Babacan: "Türkiye AB İlişkileri Sağduyulu Yürütülmeli"

Babacan: "Türkiye AB İlişkileri Sağduyulu Yürütülmeli"

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye ile AB Arasındaki İlişkilerin Sadece Siyasi Gelişmeler Çerçevesinde Değerlendirilmesinin, Kimi Zaman Kısa Vadeli ve Duygusal Tepkilerin Verilmesine Neden Olduğunu Belirterek, 'Siyasi Konjektür Zaman İçinde Değişebilmektedir. Türkiye AB İlişkilerinin Çok Yönlü Yapısı Dikkate Alınarak, Onurlu Ama Sağduyulu Bir Biçimde Yürütülmesi Büyük Önem Arzediyor' Dedi.

Babacan:

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin sadece siyasi gelişmeler çerçevesinde değerlendirilmesinin, kimi zaman kısa vadeli ve duygusal tepkilerin verilmesine neden olduğunu belirterek, ''Siyasi konjektür zaman içinde değişebilmektedir. Türkiye AB ilişkilerinin çok yönlü yapısı dikkate alınarak, onurlu ama sağduyulu bir biçimde yürütülmesi büyük önem arzediyor'' dedi.

Babacan, TBMM Genel Kurulunda, AB Komisyonunun 2007 yılı yasama ve çalışma programına ilişkin sunum yaptı.

Ali Babacan, AB'nin kendi iç sorunlarını kısa vadede çözebilmesi için biraz daha toleranslı ve sabırlı olunması gerektiğini belirterek, ''Bu yılın ilk yarısında farklı bir gelişme olmazsa, en az 4 faslı açmayı düşünüyoruz'' dedi.

Önümüzdeki süreçte AB ilişkileriyle ilgili atılacak her adımın, Türkiye'nin menfaatine olacağını dile getiren Babacan, ''Müzakere sürecinin Avrupa'da siyasi rant peşinde koşanlar tarafından rehin alınmasına ve bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımlarda geriye gidilmesine asla izin verilmeyecek'' diye konuştu.

''Şu anda 27 üyenin ortak pozisyon belgesinin oluşturulmasını bekliyoruz'' diyen Babacan, şöyle devam etti:

''Hem komisyonun, hem dönem başkanlığının bize verdiği bilgilerde hedeflenen tarihin Mart sonu olduğu, Mart sonuna kadar bu faslın resmen açılmasının mümkün olduğu bildiriliyor. Bu yılın ilk yarısında farklı bir gelişme olmazsa, en az 4 faslı açmayı hedefliyoruz.''

15 Aralık'tan sonra, 8 fasıl ile ilgili nasıl bir yol izleneceği konusunda bir belirsizlik bulunduğunu dile getiren Babacan, ''Kıbrıs sorunu bir kenara konup, bu 8 faslın 8'inde de Türkiye olanca hızıyla çalışmalarına devam etme şansına sahip olacak'' diye konuştu. Babacan, Kıbrıs'la ilgili sorunlar aşılınca, tüm bu fasılların topluca açılabileceğini ifade etti.

Türkiye'nin müktesebata uyum konusundaki çalışmaları çok kısa sürede tamamlayacak birikime sahip olduğuna işaret eden Babacan, şunları kaydetti:

''Artık biz kendi önceliklerimize ve kendi takvimimize göre, AB müktesebatına uyum için ne yapmamız gerekiyorsa, kendi programımızı kendimiz yapacağız. Bu programların taslağı oluştu. 2007-2013 arasındaki 7 yıllık dönemde Türkiye'nin hangi fasılla ilgili hangi yasal düzenlemelerin yapılacağı, hangi kurumsal reformları gerçekleştireceğinin detaylı bir yol haritasını kamuoyuna açıklayacağız.''

AB'nin karmaşık bir dönemden geçtiğini, ciddi bir kafa karışıklığının olduğunu anlatan Babacan, ''Bu dönem AB'nin kendi iç sorunlarını kısa vadede çözebilmesi için biraz daha toleranslı, sabırlı olmamız gerekiyor. Bu dönem geçici; orta ve uzun vadede çok daha farklı ortam olacak'' dedi.

Türkiye'nin AB'nin büyüme dinamosu olacağını, birliğin rekabet gücünü artıracağını ifade eden Babacan, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Enerjiyle ilgili sorunların giderilmesinde önemli katkılar sağlayacak. Tüm bunların anlaşılması için zamana ihtiyacı var. Bizim de önümüzde bu işler için zaman var. Sürece sağuyu hakim olmak zorunda. Duygusal yaklaşımlardan arındırıp, kendimizi rasyonel bir şekilde bu sürecin, zor elde ettiğimiz bir hak olduğunun farkına vararak devam ettirmeliyiz.''