Bakan Süleyman Soylu, "O Çocukların Dağa Gitmesini Engellemek Hepimizin Sorumluluğudur"

Bakan Süleyman Soylu, "O Çocukların Dağa Gitmesini Engellemek Hepimizin Sorumluluğudur"

22.10.2017 18:01 | Son Güncelleme: 22.10.2017 18:01

Bakan Süleyman Soylu, "O çocukların dağa gitmesini engellemek hepimizin sorumluluğudur" "Türkiye'yi hedef ülke olarak belirleyip kendi emellerini gerçekleştirmek isteyenlerle büyük bir mücadele yapıyoruz" MUŞ – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Geçen hafta Nüfus Kanunu tartışılırken malum...

Bakan Süleyman Soylu, "O çocukların dağa gitmesini engellemek hepimizin sorumluluğudur"

"Türkiye'yi hedef ülke olarak belirleyip kendi emellerini gerçekleştirmek isteyenlerle büyük bir mücadele yapıyoruz" MUŞ – İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Geçen hafta Nüfus Kanunu tartışılırken malum partinin temsilcisi çıktı dedi ki, 'Burası laik ülke, vatandaşlarının parası, Diyanet İşleri Başkanlığı için harcanmamalı.' Ama hiç demedi ki 'Burası demokratik bir ülkedir. Medeni ülkelerde, burada vatandaşın parası terör örgütünün dağ kadrolarına iaşe temin etmek için, silah temin etmek için, lojistik temin etmek için kullanılmamalı.' Hiç demedi" dedi.

Muş Belediyesinin projeleri arasında yer alan Muratpaşa ve Sunay Mahallesi Bilgi Evi Sosyal Tesis Kompleksi hizmet binasının açılış programına İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanı sıra Muş Valisi Aziz Yıldırım, Emniyet Genel Müdürü Selami Altınok, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bitlis Milletvekili Vedat Demiröz, Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, Belediye Başkanı Feyat Asya, vatandaşlar ile çocuklar katıldı. Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başlayan programda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Çocuklar ve gençler terör belasından, uyuşturucu belasından korunmuyorsa vatandaş çıkıp da 'Allah razı olsun meclis kürsülerinde ne güzel konuşuyor' demez. Yıllarca burada insanlardan tehditle veya yalanla bir şekilde oy alıp belediyelerine çöreklenen, belediyenin bütün kaynaklarını, insanların alın terlerinden alınan paraları terör örgütüne aktaran siyasi parti temsilcilerini Ankara'da meclis kürsüsünde konuşurken biz de dinliyoruz. Anlattıklarını bir görseniz, dersiniz ki bunlar dünyanın en medeni, en akıllı, en bilgili insanları. Ama gel gör ki konuşmalarının hiçbir yerinde bu millete yaptıkları hizmetten bahsetmiyorlar. 'Şu okulu da biz yaptık, şu yolları, şu parkları da biz asfaltladık' diyemiyorlar" ifadelerini kullandı.

Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesini eleştiren bazı parti temsilcilerini eleştiren Bakan Soylu, "Geçen hafta Nüfus Kanunu tartışılırken malum partinin temsilcisi çıktı dedi ki, 'Burası laik ülke, vatandaşlarının parası, Diyanet İşleri Başkanlığı için harcanmamalı.' Ama hiç demedi ki 'Burası demokratik bir ülkedir. Medeni ülkelerde, burada vatandaşın parası terör örgütünün dağ kadrolarına iaşe temin etmek için, silah temin etmek için, lojistik temin etmek için kullanılmamalı.' Hiç demedi. 'Belediyenin araçları, kepçeleri, iş makineleri örgüt için barikat hazırlamakta, hendek kazmakta hiç kullanılmamalı' demedi. '6-7 Ekim olayları sırasında Bitlis'teki halk kütüphanesini, Yüksekova'daki gençlik merkezini, spor salonunu, il gençlik müdürlüğü binasını yakıp yıktık bu olmamalıydı, bu da milletin parasıydı, milletin hakkı vardı.' Hiç demedi, demiyor da. Diyanet İşleri Başkanlığının bütçe hesabını soruyor, ama 22 milyon lira harcayıp yaptığımız Malazgirt Endüstri Meslek Lisesinin kimin yakıp yıktığını, Yüksekova Havalimanı inşaatında iş makinelerini kimin yakıp yıktığının hesabını sormuyor. Onları soramazlar, onları söyleyemezler. Onları sormak için yürek lazım, onları sormak için tepesindeki silahlı iradeye karşı çıkmak lazım" diye konuştu.

"O çocukların dağa gitmesini engellemek hepimizin sorumluluğudur"

Çocukların dağa gitmesini engellemenin herkesin sorumluluğu olduğunu hatırlatan Soylu, "O çocukların dağa gitmesinin sorumlusu olarak bu ülkenin bir vatandaşı da, bu ülkenin bir evladı olarak da kendimi görüyorum. Bir şey daha ifade etmek istiyorum; o çocukların dağa gitmesini engellemek hepimizin sorumluluğudur. Bu bilgi evlerini yapmak sorumluluğumuzdur, onlara öğretmen getirmek sorumluluğumuzdur, onları mühendis yapmak, hemşire yapmak, doktor yapmak konusunda iddiamızı ortaya koymak da sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluğumuzu başkalarına havale ederek hiçbir şekilde kurtulamayız. Kötüler kötülük yapmakla mükelleftirler, biz iyiliğimizi ve iyilik medeniyetimizin bütün anlayışlarını ortaya koymak zorundayız" ifadelerini kullandı.

