Bakan Babacan, Yatırım Konseyi Toplantısı'nı Değerlendirdi

Bakan Babacan, Yatırım Konseyi Toplantısı'nı Değerlendirdi

Türkiye Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı Sona Erdi. Toplantıyı Değerlendiren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, "Başta Demokratikleşme ve İnsan Hakları Olmak Üzere, AB Sürecinde İç ve Dış Politikalarda Aktif ve Kararlı Bir Tutum İçinde Olunmuştur" Diye Konuştu.

Bakan Babacan, Yatırım Konseyi Toplantısı'nı Değerlendirdi

Türkiye Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı sona erdi. Toplantıyı değerlendiren Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, "Başta demokratikleşme ve insan hakları olmak üzere, AB sürecinde iç ve dış politikalarda aktif ve kararlı bir tutum içinde olunmuştur" diye konuştu.

Türkiye Yatırım Danışma Konseyi Toplantısı'na, 2006 sonu itibariyle dünya genelindeki ciroları toplamı 750 milyar olan, dünya genelinde yaklaşık 2 milyon kişiye istihdam olanağı sağlayan 21 çok uluslu şirketin üst düzey temsilcisi katıldı. Swissotel'de gerçekleştirilen toplantıda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, açılış konuşmasını yaptı. Türkiye'nin 4 sivil toplum örgütünden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı

Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Tahir Uysal'ın yer aldığı toplantının sonunda basın açıklaması yapıldı. Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, basın toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda gösterdiği performansa dikkat çekti. Babacan, "Başta demokratikleşme ve insan hakları olmak üzere, AB sürecinde iç ve dış politikalarda aktif ve kararlı bir tutum içinde olunmuştur. Bu yaklaşımın somut

bir sonucu olarak Türkiye, son yıllarda dünya genelinde dikkat çeken, ilgi uyandıran, yıldızı hızla yükselen, özellikle de yatırımları cezbeden bir ülke konumuna yükselmiştir. Bugün Türkiye, artık uzun vadeli hedefler koyan, bunları kararlılıkla uygulayan ve bunların sonucunda da elle tutulur başarıları elde eden bir süreç içindedir'' dedi.

Hükümet olarak uygulamakta oldukları politikalarla enflasyonun tek haneli rakamlara indirildiğini belirten Babacan, ''Ülkemize gelen uluslararası yatırımlar üretimin artmasına, ekonominin canlanmasına, ekonomimizin çok daha güçlü temeller üzerine yükselmesine ve her şeyin ötesinde işsizliğin azalmasına önemli katkılar sağlamaktadır. Türkiye'nin rekabet gücünü artırmak, ekonomik kazanımlarını kalıcı kılmak, refah düzeyini yükseltmek, tüm vatandaşların tek tek yaşam standartlarını daha yukarı çekmek için

uluslararası yatırımları çekme iradesini muhafaza etmek, hatta daha ilerilere taşımak zorundayız. Bu, Türkiye için bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Dünyadaki tüm ülkeler uluslararası yatırımları çekme konusunda uzun soluklu bir yarış içindedir. Türkiye bu yarışın, bu rekabetin dışında kalamaz. Tersine Türkiye'nin mevcut engelleri de aşarak, çok daha fazla yatırım çekmek için çabalarını sürdürmesi kaçınılmazdır'' diye konuştu.

Gazetecilerin istihadama yönelik çalışmalarla ilgili soruları üzerine Babacan, Türkiye'nin uzun vadeli kalkınmasının ancak fert fert yüksek katma değer üretmekten geçtiğini, Türkiye'de aradığı vasıfta çalışacak eleman bulamayan binlerce firma söz konusu olduğunu söyledi. Babacan, "İşsizlerimizin sahip olduğu özelliklerle kuruluşların, firmaların aradıkları nitelikler arasında çok ciddi uyumsuzluklar söz konusu. Bunun da temelinde eğitimle ilgili sorunlar yatıyor. Sadece bu mesleki eğitim değil, aynı

zamanda üniversite sistemimizle ilgili sorunlar yatıyor. Konu, Türkiye'de yıllarca bir tartışma konusu olarak sürdü geldi. Maalesef çok kısır tartışmaların, kısır çatışmaların sonucunda da Türkiye bu konularda fazla ilerlemeler sağlayamadı. Hele hele yüksek öğrenim konusunda maalesef dünyadan koptuk, çok çok gerilerde kaldık. İnşallah önümüzdeki dönemde tüm bu konulara çok köklü şekilde, korkusuz bir şekilde Türkiye'nin el atması gerekiyor. Bu kronik sorunların hızla çözülmesi gerekiyor. Aksi halde konular

kısır çatışma sahası olarak kalırsa nesillerimize yazık etmiş oluruz ve Türkiye'nin hiç bir zaman o potansiyel büyümesini, hayalimizdeki arzu etmiş gelişmişlik seviyesine ulaşmasını sağlayamayız. Bu konulara hep birlikte ağırlık vermek zorundayız. İdeolojik, siyasi yaklaşımlardan uzak, sadece ve sadece daha iyi yetişmiş nesilleri nasıl Türkiye'de görürüz, bunun için hep beraber toplum olarak çaba göstermemiz gerekiyor'' ifadelerini kullandı.

(SH-CİN-OK-Y)