Başbakan Erdoğan, George Mason Üniversitesi'nde Konuştu: Parlamentoların Aldığı Kararlar, Ermenistan'ın Asla ve Asla Yararına Değildir
Haberler » Dünya » Başbakan Erdoğan, George Mason Üniversitesi'nde Konuştu: Parlamentoların Aldığı Kararlar, Ermenistan'ın Asla ve Asla Yararına Değildir - Haberler

Başbakan Erdoğan, George Mason Üniversitesi'nde Konuştu: Parlamentoların Aldığı Kararlar, Ermenistan'ın Asla ve Asla Yararına Değildir

Washington'da Düzenlenecek Nükleer Zirveye Katılmak Üzere ABD'de Bulunan Başbakan Erdoğan, George Mason Üniversitesi Bünyesinde, Ali Vural Ak Küresel İslam Araştırmaları Merkezi'nin Açılışına Katıldı. Erdoğan Burada "Küresel Barış Vizyonu Olarak Medeniyetler İttifakı" Başlıklı Bir Konuşma Yaptı.

Başbakan Erdoğan, George Mason Üniversitesi'nde Konuştu: Parlamentoların Aldığı Kararlar, Ermenistan'ın Asla ve Asla Yararına Değildir

Washington'da düzenlenecek nükleer zirveye katılmak üzere ABD'de bulunan Başbakan Erdoğan, George Mason Üniversitesi bünyesinde, Ali Vural Ak Küresel İslam Araştırmaları Merkezi'nin açılışına katıldı. Erdoğan burada "Küresel Barış Vizyonu Olarak Medeniyetler İttifakı" başlıklı bir konuşma yaptı. Erdoğan, çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu dinleyicilere hitaben "İslami terör olmaz. İslam ile terör kelimeleri yan yana gelemeyecek kadar birbirine zıttır, birbirine karşıttır." dedi.


Konuşmasına Mevlana'nın bir hikayesiyle başlayan, buradan verdiği örnekle "tarih boyunca Doğuluların Batı'yı, Batılıların da Doğu'yu duygu gözüyle incelediklerini, sadece eksik bir şekilde hissettiklerini, sadece görmek istediklerini söylediklerini" vurguladı.Bu minvalde Erdoğan, "İslam üzerine araştırmaların oryantalist bir bakış açısıyla, Avrupa merkezci, ben merkezci, farklılığı dışlayan, doğrunun kendi tekelinde olduğu iddiasıyla yola çıkan bir bakış açısıyla ele alındığını görüyoruz." dedi.


Konuşmasında bugün dünyanın birçok küresel tehdit ile karşı karşıya bulunduğunu kaydeden Erdoğan, ayrıca Washington'da yapılacak zirvede nükleer konuları ele alacaklarını belirtti.


"PARLAMENTOLARIN ALDIĞI KARARLAR, ERMENİSTAN'IN ASLA VE ASLA YARARINA DEĞİLDİR"


ABD'deki temasları çerçevesinde Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan'la bir araya gelen Erdoğan, konuşmasında Ermenistan hükümeti ile imzalanana protokol anlaşmasına da değindi. Başbakan Erdoğan, protokollere karşı muhalefetle ilgili olarak, "Parlamentoların aldığı kararlar, açık söylüyorum Ermenistan'ın asla ve asla yararına değildir, olamaz. Ellerini indirip, ellerini kaldırarak tarihi çarpıtanlar bugünün nesillerine, bugünün barış arayışlarına, diyalog, uzlaşı arayışlarına ciddi zarar verdiklerinin umarım en kısa zamanda farkına varırlar." dedi.


Konuşmasının devamında 1915 yılında yaşanan olaylara da değinen Erdoğan, "Biz geçmişte yaşanılan acıların tek bir bakış açısıyla ve tarafgir bir şekilde siyasete alet edilmesine karşıyız. Buna hiç kimsenin ama, hiç kimsenin hakkı yoktur. Biz tarihin tek taraflı bir şekilde okunmasına ve birtakım temelsiz hükümler verilmesine karşı çıkıyoruz." dedi.


1915 olaylarının bir soykırım olarak takdim edilmesini ve bunun hükmünün parlamentolar tarafından verilmesi konusunda "Adaletsiz ve tek taraflı bir tutum olarak reddediyoruz."diyen Erdoğan, ardından şöyle devam etti: "Tarihî olayları aydınlatacak olan tarih bilimidir, tarihçilerdir, arşivlerdir, belgelerdir. Tarih, parlamentolarda yazılmaz, parlamentolarda yargılanamaz. Tarihin gerçekleri, işte içinde bulunduğumuz bu tür üniversiteler, ilim yuvalarında ortaya çıkacaktır. Biz bu tartışmadan hiçbir zaman kaçmadık, kaçmıyoruz. Tersine biz arşivlerimizi açtık, belgelerimizi ortaya koyduk. Dedik ki diğer arşivi olanlar arşivlerini açsınlar. Üçüncü, dördüncü ülkeler de arşivlerini açsınlar. Belgelerini ortaya koysunlar. Ortak tarih komisyonu kurulması için çağrıyı biz yaptık. 2005 yılında mektubumu Sayın Koçaryan'a yazdım. 'Dünya tarihçileri 1915 olaylarını incelesin, en ince ayrıntısına kadar ortaya koysun' dedik ama çağrımıza bir cevap alamadık. Tarihin parlamentolarda yargılanması hiç kimsenin yararına değildir. Parlamentoların aldığı kararlar, açık söylüyorum Ermenistan'ın asla ve asla yararına değildir, olamaz. Ellerini indirip, ellerini kaldırarak tarihi çarpıtanlar bugünün nesillerine, bugünün barış arayışlarına, diyalog, uzlaşı arayışlarına ciddi zarar verdiklerinin umarım en kısa zamanda farkına varırlar."


