Başbakan Erdroğan: "Bunlar Çankırı'ya Çorum'a gidemez"

Başbakan Erdroğan: "Bunlar Çankırı'ya Çorum'a gidemez"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'çok geziyor' eleştirisi getiren muhalefete yüklendi. Büyük devlet olmanın Ankara'nın içine mahkum olmakla sağlanamayacağını belirten Erdoğan, "Dünyanın en güçlü ülkesi Amerika. Bakın Başkan Bush ABD'de ne kadar duruyor. Putin ne kadar Rusya'da ne kadar dışarıda duruyor. Nereye bakarsanız bakıp içine kapanıp çalışan ülke yok" dedi.

Başbakan Erdroğan:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'çok geziyor' eleştirisi getiren muhalefete yüklendi. Büyük devlet olmanın Ankara'nın içine mahkum olmakla sağlanamayacağını belirten Erdoğan, "Dünyanın en güçlü ülkesi Amerika. Bakın Başkan Bush ABD'de ne kadar duruyor. Putin ne kadar Rusya'da ne kadar dışarıda duruyor. Nereye bakarsanız bakıp içine kapanıp çalışan ülke yok" dedi.

Erdoğan, muhalefetin Çankırı'dan Çorum'dan Sivas'tan öteye gidemediğini savundu. ABD'de Mortgage ile başlayan küresel krize değinen Erdoğan, "Küresel krizin Türkiye'de tesiri olmuş diyemem. Ancak beklentiler noktasında bir bulanıklık var. Olumsuz istikamette etkilenmiş vaziyette" dedi.

Başbakan Erdoğan, Katar'da Türk vatandaşlarına hitap etti. Bir vatandaş, Erdoğan'dan Fenerbahçe ve Galatasaray'ın Katar'a gelmesini istedi. Katar Büyükelçisi Mithat Rende de personel yetersizliğini dile getirince Erdoğan, "Mithat Bey Hep Dışişleri Bakanlığı'na ağladı, demek ki Başbakan ağlasaydı bu iş çözülürdü" şeklinde cevapladı.

Başbakan Erdoğan, konuşmasında, yurtdışı gezilerini eleştiren muhalef partisi temsilcilerine şöyle cevap verdi: "Büyük devlet olmak Ankara'nın içine hapsolmakla olmaz. Bakın bugün dünyanın en büyük ülkesi Amerika. Başkan Bush, ABD'de ne kadar duruyor, dışarıda ne kadar duruyor. Başkan Putin ne kadar Rusya'da duruyor ne kadar dışarıda duruyor. Nereye bakarsanız bakın, hiçbirisinin ülkelerinde böyle kapanıp orada çalıştığını göremezsiniz. Çünkü artık dünya bir marketing. Bundan payınızı alacaksınız. İşadamları eğer kabına sığamıyorsa orada başarı vardır. Türkiye bunun mücadelesini veriyor.

Ankara'da oturarak sorunlar çözülmez. Uzak nedir biliyor musunuz? Uzak gidemediğiniz yerdir. Uzak, gönül dünyanızdan uzaklaştırdığınız yerdir. Bunlar Ankara'dan kalkıp da Çankırı'ya, Çorum'a, Yozgat'a gidemiyorlar. Neden, çünkü uzak. Sivas'ın ötesine gidemiyorlar. Çünkü uzak. Ama bizim gönül dünyamız çok geniş. Dünyanın hangi ülkesinde bir soydaşımız varsa oraya gideriz ilgileniriz, derdiyle dertleniriz. Bunu da görev telakki ederiz. Türkiye artık bir fırsatlar ülkesi. Dünya bunu görüyor."

Başbakan Erdoğan, daha sonra vatandaşların sorularını da cevapladı. Erdoğan, "ABD'deki mortgage krizinin Türk ekonomisine etkisi olup olmayacağı ile ilgili bir soru üzerine, Türkiye'de henüz bu krizin tesiri olmuş diyemem. Ancak beklentiler noktasında bir bulanıklık var. Olumsuz istikamette etkilenmiş vaziyette" dedi.

2008'i yatırım yılı olarak gören küresel sermayenin şüpheci bir yaklaşım içinde olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, "Görüşmelerimizde hep acaba mı diyerek lafa başlıyorlar. Tabii biz de kendilerine iknaya çalışıyoruz" şeklinde konuştu.

"Ekonomik parametrelerde bir sıkıntı yok. Ayaklarımızı yere sağlam bastığımız için bu noktadayız" diyen Erdoğan, geçmişte bankaların kredi risklerinin yüzde 35'lere vardığını, bugünse bu rakamın yüzde 2.5 olduğunu söyledi. Erdoğan, borçlarını rahatlıkla ödeyen Türkiye'nin, karşı tarafa da güven verdiğini belirterek, dikkatli ve emin adımlarla gittiklerini dile getirdi.

Genç yaştaki bir bayan, Katar Üniversitesi'nin denklik sorununun sebebini sordu. Erdoğan da, "Adresinizi alalım. Cevabınızı döndükten sonra verelim" diyerek cevapladı. Ankara doğumlu bir gencin, "Burada Galatasaray ve Fenerbahçe'yi görmek istiyoruz" önerisine tebessüm eden Erdoğan, "Hangisini istiyorsun önce" diye sordu, "İkisi burada mı yapsınlar maçı" diye sözlerine devam etti.

BAŞBAKAN'A AĞLASAYDI ÇÖZÜLÜRDÜ

Başbakan Erdoğan, Katar'da yaşayan Türk vatandaşlarının Büyükelçilikteki görevli sayısının artırılması yönündeki talepleriyle karşılaştı. Bunun üzerine Büyükelçi Mithat Rende kürsüye gelerek Erdoğan'dan bu sorunun çözülmesi için yardım istemesi üzerine, "Ağlamayana biliyorsunuz. Mithat Bey hep Dışişleri Bakanlığı'na ağladı, demek ki Başbakan'a ağlasaydı bu iş çözülürdü" dedi.