Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ulusa Sesleniş Konuşması (2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ulusa Sesleniş Konuşması (2)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Ulusa Sesleniş Konuşması  (2)

Bu haber saat 20.30'a kadar ambargoludur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hızla gelişen küresel ekonomik dalgalanmadan Türkiye'nin de etkileneceğini ifade ederek, "Türkiye artık eskisi gibi, krizlere ve dalgalanmalara karşı zayıf değil, makroekonomik temellerini güçlendiren, hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşayan bir ülkedir" dedi.

Başbakan Erdoğan, televizyonlarda yayımlanan Ulusa Sesleniş konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Dünyada, ABD merkezli bir ekonomik dalgalanmanın hüküm sürdüğünü hatırlatan Erdoğan, bunu, 'Yüzyılda bir görülebilecek bir kriz' olarak tanımladı. Bu sürecin, sadece finansal piyasalarla sınırlı kalmadığını, reel ekonomiyi de derinden etkilediğini vurgulayan Erdoğan, dünyanın en gelişmiş ekonomilerinin de aralarında bulunduğu birçok ülkenin, ekonomik daralma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu kaydetti.

Erdoğan, tüm dünyada, özellikle gıda ve enerji hammadde fiyatlarının da yüksek oranlarda arttığını belirterek, "Hızla gelişmekte olan bir ekonomi olarak Türkiye de bu küresel dalgalanmadan etkileniyor, etkilenecektir. Ancak burada önemli

bir hususun altını çizmek istiyorum. Türkiye artık eskisi gibi, krizlere ve dalgalanmalara karşı zayıf değil, makroekonomik temellerini güçlendiren, hızlı bir değişim ve dönüşüm yaşayan bir ülkedir" diye konuştu.

Geçen 6 yılık süreçte birçok olumsuzsuz gelişmenin geride birakıldığına işaret eden Erdoğan, "Ekonomimiz, bütün bu olumsuz gelişmeler karşısında esnekliğini ve dayanıklılığını ispat etmiştir. Bugün, küresel ölçekte çok daha büyük bir dalgalanma sürecinden geçiyoruz. Türkiye bu krizi, bu dalgalanmayı da mutlaka aşacak, 6 yıldır üst üste kaydettiği başarıları daha ileri noktalara taşımaya devam edecektir. Bakınız, son 6 yıldır bir yandan Türkiye ekonomisinin tüm göstergelerini rekor seviyelere doğru taşırken, bir yandan da bu kazanımlarımızı korumak için köklü reformlar yaptık. Türkiye ekonomisini sağlam bir temel, sağlam bir zemin üzerinde inşa etmek için birçok reformu cesaretle ve kararlılıkla gerçekleştirdik.'' dedi.

"MALİ DİSİPLİNDEN TAVİZ VERMEYECEĞİZ"

Başbakan Erdoğan, mali disiplinden asla taviz vermediklerini ve vermeyeceklerini söyledi. Bu yılın sekiz aylık döneminde 40.9 milyar YTL'lik bir faiz dışı fazla performansı yakalandığını, bütçenin 4.6 milyar YTL düzeyinde fazla verdiğini dile getiren Başbakan Erdoğan, ''Geldiğimiz noktaya bakıldığında Türkiye, birçok Avrupa Birliği ülkesinden daha iyi durumdadır. Kamu borcunun Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya (GSYİH) oranı Avrupa Birliği üyesi ülkelerde ortalama yüzde 60 seviyelerindeyken, bu oran ülkemizde 2007 yılı sonunda yüzde 39 düzeyine kadar çekilmiştir. Paramıza olan güvenin de artmasıyla Yeni Türk Lirası, Hazine borçlanmalarında kullanılan en temel enstrüman haline getirilmiş, döviz cinsi borçlarımızın toplam borç stoku içindeki payı yarıya indirilmiştir'' şeklinde konuştu.

Enflasyondaki düşüş eğiliminin geçen 2 yıllık dönemde çeşitli şoklar nedeniyle duraksadığını hatırlatan Erdoğan, bu şokların en başında, uluslararası piyasalarda gıda ve enerji fiyatlarının rekor düzeylerde artmasının geldiğini söyledi. Bu tür fiyat baskılarının ortadan kalkmasıyla birlikte enflasyonda tekrar güçlü bir düşme eğiliminin yakalanacağını vurgulayan Erdoğan, son dönemde Türkiye'de en çok tartışılan konulardan bir diğerinin ise cari işlemler açığı olduğunu kaydetti.

