Balyoz Planı Davası Yargıtay'da Sanık Avukatı Kaçmaz.

Balyoz Planı Davası Yargıtay'da Sanık Avukatı Kaçmaz.

Balyoz Planı Davası Yargıtay'da Sanık Avukatı Kaçmaz.
ANKA - Haberler | Güncel

361 sanıklı Balyoz Planı Davası'nın temyiz duruşmasına Yargıtay 9.Ceza Dairesi'nde devam ediliyor.

361 sanıklı Balyoz Planı Davası'nın temyiz duruşmasına Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde devam ediliyor. Avukat Aykanat Kaçmaz, "Kararı onarsanız, TSK'ya bağlı yemin eden personelin Atatürk ilkelerine bağlılığının suç olduğunu sizler de tescil etmiş olacaksınız" dedi.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Balyoz Davası'nda Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek ve eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral İbrahim Fırtına'ya 20 yıl hapis kararı çıkmıştı. 361 sanıklı Balyoz davasının temyiz duruşmasına Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nde devam ediliyor. Sanık Ahmet Hacıoğlu'nun Avukatı Zafer İşeri, ceza hukukunun asli unsurlarını bildiklerini, İstanbul 10 Ağır Ceza Mahkemesi'nde savunma yaparken mahkeme başkanın kendilerine sürekli "biz bunları çok okuduk, bunları geçin' şeklinde nitelendirmelerde bulunduğunu anlattı. Müvekkilinin bir bilgiyi kaydettiği gerekçesiyle mahkum olduğunu belirten İşeri, söz konusu belgenin kayıt tarihinde müvekkilinin market ve benzin alışverişi yaptığını kredi kartı kayıtları ile ortaya koyduklarını kaydetti. Mahkemenin bu bilgiyi kabul etmediğini ifade eden İşeri, müvekkilinin suç tarihinde Kara Harp Okulu'nda öğrenci Yüzbaşı olduğunu vurguladı. Müvekkiline tahsis edilmiş bir bilgisayar bulunmadığının altını çizen İşeri, iktidar döneminde Havcıoğlu'nun taltifler alarak yükseldiğini anımsatarak, "Hukuk dışı biri olarak görülseydi bu kadar taltif almazdı" dedi.

-KARARI ONARSANIZ, ATATÜRK İLKELERİNE BAĞLILIĞI SUÇ TESCİL EDECEKSİNİZ-

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı İlhami Erdil'i yargılayan Genelkurmay Askeri Mahkemesi heyetinde Hakim Yarbay olarak yer alan Aykanat Kaçmaz Sanıklar Canatan Turgut, Kenan Yüce, Murat Dülek, Adem Ceylan'ın savunmasını yaptı. Avukat Aykanat Kaçmaz, Sanıklar Canatan Turgut, Kenan Yüce, Murat Dülek ve Adem Ceylan'ın avukatı Avukatı Aykanat Kaçmaz, müvekkillerinin TSK personelini fişlediğinin iddia edildiğini belirterek, müvekkilleri hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanması halinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamesindeki, "suç vardır ancak icra hareketi yoktur" tespitine katılınmış olunacağını ifade etti.

Kaçmaz, Ağustos 2003'ten sonra çekilen görüntülerin müvekkillerin cezalandırılması için kullanıldığını ve mahkumiyetlerinde esas alındığını savundu.

Suçu benimseyen Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin devrilmesinde icra hareketlerinin bulunmadığını belirten Kaçmaz, Subayların Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık yemini ettiklerini anımsattı. Subayların ettiği yeminden bir bölüm okuyan Kaçmaz, "Kararı onarsanız, TSK'ya bağlı yemin eden personelin Atatürk ilkelerine bağlılığının suç olduğunu sizler de tescil etmiş olacaksınız. Öncelikle eylemlerin herhangi bir suç içermediği kabul edilmelidir. Tahliye kararı verilme ve haklarındaki kararın bozulması gerekmektedir" dedi. Kararın bozulması noktasında mahal mahkemesinin bu müvekkiller açısından yapacağı olayın aydınlanmasını gereken bir durum da bulunmamaktadır. Sizler tarafından beraatlarına karar verilmesini talep etmekteyim" diye konuştu.

-TUTUKLULUK SİYASİ BİR TEDBİR VEYA CEZA ARACI OLMAMALI-

Sanık Muharrem Selçuk Ünal'ın avukatı Cenk Süleyman Kalem de Başsavcılık tebliğnamesinde müvekkili hakkında beraat kararı verilmesini istediğini hatırlatarak, müvekkilinin suçlu olduğuna ilişkin maddi delil bulunmadığını savundu.

Suça konu belge ve CD'lerin hukuki yollarla ele geçirilmesi söz konusu olmadığından, hukuki delil de sayılamayacağını savunan Kalem, müvekkilinin beraatına ve tahliyesine karar verilmesini istedi. Sanıklar Emin Küçükkılıç ve Halil Kalkanlı'nın avukatı Ali Kamburoğlu, müvekkillerinin katıldıkları seminerden dolayı 2010 yılından bu yana tutuklu olduklarını söyledi. Söz konusu seminerin her yıl yapıldığını ifade eden Kamburoğlu, müvekkillerinin emir üzerine seminere katıldıklarını anlattı.

Emir komuta altında olan kişilerin kendilerine verilen emirlere uymamalarının mümkün olmadığını dile getiren Kamburoğlu, bunun karşılığının emre itaatsizlik suçunu oluşturacağını kaydetti. Kamburoğlu, "Plan seminerleri yasaya aykırı değil, yasanın emrettiği, değerlendirdiği şeyler, seminere katılmak da suç değil" dedi.

