Bakan Çiçek: Muhalefet Edenler, Geçmişte Mayın Temizleme İçin Gerekeni Yapmadı (3 -Son)

Bakan Çiçek: Muhalefet Edenler, Geçmişte Mayın Temizleme İçin Gerekeni Yapmadı (3 -Son)

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Mayın Temizleme İşinin AKP Hükümeti Döneminde Gündeme Gelen Bir Konu Olmadığını Belirterek, Konuya Muhalefet Edenlerin Mayın Temizlenmesi İçin Geçmişte Karar Alınmasına Karşın Gerekeni Yapmadığını Söyledi.

Bakan Çiçek: Muhalefet Edenler, Geçmişte Mayın Temizleme İçin Gerekeni Yapmadı (3 -Son)

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, mayın temizleme işinin AKP hükümeti döneminde gündeme gelen bir konu olmadığını belirterek, konuya muhalefet edenlerin mayın temizlenmesi için geçmişte karar alınmasına karşın gerekeni yapmadığını söyledi. Çiçek, "Karar 1992 yılında alındı. Bu yönteme itirazları varsa ilave yöntemler de söyleyebilirler. Bu kararı vermişiz, bu kararı almışız o zaman neden bunun parası verilmedi. Bu kadar önemli işe para ayrılmadı" dedi.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu'nun ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın isminin değiştirilmesi ile ilgili kanunu tasarısına Bakanların hepsinin imza atıp atmadığını sorması üzerine Çiçek, "Önemli kısmı imzaladı. Bakan arkadaşlarımızın bazıları burada değil. Bu hafta içinde muhtemelen Meclis'e gidecek" yanıtını verdi.

Kat mülkiyeti ile ilgili düzenlemede cezaların alınmaması durumunun sorulması üzerine Çiçek, "Cezalar devlet bütçesi içinde çok yer tutan hususlar değil. Dikkat ederseniz inşaat sektörü büyüme bakımından önemli bir yer tutuyor. Hem de Türkiye'de çarpık şehirleşmenin ortadan kaldırılması bakımından hem istihdam açısından hem de büyüme açısından önemli bir sektör. Yapıların bir kısmı inşaat halinde, bir kısmı plan proje halinde satılıyor. Kişi üzerine geçilmediği için ise sonra problem getiriyor. Burada çok sayıda kırtasiyecilik var" dedi. Kat sahiplerinin bazılarının yurtdışında olması, ulaşılamaması gibi nedenler nedeniyle kat mülkiyetine geçişte engeller olduğunu belirten Çiçek, düzenlemenin Haziran ayında çıkarılmasını ümit ettiklerini söyledi. Çiçek, "Tapu idarelerinde bu cezalar nedeniyle önemli yığılma var. Bunları da ortadan kaldıracağız" dedi.

-"TÜRKLERİN YURTDIŞINDA BELÇİKA BÜYÜKLÜĞÜNDE TOPRAĞI VAR"-

Bir gazetecinin Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ile ilgili kanun tasarısını hatırlatması üzerine Bakan Çiçek, konunun; yarın AKP Grup toplantısında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından gündeme getirilmesini beklediğini söyledi. Bu tartışmaları baştan beri izlediğini söyleyen Çiçek, "Konu evvela doğru olmayan üslupla ve yerli yerine oturan bir tartışma şeklinde sürdürülmüyor. Bu bizim eski alışkanlığımız. En önemli konuları, en hayati konuları bir iç tüketim malzemesi olarak sürdürmeye devam ediyoruz. Bu tip bir tartışma ülkemize bir şey getirmiyor geçmişte de gördük. Mayın temizleme işi AKP hükümeti döneminde gündeme gelen bir konu değil. Bu tartışmalar geçmişte başka konularda da yapıldı. Hatırlarsanız, seçim öncesi yabancıya mülk satışı konusu istismar edildi. Bu tartışmayı yapanlar "vatan toprağı satılıyor' diye her tarafta bu konuyu muhalefet tarzı olarak gündeme getirdiler. Sonra görüldü ki, 1934'ten beri bu itirazları yapanlar, iktidar olduğu dönemde de 1934'ten bu yana, askeri dönemler dahil her dönemde, her sene bu satım yapılmış. Bizim yurtdışındaki vatandaşlarımızın bu ülkelerden satın aldığı toprak büyüklüğü Belçika kadardır. O tartışma bitti, şimdi mayın meselesi ona benzer bir şekilde sürdürülüyor" diye konuştu.