Başbakan Erdoğan, konuşmasının sonunda da öğrencilerin sorularını yanıtladı. George Mason Üniversitesi'nin Budist Öğrenci Grubu üyesi bir öğrencinin, "Müslüman dünyası ile iletişim konusunda mesela Dalay Lama ile görüşür müsünüz?" sorusuna cevaben Erdoğan şu ifadeleri kullandı: "Şu ana kadar olan süreçte, özellikle 7.5 yıllık iktidarımız döneminde, 7 yılı aşan başbakanlığım döneminde hiçbir inanç gurubuyla görüşmelerde herhangi bir sıkıntı yaşamadım. Farklı inanç guruplarıyla çok rahat iletişim kurduk. Bunu sadece şahsım olarak değil, ilgili bakanlarım bu konuda iletişimlerini çok rahat kurdular. Çünkü hiçbir inanç grubunu dışlamak gibi bir anlayışın mensubu, sahibi olmadık. Ve Medeniyetler İttifakı içerisinde de zaten yer alırken bu anlayışla yer aldık. Bundan sonraki süreçte farklı inanç guruplarının bu sürece katılımını sağlamakta da büyük gayretler sarf etmeye devam edeceğiz."


Başka bir öğrencinin, Türkiye'nin 'komşularla sıfır problem politikasının' sınırlarını ve İran konusunda nükleer zirvede ne konuşacağını sorması üzerine ise Başbakan Erdoğan şunları söyledi: "Özellikle 'sıfır sorun' hususunda, sorunları bizden önce yaşadıkları için taraflar, bunu tabii çok iyi biliyoruz. Şimdi o sorunları ortadan kaldırmanın gayretiyle bu yola koyulduk ve sorunları da büyük ölçüde ortadan kaldırmış bulunuyoruz. Bu öyle bir kaldırış ki mesela vizeler kalktı. Komşularla artık aramızda vizeler yok. Ürdün, Suriye, Libya ile aramızda vizeler yok. Mayıs'ta Medvedev gelecek belki onlarla da vizelerin kalkması söz konusu. Çünkü onlara da bu tekliflerimizi yaptık, sınırlı veya sınırsız biz hazırız zaten. Biz, Türkiye olarak tamamen kaldırmaya hazırız yeter ki karşı taraf da tamamen kaldırmaya hazır olsun. Mesela biz Yunanistan'a da aynı teklifi yaptı. 'Var mısın vizeleri kaldıralım' dedik. Niye? Biz kendimize inanıyoruz, güveniyoruz, rahatız. Bizim derdimiz şu. Düşüncesine güvenen düşünce hürriyetinden korkmaz, inancına güvenen inanç hürriyetinden korkmaz. Eğer bunu ilke olarak belirlersek, sıfır sorun olacaktır, bu sorunlar kendiliğinden ortadan kalkacaktır."


İran'ın nükleer programı konusunda ise Erdoğan, Türkiye'nin bölgede hiçbir ülkede nükleer silah istemediğini kaydetti.


Kendisine ABD yönetiminin Filistin konusundaki politikaları da sorulan Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un Ortadoğu ile ilgili yaptıkları son açıklamalara bakıldığında, "rahatsızlıklarını ifade ettiklerini" aktarırken, İsrail-Suriye görüşmelerinde dolaylı bir arabulucu görevi yaptığını anımsattı. Ancak "İşi bitirme noktasına geldiğimizde Gazze bombalandı." diyen Erdoğan, ardından şu ifadelerle devam etti: "O andan itibaren her şey koptu. Suriye, görüşmeleri kesti ve aynı şekilde biz sürekli olarak dönemin Başbakanı Olmert'i aradık, ben ulaşamadım... 15 gün geçtikten sonra biz kendilerine ulaşabilmiştik ama o zaman tabii olan olmuştu. 7'den 70'e 1500 insan öldürülmüştü. Alt yapı, üst yapı tamamen çökertilmiş vaziyetti... Zaten Filistin bir açık hava hapishanesi... Yani Filistin öyle her taraftan rahatlıkla ulaşılabilir bir yer değil, giremezsiniz... Ben Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak, sınır kapısında yarım saat bekletilmiş bir insanım. Niye, İsrail'in müsaadesi olmadan geçemezsiniz. Bekleyeceksiniz. Bunları bizzat yaşadık. Bunları tabii tüm dünya ne derece biliyor, bilemem. Ama bunları bizzathi yaşadık. Şu anda bazı gerçekler de ortada görülüyor. BM'nin bugüne kadar aldığı 100'ü aşkın karar vardır ki bu kararlara hiçbir zaman uyulmamıştır. Son zamanlarda Batı Şeria'daki yapılanmalar hepsi ortada. Kudüs ile ilgili yapılan açıklamalar hiç şık değil. Yani bu açıklamaları yapan bir anlayış...Şu anda bir bakıyorsunuz kabine de görevde. Bu gerçekleri görmemiz lazım. Yani biz adalet üzerine kurulu bir dünya istiyoruz, barış üzerine kurulu bir dünya istiyoruz. Hangi taraftan gelirse gelsin, burada adil davranmak zorundayız, biz siyasilere düşen görev budur. Ama umutsuz değiliz. Elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Göstermeye devam edeceğiz. Türkiye olarak, her kesim ile münasebetimiz var, her kesimle görüşebiliyoruz. Ve dostlukları bitirmek, hiçbir zaman istemedik, istemiyoruz. Temenni ederim ki Filistin'de de o özlenen barışı, o beklenen barışı inşallah yakalarız.


(CİHAN)

Kaynak: CHA

Manşet

Haberler