Bakan Soylu: Hazırlıklı olursak deprem bir hadise olmaktan çıkar, doğa olayı olarak kalır
Haberler » Güncel » Bakan Soylu: Hazırlıklı olursak deprem bir hadise olmaktan çıkar, doğa olayı olarak kalır - Haber

Bakan Soylu: Hazırlıklı olursak deprem bir hadise olmaktan çıkar, doğa olayı olarak kalır

AFAD İstanbul İl Müdürlüğü'nde "Deprem Hazırlık Toplantısı"nın dördüncüsü gerçekleşti.

Bakan Soylu: Hazırlıklı olursak deprem bir hadise olmaktan çıkar, doğa olayı olarak kalır

İl Müdürlüğü'nde " Hazırlık Toplantısı"nın dördüncüsü gerçekleşti. Toplantıya İçişleri Bakanı Süleyman Soylu da katıldı. 

Dördüncüsü gerçekleşen 'Deprem Hazırlık Toplantısı'na İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun yanı sıra, İçişleri Bakan Yardımcısı İsmail Çataklı, AFAD Başkanı Mehmet Güllüoğlu, İstanbul Vali Yardımcısı Yaşar Aksanyar ve ilgili kurumların yöneticileri de katıldı. Soylu'nun konuşmasının ardından, basına kapalı devam eden toplantıda çözüm ortaklarının oluşturduğu Altyapı Çalışma Grubu, Arama Kurtarma Çalışma Grubu, Nakliye Çalışma Grubu, Güvenlik ve Trafik Çalışma Grubu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Çalışma Grubu'nun deprem hazırlıklarına ilişkin sunum yaptığı öğrenildi.Soylu, "Bizler bu toplantılarda, kamu tarafında, müdahale tarafında herhangi bir aksama yaşanmaması için bir gayret ortaya koyuyoruz. Elimizden geldiğince ve kanunların izin verdiği ölçüde, bina stokumuzun depreme dayanıklı hale gelmesi için de yoğun bir gayret gösteriyoruz. Ancak geçen toplantıda da ifade etmiştim, bunu yalnız yapamayız. Vatandaşlarımızın da gayreti, fedakarlığı, tedbiri ve teyakkuzuna ihtiyacımız var" dedi.  "ŞU ANA KADAR 169 TOPLANTI GERÇEKLEŞTİRİLDİ" Soylu, "Bildiğiniz gibi, bir süredir, İstanbul'da olası bir depreme hazırlık yapmak, kurumlarımızın koordinasyonunu, afet planlarını gözden geçirmek, varsa eksikliklerimizi tamamlamak maksadıyla, Türkiye afet müdahale planı kapsamında ve bu planda belirlenmiş başlıklara göre, bir dizi toplantı gerçekleştiriyoruz. her toplantının kendine ait konu başlıkları var, deyim yerindeyse ev ödevleri var ve bunları sırayla ele alıyoruz. Bu plandaki 28 çalışma grubu başlığında toplantılar yapıyoruz. İstanbul'da şu ana kadar 169 toplantı gerçekleştirildi. İstanbul'da yaptığımız son toplantıda zarar tespit, enkaz kaldırma, defin ve çalışma grupları lojistiği başlıklarını ele aldık. Bugün de inşallah güvenlik ve trafik, nakliye, altyapı, gıda tarım ve hayvancılık, arama ve kurtarma başlıkları üzerinde kapsamlı bir çalışma yapmış olacağız" şeklinde konuştu.

"BU ÇALIŞMALAR SADECE İSTANBUL DEĞİL TÜRKİYE'NİN ÇEŞİTLİ İLLERİNDE DE YAPILIYOR"Bu toplantıların sadece İstanbul özelinde değil, Türkiye'nin çeşitli illerinde de tekrarlandığını söyleyen Soylu, "Elbette ki bu toplantı, depreme sadece İstanbul'da hazırlandığımız anlamına gelmemektedir. Bu çalışmalar aynı şekilde Türkiye'nin çeşitli illerinde tekrarlanmaktadır. Elbette ki İstanbul nüfus yoğunluğu ve deprem riski yüksek bir şehir olduğu için, burada yaptığımız çalışmalar daha fazla görülür haldedir. Dolayısıyla buradaki çalışmalar, basınımızda biraz daha fazla yer alabilmektedir ancak, bizim tedbirlerimiz ve planlarımız, tüm Türkiye'nin afetten korunmasını temin etmeye, olası zararların tüm Türkiye'de en aza indirilmesine yöneliktir. Hatta İstanbul'daki çalışmaların başka şehirlere rol model olması, rehberlik etmesi de söz konusudur" ifadelerini kullandı. 

