Başbakan Erdoğan, Marmara Grubu Vakfı Toplantısına Katıldı (1)

Başbakan Erdoğan, Marmara Grubu Vakfı Toplantısına Katıldı (1)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Türkiye'nin Özellikle Dargın Olduğu, Görüşmediği, Kavgalı Olduğu, Ermenistan Hariç Bir Komşu Ülkesi Kalmamıştır" Dedi.

Başbakan Erdoğan, Marmara Grubu Vakfı Toplantısına Katıldı (1)

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ' 'Türkiye'nin özellikle dargın olduğu, görüşmediği, kavgalı olduğu, Ermenistan hariç bir komşu ülkesi kalmamıştır" dedi.

Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfının, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlediği özel oturumda konuşan Erdoğan, Dünyada eski kararların hükmünü yitirdiğini, parametrelerin değiştiğini, sorunların çeşitlenerek ağırlaştığını dile getirdi. Erdoğan, geçen 10 yıla damgasını vuran küreselleşmenin bile dünyanın içinden geçtiği değişim sürecini izahta yetersiz kaldığını söyledi. Erdoğan, dünyanın birileri için küresel bir köye dönüştüğünü, birileri için ise 50-100 yıl önceki şartların aynı şekilde devam ettiğini belirtti.

Dünyanın bu kadar küçüldüğü, toplumların birbirini doğrudan etkilediği bir zamanda hiçbir toplum ve devletin ötekine sırtını dönme lüksü olamayacağını anlatan Erdoğan, hiçbir devletin sınırlarına aşılmaz duvarlar örerek dünyadaki gelişmelere kayıtsız kalma imkanına sahip olmadığını anlattı. Bunu deneyen devletlerin ayakta kalamadığının görüldüğünü ifade eden Erdoğan, ''Burada önemli soru şu; dünyanın gidişine seyirci mi kalınmalı, yoksa bu gidişi etkileyecek adımlar mı atılmalı? Gelişmeler uzaktan mı izlenmeli, yoksa sahaya mı inilmeli? Edilgen mi, yoksa etken mi olmalı? En önemlisi, ülkenin çıkarları, ali menfaatleri hangi hamleleri gerekli kılıyor, nasıl bir tutum takınmayı gerektiriyor? Türkiye olarak yıllardır jeostratejik önemimize çok vurgu yapmışız, ama bu stratejik önemin barındırdığı imkanları harekete geçirmeyi, dışa dönük aktif bir politika izleyerek ülkemizin gücünü dünyaya hissettirmeyi hep ihmal etmişiz'' diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'yi aktif bir politika izlemekten uzak tutan etkenlerin harici şartlardan çok dahili şartlardan kaynaklandığını savunarak, ''Türkiye, gerek bölgesinde, gerekse dünya üzerinde aktif ve belirleyici rol oynama mekanizmalarına sahipken içine kapanmayı, dengeler adına, sahip olduğumuz imkanların üstünü örtmeyi seçmiştir. Çoğu durumda da dengelerin dışında kalarak, çıkarlarını koruyabilecek etkinliği gösterememiş, varlığını hissettirememiştir. Bu içe kapanmacı zihniyetin büyük bir özgüven eksikliği olduğu açık ve nettir. Nitekim bugün bile birçok tartışma konusu üzerinden bu eski yaklaşım gün yüzüne çıkmaktadır. Bugün itibariyle net olarak söylüyorum; Türkiye, iç ve dış sorunlarını çözmede artık o psikolojik etkiyi aşmıştır'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin her alanda çıtayı yükselttiğini, demokratik istikrar ve ekonomik kalkınmasıyla paralel bir büyüme içinde bulunduğunu da vurguladı. Türkiye'nin imkanları ve kaynaklarıyla büyük bir devlet ve millet olduğunu hem hissettiğini, hem karşısındakine hissettirdiğini dile getiren Erdoğan, gelinen noktadan geriye gidiş olmayacağını söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin 2003-2007 döneminde 11 Eylül saldırılarının sonrasında dünyada ortaya çıkan eğilimin aksine özgürlük ve demokrasiyi genişleten bir ülke olduğunu, aynı zamanda dünya devletleri arasında kalkınma hızını en çok artıran ülkelerden biri haline geldiğini bildirdi.

Türkiye'nin dünyanın barış ve istikrarı için karmaşık bir coğrafyada istikrar ve güvenlik üreten bir ülke olduğunu, Atatürk'ün ''Yurtta sulh cihanda sulh'' ilkesinin neticesi olarak bölgesel ve küresel barışa katkıda bulunmak için elinden gelen katkıyı yapmaya devam ettiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin AB ile üyelik ilişkilerinin kendi dönemlerinde müzakerelerin başlamasıyla en üst noktaya ulaştığını anlattı.

ABD ile ilişkilerde bazı inişler ve çıkışlar yaşansa da son tahlilde Türkiye'nin dost ve müttefikleriyle ilişkilerinin kendi iktidarları döneminde ''gerçekçi ve sağlam bir temele kavuştuğunu'' vurgulayan Erdoğan, ''Türkiye, komşularıyla da barış, istikrar ve işbirliğine yönelik çalışmalarını dirayetle sürdürüyor. Şu anda Türkiye'nin özellikle dargın olduğu, görüşmediği, kavgalı olduğu, Ermenistan hariç bir komşu ülkesi kalmamıştır. Hepsiyle münasebetlerimiz gayet ileri derecede sürmektedir'' şeklinde konuştu.

Kendi dönemlerinde Türkiye'nin tüm komşularıyla sorunlarının en asgari düzeye çekilmesi yönünde önemli başarılar sağlandığını, ön alıcı yaklaşımlarla ülkenin çevresindeki buhranlardan asgari düzeyde etkilenmesinin sağlandığını anlatan Erdoğan, ''İzlenen cesaretli ve kendine güvenen politikaların önemli tesirleri olmuştur. Komşularımızla düzelen ilişkiler, ekonomide de hissedilmiş, komşularımızın toplam ticaret içindeki payı bu dönem içinde yüzde 3 gibi son derece düşük bir düzeyden yüzde 33'e yükselmiştir. Türkiye, izlediği barışçı politikalarla birçok ihtilafta güven duyulan ülke olarak süreçlere katkı sağlamaktadır" dedi.

(MH-AS-OK-Y)