Babadan kalma miras

İlk olarak NBA Finalleri birinci maçına dönelim. Maçın yıldızı Pascal Siakam, “Gerçekten kelimelerle ifade edemiyorum.

Babadan kalma miras

İlk olarak NBA Finalleri birinci maçına dönelim. Maçın yıldızı Pascal Siakam, “Gerçekten kelimelerle ifade edemiyorum. Babam bu tarz işlerin olmasını çok istiyorken vefat etti… Bunu başardığım için çok mutluyum çünkü bu babamın hayaliydi. Burada bir hikaye var.”

14/17 şut isabeti ile 32 sayı ve yanına eklenen 8 ribaund, 5 asist, 2 blok... Kariyerinde ilk kez NBA Finali oynayan birisi için hiç de fena veriler değil! Maçın ardından verdiği demeçte, “Bir hikaye var.” demişti Siakam. Evet, gerçekten de büyük bir hikâye var. Kamerun’un sıcak ikliminden, Toronto’nun buz kesen parkelerine uzanan bir hikâye…

Pascal Siakam, Kamerun’un küçük bölgelerinden birinde, Douala’da dünyaya geldi. Pascal’ın babası Tchamo, o sıralar yerel belediyenin üst düzey yöneticilerinden biriydi. Sosyal yaşam düzeyleri genele kıyasla ortalamanın üzerinde olan Siakam ailesi, en büyük hayallerini spor üzerine kurmuştu. Bu hayalin temelini atan Tchamo Siakam’ın hedefi, dört oğlunu önce eğitim ardından da sporla buluşturmaktı.

Pascal Siakam dışındaki diğer üç oğlu bu aşamaları başarıyla geçiyordu: Boris Siakam, Doğu Kentucky’den; Christian Siakam, Indiana-Purdue Üniversitesi’nden; James Siakam ise Vanderblit’ten burs teklifi almıştı. Tabii daha öncesinde Kamerun sınırında yer alan Bafia’ya din eğitimlerini almak için gitmişlerdi. Burada bulunan St. Andrews Kilisesi; geniş avlusu, yontulmuş taş çeşmeleri ve ferahlatıcı doğa havasıyla ülkenin genel ikliminden biraz farklıydı. Üç Siakam ferdinin ardından sıra Pascal’a gelmişti. Ancak Siakam biraz zorlu bir süreç yaşayacaktı.

O zamanlarda kilise pederi olan Armel Collins Ndjama, “Pascal geldiği zaman çok heyecanlıydım, bu çocukta farklı bir şeyler vardı. Her zaman dakik, sorumlu ve düzenliydi.” diyor. Bu sıralarda Pascal’ın NBA ile olan ilgisi ise yok denecek kadar az. Zira abileri NBA maçlarını izlemek için uyku düzenlerinden feragat ederken Pascal, bir maç için bu kadar uğraşmayı gereksiz buluyordu. Kilise zamanlarında da fikri sabitti ama yıllar ilerledikçe işler değişecekti…

Pascal Siakam’ın ikinci yılı için Peder Collins, “Çok sakin ve uslu bir çocuktan inanılmaz inatçı ve söz dinlemez bir çocuğa dönüştü. Bazen onu kovmayı bile düşündüm ama sınav sonuçları çok dikkat çekiciydi”ifadelerini kullanıyor. Baba Siakam, oğlu ile her konuştuğunda ona basketbolu öğütlüyordu ama Pascal bunun tam tersini yaparak boş zamanlarını genelde futbol oynayarak geçiriyordu, basketbolu bir türlü sevememişti.

St. Andrew’de iki yıl geçiren Pascal, 2011 yazında yazının başında, bir NBA oyuncusu olan Luc Mbah a Moute’nin kamplarından birine katılmak istedi. Peki basketboldan nefret eden bir çocuk nasıl oldu da bir anda buna karar verdi? Tchamo, Pascal’ı basketbola alıştırmak için çok uğraştım ama bu asla mümkün olmadı. Kiliseden ayrıldığı gün bana gelip ‘Baba ben din eğitimi ile uğraşmak istemiyorum’ dedi. Bunu kabul etmem için tek şartın basketbol olduğunu söyleyince biraz gönülsüz bir biçimde kabul etti. Açıkçası bunu beklemiyordum.” demeçleriyle durumu özetliyordu.

Kamp zamanı geldiğinde ise Pascal’ın oyuna olan ilgisi iyiden iyiye artmaya başlamıştı. Hatta Luc Mbah a Moute’nin kaldığı yere gidip geç saatlere kadar ondan tavsiyeler bile aldığı oldu. Kamp aralarında sürekli çalışıyor, eski kasetleri izliyor ve ders çalışır gibi setlere çalışıyordu. Bütün bu çalışmaların iyice hararetlenmesi ise kamp başındaki bir röportaja dayanıyor. Pascal Siakam’a Afrika’nın başarılı oyuncularıSerge Ibaka ve Luol Deng hakkında görüşleri soruluyor, Siakam’ın cevabı ise, Onlar da kim?” oluyordu. Tabii ki kamptaki çoğu kişinin biraz alaysı, biraz şaşırmış ifadeleri Pascal’ın bu oyuna duyduğu az seviyedeki ilgiyi tavana çekti.