"YAPMAMIZ GEREKEN HAZIRLIKLARIMIZI EN ÜST SEVİYEDE TUTMAMIZDIR"Soylu, sözlerine şöyle devam etti:  "Malumunuz olduğu üzere Çarşamba günü Manisa ilimizde 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. İnanın buradaki elde ettiğimiz tecrübeler, bir önceki İstanbul depreminden elde ettiğimiz tecrübeler ile hemen olaya müdahale ettik. Neler yapabileceğimizi, hep beraber yönetmeye koyulduk. Geçen gün örneğin burada 4 tane grup dinledim. Belki bir tanesinde ufak tefek revizyonlara ihtiyaç vardı, ama 4'ü de mükemmele yakındı. Yine geçtiğimiz aylarda İstanbul'da 5.8'lik bir deprem oldu. Bunun gibi başka illerimizde de hasar vermeyen ama amiyane tabirle "sallayan" depremler meydana geldi. İkazımız şudur ki, bu depremlere bakıp fay hatlarının enerjisinin bittiği, böyle orta depremlerle bu işin atlatılacağı gibi bir düşünceye kapılmak teorik olarak da pratik olarak da bilimsel bir yanılgıdır. Deprem uzmanlarının bile garanti veremediği bir konuda aşırı iyimser çıkarımlar yapmak, doğru değildir. Bizde çok güzel bir atasözü var, "sen işini kış tut, yaz çıkarsa bahtına" olmayabilir de ama bizim yapmamız gereken olacakmış gibi, hazırlıklarımızı en üst seviyede tutmamızdır. Bu konuda tarzımız bu olmalıdır" 

"HASARLI OLDUĞUNU SÖYLEDİĞİMİZ BİNALARDAN ÇIKMIYORLAR"Hasarlı yapılarda yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Soylu, "Binalarımızın kontrol edilmesi gerekiyorsa, etmeliyiz. Takviyesi, onarımı gerekiyorsa, yapmalıyız. Benim anlamadığım bir şey var, hasarlı olduğunu söylediğimiz binalardan çıkmıyorlar. Biz her şeyini karşılıyoruz devlet olarak kiraysa kira, binanın yeniden yapılması gerekirse bu konuda ortaya koyduğumuz çerçevelerle ilgili bütün adımlarımızı atıyoruz ama ben bu binadan çıkmam diyorlar. Nasıl bu meselenin üzerine birlikte gelmeye çalışacağız? Bugün tekrar söylüyorum. Ağır hasarlı bina olarak nitelendirdiğimiz binalardan çıkılması gerekiyor. Sonra hiçbirimiz için eyvah para etmez. Bizim çocukluğumuzda Japonya'nın deprem ülkesi olduğu anlatılırdı ama bizim ülkemizin deprem ülkesi olduğu pek anlatılmazdı. Belki de iletişim imkanları bu kadar yaygın olmadığı için yetkililer, yeterince dikkatimizi çekemiyorlardı. Ancak bir gerçek vardı ki ne devlet ne de millet buna hazır değildi. Bunu hep beraber 1999 depreminde acı bir maliyetle gördük. Yeniden böyle ağır bir maliyetle karşı karşıya kalmak istemiyoruz. ve o günden bugüne de Türkiye'de çok büyük adımlar atıldı. Van depreminde Türkiye'nin yönettiği süreç, hakikaten bütün dünya takdir etti. Oysa bugün iletişim imkanlarımız var, devletimizin imkanları var. Dolayısıyla bu hazırlığı yapabiliriz ve gecikmeden yapmak durumundayız. Çünkü bütün işaretler, bilimsel bütün veriler, bu gerçekle karşı karşıya olduğumuzu göstermektedir. Dolayısıyla gerçekler bize kendisini dayatmadan, bize acılar yaşatmadan, bizlerin kendi gerçeğimizle yüzleşmesinde, tedbir almasında fayda vardır. Binalarımız sağlam olursa, kurumlarımız depreme karşı hazırlıklı olursa, müdahale ekiplerimiz hazırlıklı olursa, deprem dediğimiz hadise, bir yıkım olmaktan çıkar, bir doğa olayı olarak kalır" dedi.  VATANDAŞLARA ÇAĞRIDA BULUNDU Konuşmasının sonunda tüm vatandaşlara çağrıda bulunan Soylu, "Bizler bu toplantılarda, kamu tarafında, müdahale tarafında herhangi bir aksama yaşanmaması için bir gayret ortaya koyuyoruz. Elimizden geldiğince ve kanunların izin verdiği ölçüde, bina stokumuzun depreme dayanıklı hale gelmesi için de yoğun bir gayret gösteriyoruz. Ancak geçen toplantıda da ifade etmiştim, bunu yalnız yapamayız. Vatandaşlarımızın da gayreti, fedakarlığı, tedbiri ve teyakkuzuna ihtiyacımız var. İnanıyorum ki, aziz milletimiz, tarihi boyunca pek çok olayda gösterdiği ferasetini, ayakta kalma refleksini afet meselesinde de gösterecektir" ifadelerini kullandı. 

 


- İstanbul

Kaynak: DHA

Manşet

Haberler