-"GEREĞİNİ YAPMAYIP ULU ORTA SUÇLUYORLAR"-

Mayın temizleme işinin 1992 yılında karara bağlandığını anımsatan Çiçek, "O zaman AKP diye bir parti de yok. Devlet karar alırken ilgili kurumlarla tartışır ve öyle karar alır. 1992 yılında demek ki; bu mayınlardan ülkenin mayınlardan temizlenmezi ve o bölgelerin tarıma kazandırılması kararı alınmış. 1992'den belli bir tarihe kadar karar alınmış ama gereği yapılmamış. Gereği yapılmak için ortaya ödenek konulması lazım. Genelkurmay Başkanlığı'na bu iş devredilmiş. Genelkurmay'ın yazışmalarına rağmen şu an en çok muhalefet edenler dahil gerekli parayı vermemiş" dedi. Konunun bu kısmının da kamuoyu tarafından da iyi bilinmesi gerektiğini ifade eden Çiçek şunları söyledi:

"Biz mayın temizlemeye karşı değiliz diyenler, gereğini yapmayıp ulu orta suçlama yapıyor. Madem temizlenmesinden yanaydın da o halde niye parasını vermedin. Niye gereğini yapmadın. Ben de bu üslupla bunlara paralel bir üslup kullanmış olmayayım. Ama şunu söylüyorum. Bu konu, kimsenin vatanseverliğini sınayacağı bir konu değil. Biz cumhuriyet hükümetiyiz. Bu milletin, işleri görülsün diye canımızı dişimize takıyoruz. Türkiye'nin mutluluğu, refahı için gerekeni yapıyoruz. Bu itirazları yapanlardan biz ne yaptıksa bu vatanseverlik yapanların gerisinde kalıyoruz. Bu üslup doğru değil. Eleştiriler itirazlar olabilir bunu anlarım ama kullandığımız üslup, vatana ihanet, vatan elden gidiyor tarzındaki bir kısım değerlendirmeleri bence doğru değil. Biz otururuz konuşuruz gereğin yaparız ve bunu yaparken tek bir şeyi düşünürüz; ülkemizin menfaati ne gerektiriyor. Ülkemizin menfaati o bölgenin mayınlardan temizlenmesini gerektiriyor. Ve Türkiye'nin taahhüdü 2014'e kadar temizlenmesi lazım. Karar 1992 yılında alındı. Bu yönteme itirazları varsa ilave yöntemler de söyleyebilirler. Bu kararı vermişiz, bu kararı almışız o zaman neden bunun parası verilmedi. Bu kadar önemli işe para ayrılmadı. Bunu da kamuoyunun takdirine sunuyoruz. Umarım birlikte çözümü buluruz ve neticede bu tartışmayı da ülkemizin yararına bir noktaya bağlamış oluruz."

-"TARIM REFORMU SAĞLANACAK"-

Bir gazetecinin Türkiye'de Tarım Havzaları Üretim ve Destekleme Modeli"nde çiftçilerin bir ürünü üretmesi için zorlanıp zorlanmayacağını sorması üzerine Çiçek, hükümetin sadece yönlendirme yapacağı yanıtını verdi. Çiçek, "Yönlendirmeye gitmekte fayda var, ama bir şeyi fazla ürettiğinizde de hep devletten destek bekleniyor. Hangi havza da hangi ürünü yetiştirirse daha fazla karlı olacağını hükümet bilgilendirerek yönlendirecek. Çiftçi, zaman zaman zarar edeceği ürün üretmek yerine ülkenin ihtiyacı olan stratejik nitelikte ürün ekerse hem ülke, hem kendi yararına. Çiftçi menfaati bunu gerektiriyor. Ben de çiftçi çocuğu olduğum için biliyorum. Bir yıl herkes mercimek üretir, sonra çok ekilince elde kalır. İnşallah bu mevzuatı da bu yıl içinde tamamlamış oluruz. Türkiye yeni bir anlayışla tarıma meselesine bakmış olur" dedi.

-"MUHALEFET EDENLERİN İSRAİL İLE NE TİP ANLAŞMALAR YAPTIĞINI BİLİYORUZ"-

Bir gazeteci, "Toplumun farklı kesimlerinin İsrail'e bakışı belli. Bu mayın temizleme işinde İsrail işin neresinde? Bu işe İsrail karışmayacak diyebiliyor muyuz?" şeklinde soru sordu. Çiçek, bir kanunu hazırlanırken "bu ülke, bu şirket" diye yazılmadığını söyleyerek bu durumun spekülatif olduğunu vurguladı. Kanunların genel prensipleri içerdiğini belirten Çiçek, "Onun için bunlar kanundan kaynaklanan değil bir iç tüketim malzemesi olarak kullanılan konulardır. Bunları konuşanların da o ülkeyle ne tip anlaşmalar yaptığını herkes biliyor. Türkiye Cumhuriyeti devletinin, İsrail'le ilgili yaptığı anlaşmalara baktığınızda birçok şeyi görürsünüz" dedi.

Söz konusu kanunun mayından temizlenmeyi ve bu alanı tarıma kazandırmayı amaçladığını söyleyen Çiçek, şartnameyi Genelkurmay, Maliye ve Tarım Bakanlığı'nın belirleyeceğini anımsattı. Çiçek, "Yapılan tartışmaların yüzde 90'ı kanun okunmadan yapılan duyuma dayalı, söylentiye dayalı, önyargıya dayalı dedikoduya dayalı tartışmalardır. Artık yarını bekleyelim, yarın hepimiz göreceğiz. Ümit ederim ülkemiz lehine bir karara bağlarız" dedi. (ANKA)

(ONR/EÖ)