Başbakan Erdoğan, Muhalefetin Seçim Vaatlerini Hedef Aldı

Başbakan Erdoğan, Muhalefetin Seçim Vaatlerini Hedef Aldı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Muhalefet Partilerinin Seçim Vaatlerini Eleştirerek, "Hepsi Mazotu Ucuzlatma Gayreti İçerisine Giriyor. Zannediyorlar Ki Bu Halk, Bu İşlere Aldanıyor. Birisi Mazotta Ötv'yi Kaldırıyor, Birisi Vergileri Kaldırıyor. Halbuki 22 Temmuz'da Bu Vatandaş Bunları Soracak. Türkiye'nin Petrol Kıyıları mı Var, Mazotu Ucuzlatıyosun? Türkiye Enerjiye Yılda 28 Milyar Dolar Ödüyo...

Başbakan Erdoğan, Muhalefetin Seçim Vaatlerini Hedef Aldı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, muhalefet partilerinin seçim vaatlerini eleştirerek, "Hepsi mazotu ucuzlatma gayreti içerisine giriyor. Zannediyorlar ki bu halk, bu işlere aldanıyor. Birisi mazotta ÖTV'yi kaldırıyor, birisi vergileri kaldırıyor. Halbuki 22 Temmuz'da bu vatandaş bunları soracak. Türkiye'nin petrol kıyıları mı var, mazotu ucuzlatıyosun? Türkiye enerjiye yılda 28 milyar dolar ödüyor. Sen bunu nereden bulup halledeceksin ki ÖTV'yi, KDV'yi kaldıracaksınız?" dedi. Erdoğan, 22

Temmuz sonrası senaryoları arasında yer alan CHP-MHP koalisyonu için de ilginç değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, birilerinin CHP-MHP koalisyonu kurmak istediğini belirterek, "CHP değirmen, MHP değirmenci. MHP, CHP değirmenine su taşıyacak, birlikte koalisyon kuracaklar" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, AK Parti Ankara İl Başkanlığı tarafından Altınpark Anfa Salonu'nda düzenlenen seçim toplantısına katıldı. AK Parti Ankara milletvekili adaylarının da katıldığı toplantıda bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, muhalefete yüklendi. 22 Temmuz'da genel seçimlerin yapılacağını, 3 Kasım'dan bu yana milletten aldıkları yetkiyi kullandıklarını belirten Başbakan Erdoğan, bu yetkiyi 5 yıldır onurla taşıdıklarını, millete layık olabilmek için aynı aşkla çalıştıklarını söyledi. Türkiye'nin kronik

sorunlarını bir bir çözerken, halkın yaşamını kolaylaştıran düzenlemelere de imza attıklarını ifade eden Erdoğan, 22 Temmuz'da meşruiyetin tek kaynağı olarak gördükleri millete gidildiğini söyledi. "Milletimiz asıl kararını vermiş durumda, 22 Temmuz'da sadece fiili olarak yasal işlemi sandığa oyunu atarak yerine getirmiş olacak" diyen Erdoğan, AK Parti'nin 22 Temmuz'da milletten aldığı vekaleti tazeleyeceğini savundu. AK Parti'nin başkalarının dayandığı gündemlere tenezzül etmediğinin altını çizen Erdoğan,

muhalefet partilerinin ilginç seçim vaatlerini eleştirdi. Meydanlarda çok enterasan şeylerin olduğuna dikkat çeken Erdoğan, "Hepsi mazotu ucuzlatma gayreti içerisine giriyorlar. Zannediyorlar ki bu halk, bu işlere aldanıyor. Birisi bakıyorsunuz mazotta ÖTV'yi kaldırıyor, birisi vergileri kaldırıyor. Halbuki 22 Temmuz'da bu vatandaş bunları soracak. Türkiye'nin petrol kıyıları mı var, mazotu ucuzlatıyosun? Türkiye enerjiye yılda 28 milyar dolar ödüyor. Sen bunu nereden bulup halledeceksin ki ÖTV'yi, KDV'yi

kaldıracaksınız? Neye göre?" diye sordu. Muhalefetin üniversite sınavını kaldırma vaadini de eleştiren Başbakan Erdoğan, "ÖSS'yi kaldıracağım diyorsun da bu öğrencileri nerede okutacaksın? YÖK 'Benim profesörüm, doçentim yok. Şuyum yok, buyum yok' diyor. 'Türkiye'yi 81 vilayetinde üniversiteler olan bir ülke haline getirelim' diyoruz. YÖK de 'Boşuna açıyorsunuz. Öğretim üyesi yok' diyor. Aslında bu YÖK'ün kendisini tanımlamasında milleti ve bizleri üzen bir yaklaşım tarzı. Neden? Senin görevin bu ülkede

