Başbakan Erdoğan: "Sandıkta AK Parti'yi mağlup edemeyenler kendilerince başka yöntem seçtiler"

Başbakan Erdoğan: "Sandıkta AK Parti'yi mağlup edemeyenler kendilerince başka yöntem seçtiler"

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım, 28 Mart, 22 Temmuz seçimlerinde dökülenlerin öfkelerini kendilerinden çıkarmak istediklerini belirterek, "Oysa bu öfke onların hayrına değil. Öfkelendikçe, gerilim ürettikçe uzlaşmadan dem vurdular. Baktılar ki sandıkta AK Partiyi mağlup edemiyoruz kendilerince başka yöntem seçtiler" dedi.

Başbakan Erdoğan:

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 3 Kasım, 28 Mart, 22 Temmuz seçimlerinde dökülenlerin öfkelerini kendilerinden çıkarmak istediklerini belirterek, "Oysa bu öfke onların hayrına değil. Öfkelendikçe, gerilim ürettikçe uzlaşmadan dem vurdular. Baktılar ki sandıkta AK Partiyi mağlup edemiyoruz kendilerince başka yöntem seçtiler" dedi.

Erdoğan,"Biz ise hiçbir zaman gerilimin taraftarı olmadık, biz işimize baktık. Millete hizmet yolunda gece gündüz koştuk.Uzlaşmacı biz olduk, muhalefetin modası geçmiş gerilim oyunlarına alet olmadık, demokrasi, hukuk çizgisinden hiç sapmadık. "diye konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara İl Kadın Kolları'nın Selim Sırrı Tarcan Spor Salonu'nda gerçekleştirilen 2. Olağan Kongresine katıldı. "Türkiye'de siyaseti felç edenler, idareyi felç edenler bu ülkeyi bir felakete götüreceklerdi. 2002 yılından önce Türkiye'yi uçurumun kenarına getirmişlerdi"diyen Erdoğan, Türkiye'yi cumhuriyetin kuruluş ideallerine yaklaştırmanın AK Parti iktidarına nasip olduğunu ifade etti.

Türkiye'de geçmişte siyasetin bir avuç elitin, seçkincinin elinde olduğunu belirten Erdoğan, "Halk siyasete yön veremez dediler, halka rağmen siyaseti kendileri için esas alanlar, fildişi kulelerden bu milleti hor görenler en temel hakları milletten esirgediler. Kalkınmayı halktan esirgediler. Varoşlardan gelenler, köyden kente göç edenler, kiracılar bu ülkeyi yönetemez dediler. Bütün bu sıfatlara milyonlarca vatandaşım maruz kaldı. Siz bunları gayet iyi biliyorsunuz" diye konuştu.

Cumhuriyeti cumhurdan, halktan esirgeyenlerin Türk milletinin gözünün içine baka baka 'Bu millet siyasetin öznesi, aktörü olamaz' dediklerini vurgulayan Erdoğan, "Bize özgü siyasi tanım, bizim imtiyazlarımızı garanti altına alan demokrasi tanımı istediler ama halk öyle demedi. Halk 'Ben yoksulum ama kimseye çiğnetmek istemediğim bir onurum var' dedi. Halk 'Bu ülke benim, bu devlet, cumhuriyet, demokrasi, laiklik, hukuk devleti benim' dedi. Halk 'Cumhuriyetimizin bütün değerlerini benimsedi. Demokrasiyi, laikliği, sosyal bir hukuk devletini birbirinden ayırmadı aksine bir bütün olarak benimsedi. Siyasetin görevi bu değerleri hakkıyla hayata geçirmektir dedi, bu millet. Bu ülke, bu millet bölünmez bir bütündür. Yükseltmemiz gereken Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye Cumhuriyeti'ne aidiyetle bu milletin üyesi olmak bizim için onurdur. Hiçbir siyasi farklılık bu milletin yüreğine fitne tohumu ekemez, Hiçbir provakasyon 70 milyon insanımızın kardeşlik iklimini zedeleyemez" ifadelerini kullandı.

"BİZ BURADAYIZ; BU ÜLKENİN KİRACILARI DEĞİL EV SAHİPLERİYİZ"

"Biz buradayız; bu ülkenin kiracıları değil ev sahipleriyiz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:"Siyasi misyonumuz 70 milyonun kendisini ev sahibi hissetmesidir. Herkesin hukukuna sonuna kadar sahip çıkmaktır. Kimsenin kalbi kırılmasın, onuru çiğnenmesin diye siyaset yapıyoruz. Hukukun, demokrasinin, sosyal devletin çıtasını yükseltmek için siyaset yapıyoruz. Hiçbir zümrenin, hiçbir ideolojinin, hiçbir gizli gündem sahibinin güdümünde olmadık olmayacağız. Zihinlerimiz, yüreklerimiz açık, olup biteni görüyoruz. Başkalarının enerjisi kalmamış olabilir, mecali bitmiş olabilir, başkaları sermayeyi tüketmiş olabilirler. Ama biz bu millete hizmet aşkıyla doluyuz. Bu sevda önüne taş konabilir sevda değildir, bu millete duyduğumuz aşk azaltılabilir, önüne engel konulabilir bir aşk değildir "

