasında gösteriliyor. Yine Hamza Köseoğlu favoriler arasında, İsmail Balaban da aynı şekilde. Ali Gürbüz, Recep Kara oranın usta pehlivanları. Bunların arasında geçebilir. Fatih Atlı da var, o da çok teknik. Hatta benim güreşçiler arasında beğendiğim sporculardan biri. Serhat Gökmen var, bu sene onun çok hazır olduğunu görüyorum. Bunların arasından birinde şampiyonluk kalabilir. Tabi kura şansı da çok önemli. İki dengeli gücün çarpışmasında çıkan galip, bir sonraki maçta zayıf düşebilir. Kura şansıyla birincilik favorinin elinde kalmayabilir. Recep Kara, efendi, disiplinli, yağlı güreşe yakışan bir pehlivanımız."