öğretim üyesi yetiştirmek. Öğretim üyesi yetiştirmek senin görevin, hükümetin görevi değil. Onlara imkanı sağlamak hükümetin görevi. Yeter ki siz yetiştirin. Ama siz niyet okuyuculuğu yapıyorsunuz. Bize gelip 'Ben öğretim üyeliği yapmak istiyorum ama olamıyorum. Niyet okuyucuları var' diyorlar" diye konuştu.

"MİLLET KARARINI VERDİ, SADECE SANDIKTA YASAL İŞLEMİ YAPACAK"

Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı seçim sürecinde parlamentoda bulunan ve bulunmayan partilerin siyasetten ne anladıklarının, nereye kadar demokrat olduklarının ve siyaseti nasıl bir oyun olarak gördüklerinin açığa çıktığını kaydetti. Milletin kararını artık verdiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Milletimiz olup biteni dikkatle izlemiştir. Milletimiz şu ana kadar değerlendirmesini yapmıştır ve kesinlikle kararını vermiştir. Artık meclisten kaçanlar şunu bilmeli ki milletten kaçamayacaklar. İçeri milletvekili girmesin diye kapıları tuttular, bazıları partilerin de kilitlediler. Olur ki gider, iradesini AK Parti'nin iradesi istikametinde ortaya koyar diye. Bunları gördük. Ama 22 Temmuz'da bunu yapamayacaklar, isterse sandığa gelmesinler. Sandığın da anlamı değişti. Artık konulu sandık gündemleri

var. Genel seçim için sandığa 'evet' diyorlar. Cumhurbaşkanlığı seçimi için sandığa 'hayır' diyorlar. Ne olacak? Er veya geç onda da sandığa gideceksiniz. Artık o dönem değişti. Samimiyet testini kaybedenler var. Rahmetli Özal, Demirel ve Sezer hangi anayasa, hangi yasalara göre seçildiyse sayın Gül'ü de aynı sistemle seçecektik. Peki niye kardeşim bunu şimdi değiştirme gayreti içine giriyorsun? Şaşırdık, yanlış mı yaptık, anlamıyor muyuz? Dert ne? Türkiye'de 2 kere 2 dört etmiyormuş. Bazen 5, bazen de 3

ediyormuş. Ama er veya geç 4 ettiğini CHP de diğerleri de görecek."

AK Parti'nin gerilim siyaseti üretmediğini, gerilimi bitirmek için uğraştığını ifade eden Erdoğan, 5 yıldır hiçbir gerilimin tarafı olmadıklarını söyledi. AK Parti'nin 5 yıldır tek derdinin millete hizmet olduğunu anlatan Erdoğan, bazılarının 'Güneydoğu'ya, Doğu'ya ne yapıldı ki?' diye sorduğunu hatırlattı. "Bunu söyledikleri zaman içim yaralanıyor. Dürüst ol, yalan üzerine siyaset yapılmaz" diyen Erdoğan, muhalefeti gerçekleri görmeye davet etti.

"CHP VE PEŞİNE TAKILANLAR MEŞRUİYET KRİZİ İÇİNDE"

Başbakan Erdoğan, CHP ve onun peşine takılanların meşruiyet krizi içerisine girdiğini savunarak, muhalefete şöyle yüklendi:

"Ama kendileri ettiler, kendileri buldular. Oradan çoBirisi bakıyorsunuz mazotta ıkmaları da mümkün değil. Dizlerini dövmeye, 'eyvah ne yaptık' demeye başladılar. Ama 22 Temmuz, kısa zaman. Telafi edemeyecekler. Yanlışlarını fark ettiler çünkü. Bir atasözü var. Ramazan'da yalan söyleyenin bayramda yüzü kara çıkarmış. Rüzgar eken fırtına biçer, şimdi bunlar fırtına biçmeye başladı. Halka güvenmeyenler, manipülasyondan medet umanlar 22 Temmuz'da boylarının ölçüsünü alacaklar, milletten cevaplarını

alacaklar. Ama biz dosdoğru istikamet üzerine yürüyoruz. Milletimiz istikamet üzerine yürüyenlerin hep yanında oldu. Bugüne kadar tercihimiz hep milletten yana oldu, bundan sonra da böyle olacak."