Türkiye ekonomisinin kaydettiği başarıyı göremeyenlerin son 6 yıldır sürekli olarak cari açıktan bahsettiğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, şöyle konuştu: ''Türkiye özellikle enerji noktasında dışa bağımlı bir ülke. Yurt içi tasarruflar yatırım ihtiyacını karşılayacak düzeye ulaşmadığı için ve enerjiye ödediğimiz bu yüksel bedel nedeniyle cari işlemler açığı ortaya çıkıyor. Ayrıca yüksek cari açık olgusu, hızlı büyüme sürecinden geçen pek çok gelişmekte olan ekonomide de gözleniyor. Ancak Türkiye ekonomisinin 2002-2007 döneminde yakaladığı ihracat performansı tarihi bir seviyeye ulaşmış, geriye dönük 12 aylık ihracatımız tam 132 milyar doları yakalamıştır. 2003 öncesinde ortalama 1 milyar dolar olan yıllık doğrudan küresel sermaye yatırımları 2007 yılında 22 milyar dolara ulaşmıştır."

"TÜRKİYE GÜÇLÜ VE SAĞLIKLI BİR EKONOMİK YAPIYA SAHİP"

Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasını şu sözlerle bitirdi: ''Bugün bütün kurumlarımız, ekonomimizin tüm aktörleri,

gerektiği yerde ve gerektiği zamanda tedbirleri uygulamaktan asla vazgeçmeyecek, asla tereddüt etmeyecektir. Türkiye, güçlü, sağlam, sağlıklı ekonomik yapısıyla inşallah bu ekonomik dalgalanmayı da en az etkiyle atlatacaktır. Bundan önce

de benzer dalgalanmaları, benzer türbülansları atlattık. Her bir dalgalanmadan çok daha güçlü, kendimizi çok daha fazla ispatlamış

şekilde çıktık. Türkiye ekonomisinin bu dayanıklı, şoklara karşı dirençli yapısı, dünya genelinde de takdir ve övgü toplamıştır. 6 yıl boyunca ekonominin, ülkemizin, milletimizin yararına olacak adımları atmak noktasında en küçük bir tereddüt göstermedik. On yıllar boyunca gerektiği halde yapılmayan işleri cesaretle ve kararlılıkla bu 6 yılda yaptık.

Cesaretimizin, kararlılığımızın, özellikle de sizin bize olan güveninizin bir eseri olarak, ekonomimiz tarihi nitelikte rekorların altına imza attı. Bu güveni muhafaza ettiğimiz sürece çok daha fazlasını göreceğimizden emin olunuz. Türkiye çok daha iyilerine layıktır. Türkiye çok daha iyilerini görebilecek potansiyele, zenginliğe, birikime, tecrübeye sahiptir. Yeter ki kendimize inanalım, yeter ki birbirimize inanalım, yeter ki ülkemize inanalım. Yeter ki aramıza nifak sokmaya çalışan çıkar çevrelerinin oyunlarına gelmeyelim. Yeter ki istikrar ve güven ortamını zedelemeye çalışanlara prim vermeyelim. Allah'ın izniyle o zaman aşamayacağımız engel, ulaşamayacağımız hedef yoktur.

Türkiye'yi daha mutlu ve müreffeh yarınlarına taşıyacak olan, Türkiye'yi dünyanın en güçlü ülkelerinden biri haline getirecek olan değişim her alanda birbirini tamamlayan atılımlarla sağlanabilir. Türkiye çok yönlü bir değişim gerçekleştirmektedir ve mutlaka dünyanın en önemli, en aktif, en etkin aktörlerinden biri haline gelecektir.

Yarınlar Türkiye için çok daha güzel olacaktır, bundan kimsenin şüphesi olmasın. Bu sözlerle konuşmama son veriyor, mübarek Ramazan Bayramı'nızı tekrar kutluyorum, size, ailenize ve sevdiklerinize huzur, sağlık ve afiyet diliyorum. Daha nice bayramlara birlik, beraberlik içinde kavuşmak temennisiyle, kalın sağlıcakla.''

(CİHAN)

Kaynak: CHA