Başbakan Erdoğan, AB Üyesi Ülkelerin Büyükelçilerine Yemek Verdi (2)

Başbakan Erdoğan, AB Üyesi Ülkelerin Büyükelçilerine Yemek Verdi (2)

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz, On Binlerce Türk İnsanının Hrant Dink'i Barışçıl Bir Şekilde Uğurlayarak Bütün Dünyayı Etkilediğini Belirterek, "Acaba Bu, Tck'nın Hassas 301. Maddesi Konusunda Olumlu Bir İvme Yaratma ve Türk-ermeni Barışı Konusunda İnsanların Yararı İçin Bütün Tarafların Çaba Sarf Etmeleri İçin Bir Fırsat Olabilir mi" Sorusunu Yöneltti.

Başbakan Erdoğan, AB Üyesi Ülkelerin Büyükelçilerine Yemek Verdi (2)

Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Dr. Eckart Cuntz, on binlerce Türk insanının Hrant Dink'i barışçıl bir şekilde uğurlayarak bütün dünyayı etkilediğini belirterek, "Acaba bu, TCK'nın hassas 301. maddesi konusunda olumlu bir ivme yaratma ve Türk-Ermeni barışı konusunda insanların yararı için bütün tarafların çaba sarf etmeleri için bir fırsat olabilir mi?" sorusunu yöneltti.

Başbakan Erdoğan'ın Başbakanlık Resmi Konutu'nda AB üyesi ülkelerin büyükelçilere verdiği yemekte büyükelçiler adına AB Dönem Başkanı Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Cuntz bir konuşma yaptı. Cuntz'un konuşmasını Türkçe yapmasına şaşıran Başbakan Erdoğan'ın, "Hepsini Türkçe mi yapacaksın?" sorusuna Almanya Büyükelçisi 'Evet Türkçe konuşacağım" karşılığını verdi. Almanya Büyükelçisi Cuntz, Başbakan Erdoğan'a, ilk defa Bulgaristan ve Romanya dahil olmak üzere 27 üye ülkeden oluşan ve toplam 500 milyonluk bir nüfusa sahip bir birliğin ve iki aday ülkenin temsilcileriyle birararaya geldiğini söyledi. Türkiye ile müzakereleri sürdürmekten memnuniyet duyacaklarını ifade eden Cuntz, "AB Konseyi Başkanı Angela Merkel'in birkaç gün önce tekrarladığı üzere AB, bir Hristiyan kulübü değil ortak değerlerin paylaşıldığı bir birlikteliktir. AB; demokrasi, insan onuru, insan hakları, yurttaşların eşitliği ve din özgürlüğü temelinde kurulmuştur. 2004 yılında katılım müzakerelerine başlayan Türkiye ile AB üye ülkeleri arasında güçlü kültürel, ekonomik ve insani bağlar mevcuttur" diye konuştu.

AB Konseyi'nin geçen Pazartesi günü Kıbrıs Türk toplumuyla doğrudan ticaret yönetmeliği üzerindeki çalışmaların yeniden başlatılmasına karar verdiğini hatırlatan Cuntz, AB'nin Kuzey Kıbrıs'ın ekonomik kalkınması için 259 milyon Euro'yu kullanıma sunduğunu ifade etti. Cuntz, BM'nin himayesinde Kıbrıs sorununun kapsamlı çözümüne yönelik görüşmelerin adanın birleşmesi hedefiyle canlandırılmasını desteklediklerini ifade etti.

AB sürecinin Brüksel'de değil, Türkiye'de gerçekleştiğini kaydeden Büyükelçi Cuntz, ekonomik ve siyasal reformların AB istediği için değil, Türkiye'nin ve Türk insanlarının iyiliği için olduğunu vurguladı. Uygulanan reformların olumlu etkilerinin şimdiden bir çok alanda hissedildiğine dikkat çeken Cuntz, "Hükümetinizin reformlar yolunda ilerlemesini desteklemekteyiz. Reformlar AB için değil, başta kadın hakları, sendikal haklar, din ve ifade özgürlüğü olmak üzere insanların iyiliği için yapılmaktadır. 2007 yılı bir seçim yılı olmasına rağmen Türkiye için AB süreci açısından başarılı bir yıl olmalı, kayıp bir yıl olmamalı. Hükümetiniz bu yolda ilerleme konusundaki kararlılığını ifade etmiştir" diye konuştu.