Özel yetkili mahkemeleri eleştiren Kamburoğlu, "Özel yetkili mahkemeler yanlış kurulmuş adaletin temsilcileridir. Tutukluluk siyasi bir tedbir veya ceza aracı olmamalıdır. AİHM içtihatları ayaklar altına alınmaktadır" diye konuştu.

-İCRA NİTELİĞİNDE EYLEM YOK

Sanıklar Abdullah Gavremoğlu, Deniz Cora, Meftun Hıraca, Hasan Basri Aslan, Ahmet Türkmen ve Ümit Metin'in avukatı Naim Karakaya, yerel mahkemede yaşadıkları sıkıntıları anlattı. İddianamede eylemin gerçekleştirilememe gerekçesi olarak Hilmi Özkök ile Aytaç Yalman'ın eylemlerinin gösterildiğini ve bunun üzerinden savunma yaptıklarını anlatan Karakaya, hükümde ise Çetin Doğan'ın kalp ameliyatı olduğu için eylemin gerçekleştirilemediğinin yazdığını söyledi.

Karakaya, mahkemenin fiil ile ilgili algısı değiştiğinden bu konudaki savunmalarının da alınması gerektiğini ifade ederek, bunun çok önemli bir usul eksikliği olduğunu öne sürdü. Müvekkili Hasan Basri Aslan'ın 2 belgede isminin geçtiğini belirten Karakaya, görevlendirme listesinde adı geçtiği için görev aldığının kabul edildiğini ifade etti. Müvekkilinin eyleminin hiçbir yerde tarif edilemediğini, dijital veride imzasının olmadığını belirten Karakaya, seminerden sonra yurt dışına çıkan Aslan'a darbe görevi verilemeyeceğini belirtti. Meftun Hıraca'nın Aydın Çalışma Grubu'da adının geçtiğini ancak bu çalışma grubuna yönelik hiçbir toplantı bilgisinin olmadığını anlatan Karakaya, müvekkilinin icra niteliğinde bir eyleminin bulunmadığını ifade etti. Hıraca'nın kalbinde yüzde 80 tıkanıklık olduğunun tespit edildiğini belirten Karakaya, hukuki ve sağlık gerekçesiyle tahliyesini talep etti.

-SIKIYÖNETİM YARGILAMALARI BENZETMESİ-

Deniz Cora'nın adının hiçbir listede geçmediğini belirten Karakaya, "19 CD'de adı geçmeyen Cura'nın ismi daha sonra sözde plan alacaklar listesinde görev alacaklar arasında yer verilmiştir. Adı 5 No'lu hard disklerde aniden yer verişmiştir. Bu durumda planın sahtecilikle hazırladığını göstergesidir" dedi.

Mustafa Koç, Ahmet Tuncer, Devrim Rehber'in Avukatı Abdullah Kaya, başsavcılığın tebliğnamesinde böyle bir davanın ilk kez görüldüğüne ilişkin ifadeler olduğunu belirterek, "İlk kez böyle bir dava görülmüyor. Sıkıyönetim mahkemelerinde bir çok örneği söz konusudur" dedi. Müvekkillerinin 3'ünün de seminere katılmadığını, binbaşı ve yüzbaşı rütbesinde olduğunu anlatan Kaya, "Müvekkilim Ahmet Tuncer, Beraat talep edilen sanıklar arasında yer almakta. Seminere katılmadı, adına bilgisayar yok, üst veri, meta-data denilen bir bilgi de bulunmamaktadır. Tek delil tespit tutanağıdır. O tutanak da polisler tarafından tutulmuştur" diye konuştu. Müvekkilinin muvazzaf subay olduğu için kaçmasının mümkün olmadığını, aksi halde firar konumuna düşeceğini belirten Kaya, tahliye kararı verilmesinin ardından birliğine gideceğini anlattı. Mustafa Koç'un ise Kara Harp Akademisi öğrencisi olduğunu belirten Kaya, seminere katılmadığını, bilgisayar kullanıcı adının bulunmadığını, adına kayıtlı üst veri, meta-data bulunmadığını ifade etti. Koç'un listelerde adının ekip liderine bağlı çalıştığına yönelik bilgi yer aldığını ancak ekip lideri olan kişi hakkında beraat talebinde bulunulduğunu ifade eden Kaya, "Ekip liderine bozma talep ediyorsanız, ekip liderine inanmıyorsunuz demektir. Lider yoksa ekip ne yapacak o zaman? Biz buruda Mustafa Koç unutuldu diyoruz. Başka sanıklarca hazırlandığı belirtilen listelerde bir yerde adı geçmektedir" değerlendirmesinde bulundu.

-BİLGİSAYARI OLMASI SUÇ DEĞİL-

Sanık Devrim Rehber'in 135 kilo olduğunu, cezaevinde 50 kilo verdiğini, bu durumun sağlığına da iyi geldiğini belirten Kaya, "Şimdi tahliye edilmesini bekliyoruz" dedi. Devrim Rehber'in isim olarak suçlanmaya uygun olduğunu belirten Kaya, suçunun işlendiği tarihte yüzbaşı rütbesinde olmasına karşın gerekçeli kararda yarbay olarak yer aldığını kaydetti. Rehber'in görev yerinin Envanter Komutanlığı olduğunu söyleyen Kaya, "Rehber'in bir bilgisayarı var. Bir insana bilgisayar tahsis edilmesi de suç değildir. Bilgisayardaki kullanıcı adı ise "DREHBER'dir ancak belgelerde kullanıcı adı "DevrimRehber' yazıyor. Bu doğru değil" diye konuştu. Kaya, verilecek tahliye kararlarını vicdanları çok rahatlatacağını ifade etti. Sanık avukatları savunmalarına devam ediyor.

(YE/ÖZK) - Ankara

Kaynak: ANKA

Manşet Haberler

title