"GERİLİMİN TARAFI OLMADIK"

Erdoğan, imtiyaz düzenlerinin bozulmasından rahatsız olanların, menfaat düzenlerinin bozulmasından rahatsız olan siyasetçiler olabileceğine işaret ederek, "Halkın dertleriyle dertlenmek yerine kısır çekişmelerle uğraşan siyasetçiler olabilir. AK Parti'nin niçin bu kadar sahiplenildiğini anlayacaklardır. İmtiyazlarını korumak isteyen siyasetçiler Türkiye'ye kayıp yılları yaşatmayacaklardı. Bu hesabı yapsalardı Türkiye'nin bir gecede 50 milyon dolarları buharlaşmayacaktı. İsimlerinin silindiğini gördüler. Musibetlerden ders çıkaracaklarına, kendilerini yenileyeceklerine millete ve bize öfkelendiler. 3 Kasım, 28 Mart, 22 Temmuz'da dökülenler öfkelerini bizden çıkarmak istediler. Oysa bu öfke onların hayrına değil. Öfkelendikçe, gerilim ürettikçe uzlaşmadan dem vurdular. Baktılar ki sandıkta AK Partiyi mağlup edemiyoruz kendilerince başka yöntem seçtiler. Biz ise hiçbir zaman gerilimin taraftarı olmadık, biz işimize baktık. Millete hizmet yolunda gece gündüz koştuk. Uzlaşmacı biz olduk, muhalefetin modası geçmiş gerilim oyunlarına alet olmadık, demokrasi, hukuk çizgisinden hiç sapmadık. Serinkanlı hareket ettik. Biliyoruz ki devletin çıkarları ile milletin çıkarları birbirinden bağımsız değildir. AK Parti, milletin çıkarlarıyla devletin çıkarlarını birleştiren siyaset tarzı izlemiştir. Devletin menfaatine zerre kadar zaaf getirmediğimiz gibi milletin itibarını yeniden kazandırdık. Bu milletin mahşeri vicdanı asla yanlışta ittifak etmez. Bundan sonra aynı anlayışla hareket ederlerse benim halkım onlara çok daha farklı, çok daha güçlü bir ders vereceklerdir" diye konuştu.

"MENDERES GİBİ (YETER SÖZ MİLLETİN) DEDİK"

Erdoğan, AK Parti'nin kuruluş yıldönümünü hatırlatarak 14 Ağustos'ta rahmetli Menderes gibi "yeter söz milletin "dediklerini belirterek, "Aynı ifadeyi 22 Temmuz'da da kullandık. Fakat bütün bunları anlamadılar. 22 Temmuz'dan önce millet çeyrek altın karşılığında oylarını AK Partiye verecek diyenler günlerce halkın önüne çıkamadılar. Bugün de var, niye bunlar yetişemedikleri üzüme koruk der. Hangi gün kimin adına konuştuklarının kayıtları var. Biz üzerimize düşeni yapıyoruz. Milletten aldığımız emaneti taşıyoruz. Şerefle bu emaneti taşımaya devam edeceğiz" dedi.

Konuşmasında CHP'ye yüklenen Erdoğan, "CHP zihniyetinin olduğu yerde bereket yoktur. Bunu böyle bilin" şeklinde konuştu.

'Türkiye güllük gülistanlık' demediklerini ifade eden Erdoğan,"Yıllar yılı bu ülkede yolsuzluklar, yoksulluklar oldu. Bunu da 5 yılda çözmek mümkün değil, şimdi bunu halletmeye çalışıyoruz" dedi.

Türkiye'de 9 ilde üniversite bulunmadığını belirten Erdoğan, bu illere üniversite kurulmasıyla ilgili gerekli imzaları attıklarını söyledi. Erdoğan, "Üniversitesiz il kalmayacak. Zaman zaman diyorlar ki üniversite kararı almak mesele değil bu üniversiteleri çalıştırmak mesele. Kardeşim YÖK'ün görevi ne? Biz binaları da yaparız. Öğretim üyesini kim üretecek, YÖK üretecek. Amerikasında, batısında bu sıkıntı yoksa bu ülkede de bu sıkıntı olmayacak. Biz ne diyoruz aynı Kanuni gibi olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi…"dedi.

Erdoğan, konuşmasının sonunda ise kadın kolları üyelerinden yerel seçimlere hazırlanmalarını ve aday olmalarını istedi.