Bakanı Şimşek'in Konya Gezisi

Bakanı Şimşek'in Konya Gezisi

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de Yaşanan Cari Açığın En Büyük Etkeninin Dışarıdan İthal Edilen Petrol ve Ürünleri Olduğunu Belirterek, Hangi Politika Uygulanırsa Uygulansın Bunun Önüne Geçilemeyeceğini Söyledi.

Bakanı Şimşek'in Konya Gezisi

Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de yaşanan cari açığın en büyük etkeninin dışarıdan ithal edilen petrol ve ürünleri olduğunu belirterek, hangi politika uygulanırsa uygulansın bunun önüne geçilemeyeceğini söyledi.

Konya'da bulunan Devlet Bakanı Mehmet Şimşek, Sivil Toplum Platformu tarafından Dedeman Otel'de düzenlenen "Küresel Ekonomideki Gelişmeler ve Anadolu'ya Yansımaları" adlı konferansa katıldı. Türkiye'nin 23 çeyrektir ortalama yüzde 7'lik bir büyüme yaşadığını belirten Bakan Mehmet Şimşek, "Son dönemde bu büyümede bir yavaşlama ve gerileme oldu. Bunun nedeni, tarımda bu yıl yaşadığımız kuraklık ve petrol fiyatlarındaki önü alınamayan artış. Ama yine de cumhuriyet tarihinin en önemli gelişmelerini

yaşıyoruz. Türkiye ekonomisi, dünyanın en büyük 17 ekonomisi içine girdi. Önümüzdeki yıllarda hedefimiz ise ilk 10 ekonomi içine girmek. Ama herkes Türkiye'nin cari açığından bahsediyor. Bizim cari açığımızın en büyük etkeni, enerji ithalatımızdır. Biz petrol, doğalgaz ve petrol ürünlerini dışardan ithal etmek zorunda kalan bir ülkeyiz. Bu yıl petrol ve doğalgaza verdiğimiz para neredeyse cari açığımız kadar. Ama bu etken bizim elimizde olan bir etken değil. Bu ürünlerin fiyatlarını biz

belirlemiyoruz. 2002 yılında 20 dolardı petrolün varili, bu yılın sonunda 96-97 dolar seviyesine çıkmış durumda. Türkiye çok yönlü bir arz şoku yaşıyor. Bunlar bizim bahanelerimiz değil. 2002'de cari açık 9 milyar dolar iken şu an 33 milyar dolara çıkmış durumda. Bununla yaşamak zorundayız" dedi.

Türkiye'nin hızlı koşan bir ülke olduğunu ve bu hızlı koşu içinde fazladan enerjiye ihtiyacı olduğunu da dile getiren Bakan Şimşek, "Bunun için dışarıdan sermaye girişine ihtiyacımız var. Bazıları bizi bu konuda eleştiriyor. Ama dünyanın neresine giderseniz gidin, yabancı sermaye girişi her yerde aynıdır. 1980-2002 yılları arasında ortalama 1 milyar dolarlık bir yabancı sermaye girişi oldu. Ama geçen yıl bu rakam 20 milyar doları buldu. Artık sınırlar ortadan kalktı. Türkiye, doğru politikaları

uygulamaya devam ettiği sürece dünyada yatırım için bir cazibe merkezi haline gelecektir. Genç bir nüfusa sahibiz. Türkiye, Avrupa ülkelerine göre daha avantajlı bir konumda. Ama Türkiye'deki açıkların kapanması kısa dönemde halledilecek bir konu değil. Orta, uzun dönemde beşeri sermayeye yatırım yapmamız lazım. Biz cumhuriyet tarihinde milli eğitime en fazla payı veren hükümetiz. Bizim cari açığımız, mili gelirin bu yıl yüzde 2.3'ü civarında. Avrupa'nın en gelişmiş ülkelerinin belirlediği ekonomik

kriterlere göre gelişmiş bir ülkede bu açık yüzde 3'ü geçemez. Biz bu kriterin aşağısında bir değer yakaladık" şeklinde konuştu.

Küreselleşme konusuna da değinen Bakan Şimşek, "Biz küreselleşmeden daha hızlı bir entegre dönemine geçiyoruz. Ya buna ayak uydurup bir fırsat olarak bilecek ve kendi yararımıza kullanacağız ya da sırtımızı döneceğiz. Ama sırtımızı dönsek de bu globalleşme yediğimizi, içtiğimizi bile mutlaka etkileyecektir. Biz ihracatı 103 milyar dolar seviyelerine çıkardık. Bu ihracatın büyük bir payı da yüksek katma değer içeren ürünlerden oluşuyor. Artık kar marjı yüksek ürünlere yönelmemiz gerek. Bu ürünler her

sektörde vardır. Biz de size teşvik olmak için mevcut teşvik sistemini rasyonel bir hale getirmek için çalışmalar yapıyoruz. Örneğin, çalışan sayısında belli bir rakamı geçen firmalara özürlü ya da eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu var. Bu özürlü ve hükümlülerin firmalar üzerindeki yükünü azaltmak amacıyla primlerini devlet olarak biz ödeyeceğiz. Ben Gaziantep'te seçim öncesi gezerken 'daha çok ve kalıcı bir demokrasi istiyorsanız, daha çok kalkınma istiyorsanız bize oy verin' dedim. Biz bu konuda

popülizm tuzağına da düşmeyeceğiz. Her ekonomide iniş çıkışlar yaşanır. En ufak sendelemede paniğe kapılmaya gerek yok. Bu ülkenin geleceği parlak ve kısa sürede Avrupa ile arayı kapatacağız" diye konuştu.

(MÇ-FM-OK-Y)