Başbakan Yardımcısı Yazıcı: "Bizim ana muhalefetin ufku hala Misak-ı Millinin sınırları dışına çıkamadı"

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, 2002 yılından bu yana Türkiye'nin kapılarını dünyaya açtıklarının belirterek, "Bizim ana muhalefetin ufku hala Misak-ı Milli'nin sınırları dışına çıkamadı. Bu ülkede bazıları kafalarını Kapıkule'den dışarı çıkaramadılar" dedi.

Başbakan Yardımcısı Yazıcı:

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, 2002 yılından bu yana Türkiye'nin kapılarını dünyaya açtıklarının belirterek, "Bizim ana muhalefetin ufku hala Misak-ı Milli'nin sınırları dışına çıkamadı. Bu ülkede bazıları kafalarını Kapıkule'den dışarı çıkaramadılar" dedi.

Kapıkule Sınır Kapısı'nın Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği(TOBB) tarafından Yap-İşlet Devret modeliyle başlayan yenilenme inşaatının temel atma törenine katılan Yazıcı, burada yaptığı konuşmada, devletin var olduğu günden buyana hizmet veren gümrüklerin, gümrük idaresinin bu önemli konumuna uygun, hak ettiği pozisyonda olmadığını söyledi. Türkiye genel bütçesinin yüzde 24'ünün gümrüklerden gelen vergilerle sağlandığına işaret eden Yazıcı, ''Dış ticaret hacmimizin 40 -50 milyon dolar olduğu dönemde gümrük personel sayımız neyse, bugün 270 milyar dolarlık ticaret hacmimizi de aynı personel sayımızla yani dün neyse bugün de 8 bin 955 kişiyle yürütüyoruz. Hizmetlerin daha etkin, daha kaliteli, daha seri olması için personel sayımızı bütçe imkanlarına göre artırmaya gideceğiz'' diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerin dış ticarette önceliği komşu ülkelere verdiğini, Türkiye'nin ise yıllarca bunun tersi bir uygulama içinde olduğunu ifade eden Bakan Yazıcı, şöyle devam etti: "2002'den sonra bu tabloyu tersine çevirdik. 2002 sonunda Bulgaristan'la ticaret hacmimiz 888 milyon dolarken, 2007 yılı sonunda 4 milyar 12 milyon dolara yükselmiştir. Hedefimiz 10 milyar doları yakalamaktır. Bulgaristan yaşadığı tüm krizlere rağmen Ocak 2007'de AB üyeliğine kabul edildi. Bizim ana muhalefetin ufku hala Misak-ı Millinin sınırları dışına çıkamadı. Oysa biz 2002'den beri Türkiye'nin kapılarını dünyaya açıyoruz, bu ülkede bazıları kafalarını Kapıkule'den dışarı çıkaramadılar. Kumdan kuleler yaptılar kendilerine, lokal gündemlere takılıp kaldılar. Biz muhalefetin lokal gündemlerine takılıp kalmadık, global düşünüp, global hareket ettik. Biz işimize bakıyoruz, Türkiye'nin geleceğine bakıyoruz. Daha fazla istihdam, daha fazla iş, daha fazla aş, daha fazla istikrarı hedefliyoruz''

"GÜMRÜKTEN 'MAL ÇIKARMA İŞKENCESİ' TABİRİNİ KALDIRMAK İSTİYORUZ"

AB adaylık sürecinde ve dış ticaretin 300 milyara yaklaştığı noktada gümrük kapılarının modernize edildiğine işaret eden Hayati Yazıcı, söz konusu çalışmanın Türkiye'nin itibarını yükselteceğini ifade etti. Gümrük kapılarını modernize edip, çağdaş imkanlarla donatma hedefiyle yola çıktıklarını belirten Yazıcı, "Gümrük hizmetlerini daha sağlıklı ve şeffaf yürütülmesi için canla başla çalışıyoruz. Hantal yapının yenilenmesi için gayret sarf ediyoruz. Müteşebbisin önündeki engeli kaldırırken, gümrük personelinin çalışmasını modern hale getirmenin peşindeyiz. Gümrükten 'mal çıkarma işkencesi' tabirini kaldırmak istiyoruz. Kapılar bir ülkenin aynasıdır, ülkemize gelen yabancının ilk muhatap olduğu alan gümrüklerdir. Bu bakımdan bu hizmetler önemlidir. İthalatçımız, ihracatçımız yasalara uygun hareket ediyorsa hiçbir engele takılmadan geçeceğini, yasal olmayan iş yapıyorsa geçilemeyeceğini bilmelidir'' şeklinde konuştu.

"DEVLETİN RUHSATSIZ İŞİ OLMAZ"

Konuşmasının ardından beraberindeki heyetle temel atma törenine katılan Yazıcı, çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı, bir gazetecinin ''Kapıkule'de şu anda temeli atılan alanın ruhsatı olmadığını biliyor musunuz?'' yönündeki sorusunu şöyle yanıtladı: "Devletin ruhsatsız işi olmaz. Valimiz ve belediye başkan vekilimiz inşaatın ruhsatının olduğunu söylüyor. Üzüm mü yemek istiyorsunuz, bağcı mı dövmek istiyorsunuz. Bu hayırlı bir iştir, kaçak olarak nitelemek doğru değil. İnşallah kısa zamanda tamamlanacak''