Kamptaki performanslarıyla adından iyice söz ettiren Pascal Siakam, 2013 yılında kolej takımlarından olan New Mexico State’in teklifini kabul etti. Uğraşmaya değmez bulduğu spora olan aşkı tavan yapmış, okyanuslar ve kıtalar aşarak yeni bir maceraya atılmıştı. Ancak bir yıl sonra talihsiz bir haber geldi: Tchamo Siakam, 2014’ün ekim ayında talihsiz bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Pascal’ın babası, NBA’in görkemli arenasında oğullarını görme hayallerine çok yakınken vefat etti. Tabii bu durum Pascal için çok daha zor oldu. Zira babası onun için gerçekçi anlamda “her şey”di.

Hayatın ilk ciddi testi, Pascal’ı yıldırmadı, aksine babasının hayalini gerçekleştirmek için oyuna olan aşkını biraz daha arttırdı. New Mexico’da çıktığı her maça ayakkabısına, RIP DAD” yazan Siakam,“Bu oyuna beni babam alıştırdı, o olmasa ne kiliseye giderdim ne de basketbol oynamaya. Onun ruhu bana güç veriyor, daima.” diyordu.

2016 sezonunun sonuna dek New Mexico forması giyen Siakam, sergilediği performansla draft gözlemcilerinin dikkatini çoktan çekmişti bile. 2016 Draftı’na gelindiğinde 27. sıradan seçim hakkı bulunan Toronto Raptors, Kamerunlu genç yıldızı seçti. Ve Pascal için zor bir sınav daha başladı. Kamerun’un sıcak ikliminden Toronto’nun sert iklimi ve NBA’in dozajı yüksek rekabetçi seviyesi kendisini bekliyordu. Ama o, babasını gururlandırmak için her şeyi yapmaya hazırdı.

İlk yılında 55, ikinci yılında 81 maça çıkan genç oyuncu, takımdan asla kesik yemedi ama takım içerisindeki rolü git gide geriliyordu. Ancak takımı Raptors’ın 2018-2019 sezonuna koç Nick Nurse ile başlaması ve genel menajer Masai Ujiri’nin getirdiği kültür değişiminden de olumlu bir şekilde etkilenmesi, Pascal Siakam için büyük bir şans oldu. Dış şutların daha fazla önem kazandığı 2018-2019 versiyon Raptors’ta dış şutlarını 2018 yazında iyiden iyiye geliştiren Siakam, önemli bir oyuncu konumuna gelmişti.

Değişten oyun felsefesi sonrası pivotlar için dış şut tehdidinin elmas niteliğinde olduğu günümüz basketbolu, adeta Pascal Siakam için kurgulanmış gibiydi. Tepe bölgesi dışında özellikle de diplerden verimli şut performansına sahip olan Pascal, set kurma konusunda dehasını ilk yılından konuşturan Nick Nurse için de biçilmiş kaftandı. Nurse’un sisteminde uzunların hareketliliğine dayanan topsuz oyun setleri, Siakam’ın yıldızını parlatıyordu.

Hücumda artan rolünün yanı sıra, Raptors savunması için de en önemli isimlerden biri Pascal Siakam. Savunmada oldukça cesur. LeBron James ve Kevin Durant ile eşleştiği zamanki agresifliği veya Blake Griffin ile Joel Embiid’e yaptığı gurur kırıcı blokları Siakam’ın savunmadaki cesaretinin kanıtları.

Siakam’ı özel kılan özelliklerini saydık. Ancak onu eşine az rastlanır bir oyuncu kılan şeyfinal serisinde Warriors’a karşı yaptıkları oldu. Raptors, üst üste beşinci kez finalde olan ve art arda üçüncü yüzüğü kovalayan Golden State’in makine düzenini yerle bir ederken, rakibinin tekerine çomak sokan oyuncuların başında Siakam geliyordu. Belki babası Tchamo bunları canlı bir şekilde göremedi, hatta oğlunun draft edilmesini bile göremedi ancak onun ruhu, tıpkı Siakam’ın söylediği gibi, Pascal’ın oyununa pozitif bir güç katıyordu ve o ruh, Siakam’ın belki de en büyük mirasıydı. Bu pozitif güç, Siakam’ın geçtiğimiz geçe 2018-2019 sezonunun en çok gelişme gösteren oyuncusu seçilmesine de fayda sağlamış olabilir. İşte böyleydi Pascal’ın bahsettiği “o hikâye”.

Afrika, kilise, nefret, düzen, sıkılganlık, NBA yüzüğü, sezonun en çok gelişme gösteren oyuncusu… Hikâyenin anahtar kelimeleri ise bunlardı.


YORUMLAR
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.