"Ülkemizin bir takım vilayetlerinde uyuşturucu bela olmuştur"

Bazı vilayetlerde uyuşturucu sorunuyla mücadele ettiklerini ifade eden Bakan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin bir takım vilayetlerinde uyuşturucu bela olmuştur. Valimizin de, kaymakamımızın da polis arkadaşım kadar, jandarma arkadaşım kadar, bekçi arkadaşım kadar görevi budur. Maalesef Türkiye'yi hedef ülke olarak belirleyip kendi emellerini gerçekleştirmek isteyenlerle büyük bir mücadele yapıyoruz."

"Muş benim için farklı bir yerdir"

"Birçok yerde hemşehrilik beratı bana vermek istediler. Üniversitelerde doktora vermek istediler. Birçok yerde ismimize bir takım yerler yapmak istediler, bugüne kadar hiç birisine evet demedim" diyen Soylu, şöyle dedi:

"Mümkünse bilgim dahilinde olmayan iş yapmışlarsa da rica ettim, o tabelaları söktürdüm yerine başka bir şey yazdırdım. Ama Belediye Başkanı Feyat Asya, önceki Muş'a gelmemde belediyede böyle bir şey vereceklerini söyleyince, Muş benim için farklı bir yerdir. İki kişinin güzel sözü var Muş için; birisi Adnan Menderes'tir. Muş Havalimanına inerken Muş Ovası'nı gördüğünde veya Muş'un üzerinde uçakla dolaşırken Muş Ovası'nı gördüğünde 'Gücümüzün, güzelliğimizin ne kadar sonsuz olduğunu ve kendi kuvvetimi, kendi gücümü yeniden bulduğumu görürüm' derdi. Bir de kıymetli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Baharın herhalde en güzel karşılandığı şehir bu şehirdir' dediği o güzel cümleler. Allah'ımıza sonsuz şükürler olsun. Burası bize hem güzellik, hem bereket, hem asalet, hem onur, hem de kahramanlık veren güçlü bir kapıdır."

Muş Belediye Başkanı Feyat Asya ise taahhüt ettikleri projeleri tek tek hayata geçirdiklerini ifade etti. Başkan Asya, "Muş Belediyesi olarak 30 Mart 2014 seçiminde bizlere bu görevi layık gören değerli büyüklerimizin ilgisine, halkımızın teveccühüne layık olabilmek için, siz saygıdeğer büyüklerimiz ve öncülerimizin desteği ile seçim beyannamemizde taahhüt etmiş olduğumuz hedeflerimizin birçoğunu tek tek hayata geçirdik. Vaat ettiğimiz birçok projemizin de çalışmaları devam etmekte olup, inşallah bizlere tanınan sürenin sonunda tamamen sonuçlandırmış olacağız. Bu icraatları hayata geçirirken istemeyerekte olsa birçok kez halkımızın, gönüldaşlarımızın huzurunu kaçırdığımız olmuştur. Bu vesileyle hoşgörüleri ve katkılarından dolayı onlara minnettar olduğumuzun bilinmesini istiyorum. Halka, sosyal ve kültürel katkı sağlamak ve olanak tanıma gibi büyük bir sorumluluğumuz bulunmaktadır. Taahhütlerimiz arasında her mahalleye bir bilgi evi inşa etmek ve bunu aktif hale getirmek vardı. Bugün bu taahhütlerimizin iki tanesinin açılışını nasip eden Allah'a hamdolsun. Bilgi evleri, sokağın olumsuz ortamından çocukları güvenli ve kontrollü bir ortamda, ders çalışmalarını, kitap okuma alışkanlığı kazanmalarını, boş vakitlerini yararlı bir şekilde değerlendirmelerini, sosyal alanda yeteneklerini geliştirebilmelerini sağlamak amacıyla kurulmuştur. Aynı şekilde gençlerimize, hanımlarımıza da sosyal ve kültürel faaliyet alanı olacaktır. Toplumun her katmanına yönelik hizmet götürmek bizim asli görevimizdir. Hizmeti merkezi noktalardan ziyade şehrin bütün noktalarına aynı hassasiyetle taşımak bizim başlıca görevimiz. Bizler misyon olarak halka hizmetin Hakk'a hizmet olduğu bilinci ve inancı ile çalışmaktayız. Evet belediyecilik çok meşakkatli, zor bir iştir, ama bizler ilk gün bunu gerçekleştireceğimize dair söz verdi. Bizlere, verdiğimiz sözleri gerçekleştirme imkanı veren Allah'a hamdolsun. Bakanım, bu hizmetleri gerçekleştirirken bizlere olan desteğiniz azımsanmayacak kadar büyük ve motive edicidir. Sizlere karşı hep minnettar olacağız. Bu hizmeti sunarken, bu halkın hizmetlerin en iyisine layık olduğu bilinciyle çalıştık, çalışıyoruz ve çalışacağız. Rabbim bizlere sunduğu imkanlardan dolayı, öncelikle kendisine karşı sonra size ve gönüldaşlarımıza karşı bizleri mahcup etmesin. Allah'ın izni ve inayeti ile daha iyi ve güzel günlerimiz olacaktır" dedi.

Buradaki programın ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve beraberindeki heyet, İl Jandarma Komutanlığında düzenlenen güvenlik toplantısına katılmak üzere ayrıldı.

Bakan Süleyman Soylu, 'O Çocukların Dağa Gitmesini Engellemek Hepimizin Sorumluluğudur'
Bakan Süleyman Soylu, 'O Çocukların Dağa Gitmesini Engellemek Hepimizin Sorumluluğudur'
Bakan Süleyman Soylu, 'O Çocukların Dağa Gitmesini Engellemek Hepimizin Sorumluluğudur'

Kaynak: İhlas Haber Ajansı

Manşet Haberler

title