OYAKBANK'IN SATIŞI

Başbakan Erdoğan, konuşmasında Oyakbank'ın 2.7 milyar dolara Hollandalı ING Grubu'na satılma kararını da değerlendirdi. Tartışmalara yol açan kararla ilgili ilk kez değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, isim vermeden Oyakbank Genel Müdürü Coşkun Ulusoy'a sert çıktı. Oyakbank'ın satışının hükümetin ekonomik şartlarını nereden nereye getirdiğinin bir göstergesi olduğunu kaydeden Erdoğan, şunları söyledi:

"Oyakbank satıldı. Realist bir değerlendirme yaparsanız bu Türkiye'nin nereden nereye geldiğini gösterir. Beyefendi, 'Bankayı aldığımızda 37 milyona satamıyordum, şimdi bu paraya sattık' diye övünüyor. Sen kendine bir şey çıkarma. Bu ülkedeki iktidarın ekonomik şartları nereye getirdiğine bak. Bu, onun bereketi. Erdemir satılırken o zaman da diyordu ki, 'Biz Erdemir'i yabancılara kaptırmayacağız. Bu millidir. Yine biz alacağız. Milli olması lazım'. Böyle bir kampanya da başlattılar. Peki şimdi niye böyle

davrandılar? Demek ki doğru davranan biziz. Paranın dini, milleti, ırkı olmaz. Bankalar da hep yabancılara gidiyor. Bunlar bu işi bilmiyor, bilemeyecekler. Milliyetçilik bu kafayla olmaz. Milliyetçilik milleti sevmekle olur, vatanı sevmekle olur, onu dünya standartlarındaki yerini yükseltmekle olur. Bunu başarmadıkça istediğin kadar milliyetçi ol, öyle diyenleri gördük. Bizden önce ne milliyetçiler vardı iktidarlarda. O milliyetçiler 22 bankayı fonladılar, hortumladılar. Akşam yattık, sabah kalktık paranın

yanında bir sıfır gördük. Bize zam kelimesini ezberlettiler. Para basma zihniyeti de bizim dönemimizde bitti. Bunların adı karşılıksız para basan modern hırsızdır."

"DEMOKRASİ İLE EKONOMİYİ ATBAŞI GÖTÜRECEĞİZ"

Erdoğan, hükümetin demokrasi ile ekonomiyi atbaşı götürdüğünü, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceklerini vurguladı. Milletsiz milliyetçilik, halksız halkçılık, sosyal politikasız sosyal demokratlık olmayacağını dile getiren Erdoğan, artık bu dönemlerin geride kaldığını söyledi. Konuşmasında seçim sonrası MHP-CHP koalisyonu senaryolarını da değerlendiren Başbakan Erdoğan, "Şimdi CHP-MHP koalisyonu kurmak istiyorlar. CHP değirmen, MHP değirmenci. MHP, CHP değirmenine su taşıyacak, birlikte koalisyon

kuracaklar. Şimdi birileri çıkıp 'Türkiye koalisyonlara alışsın' diyor. Sen daha düne kadar böyle konuşmuyordun. 'Sermayemizi bire on katladık' diyordun. Şimdi ne oldu da böyle bir arayış içine girdin? Koalisyonlar döneminde Türkiye hiç ilerledi mi, hep geriledi. Şimdi yine böyle bir riski niye alalım ki. Tek parti iktiranının getirdiği ivme var" dedi.

Erdoğan, konuşmasının sonunda partililerden seçim çalışmalarında alanoBirisi bakıyorsunuz mazotta değil, adam adama markaj yöntemini uygulamalarını istedi. 22 Temmuz sonrası hedefin yine iki partili parlamento olduğunu belirten Erdoğan, bunu başaracaklarını, bunun için ellerinden geleni yapacaklarını da sözlerine ekledi.

(DA-OK-OK-Y)