Bakanı Şener, 2007 Ekonomi Zirvesi Toplantısına Katıldı

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Türkiye Ekonomisini Anlamak İçin Dünyadaki Ekonomi Gelişimini İyi Okumak Gerektiğini Belirterek, "Küreselleşmeyi Reddediyorum Demenin Hiç Pratik Anlamı Yoktur. Gerçektir ve Bunun Karşısında Alacağımız Tavrın Ne Olacağı Önemlidir" Dedi.

Bakanı Şener, 2007 Ekonomi Zirvesi Toplantısına Katıldı

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Türkiye ekonomisini anlamak için dünyadaki ekonomi gelişimini iyi okumak gerektiğini belirterek, "Küreselleşmeyi reddediyorum demenin hiç pratik anlamı yoktur. Gerçektir ve bunun karşısında alacağımız tavrın ne olacağı önemlidir" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Abdullatif Şener, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Öğrenci Kulübünün Topkapı Eresin Otel'de bu yıl beşincisini düzenlediği Ekonomi Zirvesi 2007 toplantısına katıldı. Toplantıda bir konuşma yapan Bakan Şener, "Bugün İktisat kulübünün düzenlediği İktisat zirvesi 2007'de bulunmaktan mutluluk duyuyorum. Bu zirveye ikinci katılışım. Türk ekonomisini, geleceğini, küresel ekonomi içerisindeki yerini tartışmak, birlikte gözden geçirmek ve geliştirmeye çalışmak benim için mutlulukların en büyüğüdür. Benim iktisat fakültesiyle yakın ilişkilerim var. Doçentlik unvanını burada almıştım. Ekonomi zirvesi bağlamında ekonomimizin içinde bulunduğu durumu değerlendirmek gerekirse, Türkiye ekonomisini anlamak gerekirse, dünyadaki ekonomi gelişimini iyi okumak gerekir. Değişimi anlayanlar, değişimi yorumlamasını bilenler her zaman var olmuşlardır güçlü olmuşlardır. Değişimi kavramayanlar hep zayıf duruma düşmüşlerdir, var olmakla yok olma arasında kalmışlardır. Küreselleşme kavramıyla karşı karşıya geleceğimizi bilmemiz gerekir. Her ülke meselesi tartışıldığında bu durumlar karşılaşıyor olmamız doğaldır. Küreselleşmeyi reddediyorum demenin hiç pratik anlamı yoktur. Gerçektir ve bunun karşısında alacağımız tavrın ne olacağı önemlidir. Küreselleşmenin önümüze sunduğu avantajlardan nasıl yararlanıyoruz önemli olan budur. Yer yüz artık küçülmüştür. Mikro olmuştur. İnsan bilgisayar ekranından dünyanın 4 bir yanında hızla hareket edebilmekte dolaşabilmektedir. Artık küresel rekabetten bahsediyoruz. Artık kimse ülkesinin diğer kentlerdeki firmalarıyla rekabet etmiyor. Dünya ölçeğinde en ucuzu en kaliteliyi üretmedikleri müddetçe ayakta kalabilmeleri mümkün değildir. Her sabah acaba dünyada ne değişti demek gerekir. İş süreçlerini değiştirip değiştirmeyeceğine karar verip işine öyle başlamalıdır. Kim yerel düşünürse kaybeder" dedi.

Mutlaka küresel düşünmek gerektiğini dile getiren Bakan Şener, konuşmasına şöyle devam etti:

"Ülke olarak da firma olarak da birey olarak da küreselleşmenin neresindeyiz? diye sorgulayacağız. Her zirvenin de bunu sorgulaması gerekir. Gelişmekte olan ülkeler yılda yüzde 5 büyümüşler. Biz yüzde 7'yi aşmışız diyebilirseniz biz iyiyi aşmışız diyebilirsiniz. Eğer bir ülke diğer ülkelere göre yüzde 1'lik dezavantaja düşer de bunu yaşarsa uzun dönemlerde çok zor durumlarda kalır. Eğer yüzde1'lik avantajı yakalarda en uzun sürede sürdürebilirse en güçlü olmayı kazanır. Bir ülkenin ayağa kalkmasında iki temel kavram var. Kurumlar iş kabiliyetini mükemmel sağlayabiliyor mu? Diğer taraftan mükemmel bir iş zemini ortaya çıkartabiliyor mu yoksa brokrasiye bırakıp boğuyor mu? Küresel rekabette güçlü olmanın en iyi yakalanan ayaklarından birisidir bu. Küreselleşme ekonominin de gittikçe olgunlaşmaya başladığı bir süreçtir. Eğer ben dünya ticaret şartlarını tanımam diyorsanız ikinci sınıf ülke konumuna düşersiniz ürettiğiniz malı kimse almaz. Küreselleşmenin ortaya çıkardığını en asgariye düşürmek elinizdeki mekanizmayı en iyi şekilde kullanmak gerekir. Burada imkansızı anlatmaya çalışmıyorum küreselleşme diyerek. Çünkü ekonominin temel bir cümlesi vardır. İktisat dersi almaya başladıysanız ilk iktisat dersi 'Kaynaklar kıt, ihtiyaçlar sonsuz' dur. Bu iktisadın ilk cümlesidir. Birinci cümlesini sevmem ama ikinci cümlesini severim. İhtiyaçlar sonsuz demek sonsuz miktarda iş üretme imkanı var demektir. Yer yüzünde 6 buçuk milyar insan var. Bunların sonsuz ihtiyaçları vardır ve sonsuz iş üretme imkanı doğar. Ülkedeki insan potansiyelinin dinamik bir unsur haline dönüşmesi genel politika uygulayanları da sorumluluğu içerisindedir".

Ardından daha sonra söz alan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat Öğrenci Kulübü Başkanı Samet Yılmaz, "Atatürk'ün de dediği gibi, geleceğin hep bizim gibi gençler olduğunu bildik. Fark ettik ki ülkemizde her daim sorunlar konuşuluyor. Sorunlar olacaktır ama çözümü olması gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.

Toplantıda, Kulüp Başkanı Samet Yılmaz, kendilerini destekleyenlere katkılarından dolayı plaket verdi.

(KT-RA-ÖK-E)

Kaynak: İHA