Başbakan Erdoğan Malezya Tartışmalarına Sert Çıktı

Başbakan Erdoğan Malezya Tartışmalarına Sert Çıktı

Başbakan Erdoğan, Sivil Anayasa Çalışmaları Kapsamında Gündeme Gelen 'Türkiye, Malezya Olur mu? ' Tartışmalarına 'AK Parti Bir Muamma Değildir' Diyerek Sert Çıktı.

Başbakan Erdoğan Malezya Tartışmalarına Sert Çıktı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sivil anayasa çalışmaları kapsamında gündeme gelen 'Türkiye, Malezya olur mu?' tartışmalarına "AK Parti bir muamma değildir. Ne yaptığı, nasıl yaptığı, niçin yaptığı, kimin için yaptığı, kimi temsil ettiği bellidir. O da Türk milletidir, Türk vatanıdır" sözleriyle cevap verdi. Başörtüsü tartışmalarına da değinen Başbakan Erdoğan, "Bazıları Türkiye'nin daha demokratik, daha özgür, daha müreffeh, insan hak ve hürriyetlerine daha bağlı bir ülke olmasından da

rahatsızlık duyuyor. Türkiye'nin eski alışkanlıklarını terk etmesinden rahatsız olan bu zümreler, toplumu yeniden eski tartışmaların içine sürüklemek istiyorlar. Türkiye'nin yeni gerilimlere, yeni çatışma alanlarına ihtiyacı yoktur. Toplumun içinde bu tür tartışma konuları da yok ama birileri nedense rahatsız. Çünkü arı kovanına çomak sokuldu da onun için. Halkımız bu tür sanal gündemlerin çok uzağındadır" dedi. 21 Ekim'de yapılacak referandumla ilgili ''Bayramınız hayırlı olsun, oyunuz da evet olsun'

sloganını kullanan Erdoğan, yapılan tartışmalarla ilgili olarak da, "Bundan sonraki cumhurbaşkanlarını halkımız seçsin istiyoruz. Kararı halkımız versin istiyoruz. Şimdi artık cumhurbaşkanı boşluğu yok, cumhurbaşkanımız var" değerlendirmesini yaptı.

Başbakan Erdoğan, partisinin Ankara İl Başkanlığı ve Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Altınpark Anfa Salonu'nda verilen iftar yemeğine katıldı. Yemeğe Başbakan Erdoğan'ın yanı sıra Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli ve milletvekilleri katıldı. İftar yemeğinde davetlilere ezogelin çorbası, tas kebabı

ve kazandibi ikram edildi.

"YIL SONUNDA KİŞİ BAŞINA MİLLİ GELİR 7 BİN DOLAR OLACAK"

Yemeğin ardından kalabalık bir partili grubuna hitap eden Başbakan Erdoğan, 3 Kasım 2002 tarihinden bu yana Türkiye'nin büyük bir değişim ve gelişim süreci yaşadığına işaret etti. 22 Temmuz seçimleri sonrasında da Türkiye'nin aynı kararlılıkla, aynı hızla demokratik ve ekonomik gelişimine devam ettiğini kaydeden Erdoğan, kendilerinin de büyük bir heyecanla 'durmak yok, yola devam' dediğini söyledi. Türkiye'nin büyümeye, kalkınmaya, her alanda yaşam standartını yükseltmeye devam ettiğini belirten Erdoğan,

geçen zaman zarfında elde edilen tarihi kazanımların kalıcı hale getirilmesi için önemli bir atılım dönemine girildiğini dile getirdi. Türkiye'nin içine düştüğü ağır kriz şartlarından herkesin geleceğe umutla baktığı aydınlık günlere ulaşılmasının tesadüf eseri olmadığını anlatan Erdoğan, bu mücadele sırasında en önemli itici gücün millet olduğunu vurguladı. "Bize en büyük desteği bizzat milletimiz vermiştir" diyen Erdoğan, milletten aldıkları güç ve destekle kısa zamanda büyük mesafeler aldıklarını ifade

etti. Erdoğan, bu yıl sonu itibariyle kişi başına milli gelirin bin 500 dolar ile 7 bin dolar arasında gerçekleşmesini beklediklerini açıkladı. Türkiye'nin herşeyin yanlış gittiği, herşeyin krize sürüklendiği, herşeyin çökmeye başladığı bir dönemden sonra AK Parti iktidarıyla birlikte yeniden büyük bir sıçrama ve yükseliş dönemine girdiğini belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Dün ile bugün arasındaki fark ak ile kara arasındaki fark kadar büyüktür. İnşallah yarın bugünden daha güzel olacaktır. Bugüne kadar milletin önüne bir tek eser koyamayanlar, milletin önüne tek bir hizmet getiremeyenler ve bu süreci olumlu bir şekilde sürdüremeyenler Türkiye'nin bugün yaşamış olduğu bu dönüşümü, gelişimi anlayamazlar ve anlayamıyorlar. Anlasalar da bu değişimi AK Parti iktidarı başardığı için içlerine sindiremiyorlar. Siyaset, hizmet makamıdır. Kim bu aziz millete hizmet ediyorsa,