Tanınmış Ermeni asıllı Türk gazeteci Hrant Dink'in İstanbul'da öldürülmesi haberinin kendilerini şoke ettiğini belirten Cuntz, Dink'in yaşamını Türk toplumunda karşılıklı anlayış ve demokrasi için harcadığı büyük çabalara adadığını söyledi. Cuntz, "O, ifade özgürlüğünü simgeliyordu. Sayın Başbakan, siz Hrant Dink'e atılan kurşunların bütün Türkiye'ye atıldığını söylediniz. Hrant Dink'e yapılan saldırının Türk Milleti'ne, birliğine, barışa ve istikrara, düşünce özgürlüğüne ve demokratik yaşama bir saldırı olduğunu ifade ettiniz. Adli makamlar hızlı davrandılar ve olayı takip etmekteler. Hrant Dink'in kederli ailesine ve Patrik Mesrob 2. Mutafyan'a bizzat başsağlığı dilediniz. Geçtiğimiz Salı günü on binlerce Türk insanı Hrant Dink'i barışçıl bir şekilde uğurlayarak bütün dünyayı etkiledi. İfade özgürlüğü ve Türk-Ermeni uzlaşısı için çağrıda bulunarak çok güçlü mesajlar verdiler. Siz bu ülkede her zaman, kendi deneyimleriniz nedeniyle de, ifade özgürlüğünün güçlü bir savunucusu oldunuz. Tarih bazen fırsat penceresini açmaktadır. Acaba bu, TCK'nın hassas 301. maddesi konusunda olumlu bir ivme yaratma ve Türk-Ermeni barışı konusunda insanların yararı için bütün tarafların çaba sarf etmeleri için bir fırsat olabilir mi?" şeklinde konuştu.

Türkiye'nin, içinde bulunduğu stratejik coğrafi konumun da istikrar için önemli bir rol oynadığına dikkat çeken Cuntz, Türkiye'nin Kafkasya, Karadeniz Bölgesi ve Orta Asya'yla ilişkiler açısından önemli bir partner olduğunu vurguladı. Türkiye'nin Ortadoğu Barış Süreci ve Lübnan'da barışın sağlanması konusundaki desteğinin takdir edildiğini anlatan Cuntz, İran ve nükleer programı konusunda Türkiye'nin, taşıdıkları endişeleri ve amaçlarını paylaşarak girişimde bulunduğunu söyledi. Cuntz, hem AB'nin, hem de Türkiye'nin Irak'ın birliğini ve toprak bütünlüğünü savunduğunu, Türkiye'nin dış politikaya ilişkin bir çok konuda AB için yaşamsal öneme sahip bir ülke olduğunu ifade etti. Cuntz, teröre karşı mücadelede de birlikte olduklarını kaydetti.

Türkiye ile AB arasında, Gümrük Birliği sayesinde ticaret ve yatırımlar konusunda yakın bağlar bulunduğuna dikkat çeken Cuntz, AB'nin Türkiye'nin en önemli ticaret ortağı olduğunu vurguladı. Cuntz şunları söyledi:

"2006 yılında Türkiye'nin ihracatının yüzde 52'si AB'ye gitmiştir. İthalatının ise sadece yüzde 40'ı AB'den gelmektedir. AB'nin Türkiye'deki doğrudan yabancı yatırımlardaki etkileyici payı, Türkiye'nin Avrupa ekonomisine gittikçe daha fazla entegre olduğunun kanıtıdır. 2005 yılında Türkiye'deki yabancı yatırımların yüzde 46'sı AB ülkelerinden geliyordu. AB'nin payı, 2006 Kasım ayı sonu itibariyle yüzde 83 ile rekor seviyeye ulaşmıştır. Ekonomik reformlar, liberalleşme ve serbestleştirme ve buna uygun olarak Türkiye'nin AB müktesebatınuB için değil, başta kada ilerleyen uyumu, Türkiye'nin küreselleşen dünyada rekabet gücünü artırmıştır. Türkiye ve AB enerji konusunda da doğal stratejik partnerlerdir. Türkiye'nin ortak çabalara katkıda bulunmasını memnuniyetle karşılayacağız. Komisyon bu yılın ilk yarısında bir enerji semineri düzenlemeyi planlamaktadır. AB projesinin hem AB üye ülkelerinde, hem Türkiye'de kamuoyu desteğine ihtiyacı vardır. AB'nin Türkiye'de ve Türkiye'nin AB'de daha iyi ve daha olumlu bir imaja sahip olması için birlikte gayret sarf edelim. AB sürecinde el birliğiyle çalışalım."

Almanya Büyükelçisi Cuntz, konuşmasının sonunda Başbakan Erdoğan'a Almanya'da gerçekleştirilen '12 bin Yıl Önce Anadolu'da-İnsanlığın En Eski Anıtları' sergisinde sergilenen eserleri tanıtan bir kitap ve bir kravat hediye etti. Başbakan Erdoğan da yemeğin sonunda tüm büyükelçilere birer kravat armağan etti.

(ZÇ-OK-OK-Y)