Balıkesir: Profesör Halil İnalcık'a Mezun Olduğu Üniversiteden Fahri Doktora

Balıkesir: Profesör Halil İnalcık'a Mezun Olduğu Üniversiteden Fahri Doktora

Dünyaca Ünlü Tarih Profesörü Prof. Dr. Halil İnalcık'a, Seneler Önce Mezun Olduğu Balıkesir Üniversitesi (Baü) Tarafından, Senato Kararıyla Fahri Doktora Ünvanı Verildi. Ünlü Profesör, Ödül Töreninde Duygularına Hakim Olamayarak Sevinçten Ağlarken, Protokol ve Öğrenciler Asırlık Çınarı Uzun Süre Alkışladı.

Balıkesir: Profesör Halil İnalcık'a Mezun Olduğu Üniversiteden Fahri Doktora

Dünyaca ünlü tarih profesörü Prof. Dr. Halil İnalcık'a, seneler önce mezun olduğu Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) tarafından, senato kararıyla fahri doktora ünvanı verildi. Ünlü profesör, ödül töreninde duygularına hakim olamayarak sevinçten ağlarken, protokol ve öğrenciler asırlık çınarı uzun süre alkışladı.

BAÜ Senatosu, 1935 yılında şimdiki Necatibey Eğitim Fakültesi'nden mezun olan cumhuriyet döneminin yetiştirdiği aydınların içinde öncelikli ve ayrıcalıklı bir yere sahip olan araştırma, inceleme ve yayınları ile Türk dünyası ve Osmanlı tarihi konusunda uluslararası üne sahip Prof. Dr. Halil İnalcık'a fahri doktora unvanı verdi. BAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Hacıoğlu, böyle bir unvanın üniversite tarihinde ilk defa İnalcık'a verildiğini, bundan da büyük bir mutluluk duyduklarını söyledi.

BAÜ Necatibey Eğitim Fakültesi Prof. Dr. Halil İnalcık Konferans Salonu'ndaki törene Vali Selahattin Hatipoğlu, Garnizon Komutanı Tümgeneral Adem Huduti, BAÜ Rektörü Necdet Hacıoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Karayiğit, öğretim üyeleri ile tarih bölümü öğrencileri katıldı. Törenin açış konuşmasını yapan BAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Hacıoğlu, İnalcık'ın kendileri için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Ünlü profesöre çalışmaları için teşekkür eden Hacıoğlu, "1999 yılından beri hocamızın peşindeyiz, bundan sonra da hiç bırakmayacağız. İyi ki üniversitemizden mezun oldunuz, iyi ki Osmanlı Tarihi'ni dünyaya tüm gerçekleriyle anlatıyorsunuz. O nedenle bir Türk olarak size teşekkür ediyorum. Hocamıza hem Türkiye, hem yurt dışında birçok fahri doktora unvanı verilmişti. Bizimkinin bir özelliği var. Bugüne kadar hiç kimseye fahri doktora unvanı vermedik. Üniversite tarihinde ilk defa fahri doktora diplomasını sayın Prof. Dr. İnalcık'a veriyoruz. Çünkü, bizim mezunumuz. Çünkü, Türkiye'nin sesini tüm dünyaya duyuran bilim adamı. Teklifimizi kabul ettiği için kendisine teşekkür ediyorum" dedi.

Üniversitedeki törene katılan Balıkesir Valisi Selahattin Hatipoğlu da, Halil İnalcık'tan övgüyle söz etti. İnalcık'ın üniversitede kendi hocası olduğunu belirten Vali Hatipoğlu, "Bu tören sayın hocamız için büyük önem arz ettiği gibi, onun 1970-1974 yılında Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde hocamız olması sebebiyle benim için de bu törenin büyük önemi var. Kendilerine şükranlarımı sunuyor, ellerinden öpüyorum. Vefa duygusu çok önemli. Bütün ömrünü milletinin tarihinin araştırılmasında ve dünya milletlerine sunulmasında çok büyük bir görev ifa etmiştir" diye konuştu.

"AVRUPA TARİHİ BİZİM TARİHİMİZİ TAHRİP ETMİŞTİR"

Daha sonra BAÜ Rektörü Necdet Hacıoğlu, Halil İnalcık'a onursal doktor diplomasını verip, profesörlük cüppesini giydirdi. Elini öpen rektöre sarılan Halil İnalcık, gözyaşlarını tutamadı. Sevinçten ağlayan İnalcık, protokol ve öğrenciler tarafından uzun süre alkışlandı. İnalcık'a ünlü Yağcıbedir Halısı ve üniversitenin bir şildi de takdim edildi.

Törenin sonunda düzenlenen oturumda öğrencilere hitap eden Prof. Dr. Halil İnalcık, Türkiye için sözde soykırımdan bahseden Avrupa'nın gerçek soykırımı Balkanlar'da Türkler'e karşı yaptıklarını söyledi. Avrupa tarihinin yalan olduğunu savunan Prof. Dr. Halil İnalcık, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Avrupa soykırımdan bahsediyor. Soykırım Balkanlar'da olmuştur. Her ulus istilasında Bulgar, Sırp, Yunan, bizim Türklerimizi katletmiştir, soykırım orada olmuştur. Ben Avrupa tarihine inanmam, Avrupa tarihi bizim tarihimizi tahrip etmiştir, benim bütün hayatım bu tahrifatı düzeltmekle geçti. Eğer, herhangi bir şey için övüneceksem bunun için övünürüm. Avrupa'nın yalanlarını yüzlerine vuruyorum. Bunun için çalıştım. Lisanlar öğrendim, seyahatler yaptım, arşivlerde toz toprak içinde çalıştım. Bir asker gibi bunun için çalıştım. Avrupa bize hiçbir zaman dost olmadı. Bugün de geleneksel düşmanımızın maşası halinde. Onlara katılmak için müzakere yapıyoruz, önümüze Yunan'ın davalarını getiriyorlar. 'Papadopulos'un isteklerini kabul ederseniz müzakereye devam ederiz' diyorlar. Avrupa bu durumda. Papa, 1 hafta sonra gelecek. 'Türkiye'yi Avrupa'ya kabul etmeyin' diyor. Papa'nın sözleri mukaddes, Avrupa'daki bütün Katolik dünyası onun sözünü dikkate alıyor. Türkiye çok güçleniyor, Avrupa da bundan korkuyor ve bizi parçalamak istiyor. Çünkü Türkiye, Ortadoğu'da oldukça parçalayamaz, Türkiye'yi bağımlı yapamaz. Ama parçalayarak bağımlı yapmaya çalışıyorlar. Bizde AB sevdası var, AB bizi anlamıyor. Bizim diplomatlarımızın, hükümetlerimizin, medyamızın bu rehaveti karşısında tekrar isyan damarlarım kalkıyor. Avrupa kapitalizmi, Avrupa'nın refahı Türkiye sayesindedir."

Kaynak: İHA