sorunlarına çözüm buluyorsa ona yardımcı olmak ve katkıda bulunmak gerekir. Siyaset beyaza siyah, siyaha beyaz demek, her hayırlı işe takoz koymak değildir. Doğruya güç vermek, hayırlı işlere de destek olmaktır. Bizim siyasetimizin farkı insana hizmeti esas alması, kısır çekişmeler yerine hizmet üretmeyi amaçlamaktadır."

Başbakan Erdoğan, 22 Temmuz'da milletin 4.5 yıllık AK Parti hükümetine ve icraatlarına güvenoyu ve 'yola devam' talimatı verdiğini kaydetti. AK Parti hükümetlerinin Türkiye'nin gecikmiş değişim atılımını cesaret ve kararlılıkla hayata geçirdiğini ifade eden Erdoğan, milletten aldıkları emaneti hakkıyla taşıyacaklarını söyledi.

"AK PARTİ BİR MUAMMA DEĞİLDİR"

Başbakan Erdoğan, konuşmasında 'Türkiye, Malezya olur mu?' tartışmalarına da üstü kapalı olarak cevap verdi. Erdoğan, "AK Parti bir muamma değildir. Ne yaptığı, nasıl yaptığı, niçin yaptığı, kimin için yaptığı, kimi temsil ettiği bellidir. O da Türk milletidir, Türk vatanıdır" diye konuştu. Sivil anayasa tartışmalarına da değinen Erdoğan, 2002 Kasımı'ndan bu yana hükümetin verdiği sözleri bir bir yerine getirdiğine işaret ederek, bundan sonra da getirmeye devam edeceğini söyledi. "Bizim özümüz bir,

sözümüz birdir" vurgusu yapan Başbakan Erdoğan, milleti yaptıklarıyla hayal kırıklığına uğratanlar gibi kendilerinin hayal kırıklığına uğratmadıklarını, yarın yapacaklarıyla da uğratmayacaklarını bildirdi. Samimi ve millete sevdalı olduklarının altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ümitleri boşa çıkarmayacağız. Geçmişteki siyasi anlayışların bugüne kadar yaptığı gibi meydanlarda başka iktidarda başka olmak, milletin huzurunda başka kapalı kapılar ardından başka konuşmak bizim anlayışımıza uymaz. Bu böyle bilinsin. Meydanlarda milletimize neyin sözünü verdiysek, hangi gerekçelerle onlardan oy istediysek bu oyların hakkını vermek zorundayız. Veriyoruz, vereceğiz. Seçim beyannameleri, milletle partiler arasındaki sözleşmedir. Bu sözleşmemize sadık kalacağız. Bunun gereğini yapmak

boynumuzun borcudur. Biz bugüne kadar bu şuurla, bu anlayışla hareket ettik. Bundan sonra da bu şuurla, bu hareketle devam edeceğiz. AK Parti olarak milletimize hangi hedefi gösterdiysek, bugün daha ilerisine ulaşmış durumdayız. Bu yüzden milletimizin huzuruna alnı ak, başı dik çıkıyoruz."

BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMALARINA CEVAP VERDİ

Erdoğan, 2013 yılında kişi başına milli geliri 10 bin dolara çıkarmayı hedeflediklerini hatırlatarak, "Bu yıl sonu itibariyle 7 bin rakamına ulaşan Türkiye, 2013 yılında 10 bin doları yakalayamaz mı? Yakalayacağız. Bunu hep beraber göreceğiz. Onun için gücümüzü önce haktan sonra halktan alarak inşallah bu icraatlar gerçekleşecek. Yaşam standartı yükselmiş bir ülke onurunu yaşayacağız" dedi. Türkiye'yi insanların yaşamaktan gurur duyacakları, daha özgür, daha demokratik bir ülke haline getireceklerini

belirten Erdoğan, başörtüsü tartışmalarına cevap verdi. Erdoğan şunları söyledi:

"Bazıları Türkiye'nin daha demokratik, daha özgür, daha müreffeh, insan hak ve hürriyetlerine daha bağlı bir ülke olmasından da rahatsızlık duyuyor. Türkiye'nin eski alışkanlıklarını terk etmesinden rahatsız olan bu zümreler, toplumu yeniden eski tartışmaların içine sürüklemek istiyorlar. Türkiye'nin yeni gerilimlere, yeni çatışma alanlarına ihtiyacı yoktur. Aslına bakarsanız toplumun içinde, hayatın içinde bu tür tartışma konuları da yoktur. Var mı? Halkın arasındasınız. Böyle bir sıkıntı var mı? Yok

ama birileri nedense rahatsız. Çünkü, maalesef arı kovanına çomak sokuldu da onun için. Halkımız bu tür sanal gündemlerin çok uzağındadır."

"AK PARTİ YARDIMLARI CEBİNDEN DAĞITMIYOR"

Başbakan Erdoğan, konuşmasında Ramazan ayında dağıtılan yardımlara yönelik eleştirilere de tepki gösterdi. Halkın yardımlaşma duygularının hazmedilmediğini, 'AK Parti ev ev erzak dağıtıyor' denildiğini anlatan Erdoğan, "Eee.. niye rahatsız oluyorsun. Varsın dağıtsın. AK Parti bunu cebinden dağıtmıyor. AK Parti davasına gönül vermiş hayır sahipleri geliyorlar, dağıtıyorlar, dağıtsın. Çünkü Ramazan dayanışma ve yardımlaşma ayıdır. Diğer partilere gönül vermiş hayırseverler de bunu yapıyorlar. Onlardan da

Allah razı olsun. Bunlardan rahatsız olmayacağız. Çünkü bu millet olmanın şuuruna ermektir. Aksi takdirde biz de Arjantin'in, Meksika'nın düştüğü duruma düşerdik. Bu zor durumlara düşmediysek sebebi budur. Biz farklı bir medeniyetten geliyoruz. Bizim medeniyetimizde bir tas çorbayı birbiriyle paylaşabilen insanlar var. Bu bizim sevgi bağlarımızı arttırıyor. Bu kavgacı zihniyetleri ötelemeyi getiriyor" diye konuştu. Erdoğan, herkese düşen görevin birlik ve beraberliği bozmadan, toplumsal huzuru koruyarak

elbirliğiyle, gönül birliği yaparak çalışmaya ve hizmet etmeye devam etmek olduğunu söyledi.

"MÜHRÜ EVET'E VURUN, İŞİ BİTİRİN"

Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda 21 Ekim'de yapılacak referanduma ilişkin tartışmaları değerlendirdi. 7 maddelik anayasa paketiyle cumhurbaşkanlığı seçimini 16 Mayıs'ta gerçekleştiremeyince 22 Temmuz'da gerçekleştirmek istediklerini ancak bu adımın hayata geçmediğini anlatan Erdoğan, 21 Ekim'de anayasa paketiyle ilgili referandumun yapılacağını hatırlattı. Bunun üzerinde de bazı spekülasyonların yapıldığına dikkat çeken Erdoğan, "Tabi cumhurbaşkanını bundan sonra da bu tür spekülasyon vermemek için

halkın seçmesini istiyorduk, millete gitmeyi istiyorduk. Bundan sonra Türkiye'de cumhurbaşkanını, yani 12.,13., bundan sonraki cumhurbaşkanlarını halkımız seçsin istiyoruz. Kararı halkımız versin istiyoruz. Spekülasyon yapılmasın istiyoruz. Bu iş oyunlara gelmesin istiyoruz. Bu adımı bunun için attık. Şimdi artık cumhurbaşkanı boşluğu yok, cumhurbaşkanımız var" dedi. Referandumda halkın büyük bir çoğunlukla 'evet' oyu kullanmasını umut ettiğini dile getiren Erdoğan, "Şöyle bir başlık atıyorum ben.

'Bayramınız hayırlı olsun, oyunuz da evet olsun' diyorum. İnşallah 21 Ekim'de sandıktan 'evet' oylarını büyük çoğunlukla çıkaralım ve böylece referandum sürecini de bitirmiş olalım" şeklinde konuştu. Erdoğan, tüm bakan, milletvekili ve partililerden özellikle iftar sofraları ve bayram ziyaretlerinde halkı referandum konusunda bilinçlendirmesini de istedi. Erdoğan, "Referandumu 21 Ekim'de hayırlısıyla bitirmek istiyoruz. Elinize verilecek bir pusula, oradan mührü 'evet'e vurup, işi bitireceksiniz. Olay

bu" dedi.

(DA-OK-Y)