Babacan: Reformları Halkımızın Kazancı Olarak Gördük

Babacan: Reformları Halkımızın Kazancı Olarak Gördük

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, 'Yaptığımız Reformları AB'ye Taviz Olarak Değil, Halkımızın Kazancı Olarak Gördük' Dedi.

Babacan: Reformları Halkımızın Kazancı Olarak Gördük

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ''Yaptığımız reformları AB'ye taviz olarak değil, halkımızın kazancı olarak gördük'' dedi.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu toplantısında konuşan Ali Babacan, kimi AB üyelerinin, Türkiye'nin müzakere sürecini sulandırmak ve tam üyelik hedefini kuşkulu duruma getirmek için çaba gösterdiğine işaret ederek, ''Üye ülkelerin siyasi yaklaşımları nedeniyle açılmaya hazır birçok fasıl bekletilmektedir. Gördük ki bir faslın açılması 15 dakikalık bir seremonidir. Bu gecikecek diye Türkiye bekleyemez, ilerlemeli dedik'' diye konuştu.

Türkiye'de geçen yıl iç siyasal gelişmeler nedeniyle TBMM'nin tam mesai yapamadığını ve kimi reformları gerçekleştiremediklerini belirten Babacan, şunları kaydetti:

''Siyasette yine oldukça gürültülü bir süreçten geçiyoruz. Türkiye geçen yıl nasıl başarıyla bu süreçten geçtiyse, yine geçecektir. Serbest ve özgür tartışma ortamı oldukça şöyle ya da böyle, er ya da geç aklı selim galip gelecektir.''

Türkiye'de halkın reformlara güçlü destek verdiğini ve bunun sürmesini istediğini anlatan Babacan, ''Türkiye'de köklü bir dönüşüm yaşanıyor. Böylesine köklü dönüşümler sancıları beraberinde getirir. Sessiz ve sakin olmaz'' dedi.

-Olli Rehn-

AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ise Türkiye'nin AB üyelik müzakerelerinin hızla sonuçlanmasını beklememesi gerektiğini belirterek, ''Diğer aday ülkeler gibi Türkiye'nin de AB yolunda birçok pit-stop var. Buralarda AB standartlarına uyumda ilerlemeler kontrol edilerek motoru daha iyi çalışmaya hazırlıyoruz'' diye konuştu.

Slovenya'nın dönem başkanlığı sırasında rekabet hukuku ve fikri mülkiyet olmak üzere 2 fasılda daha müzakerelerin başlatılacağını belirten Rehn, istenilen açılış kriterlerini karşılaması durumunda Türkiye'nin, sermayenin serbest dolaşımı, kamu alımları, rekabet politikası, sosyal politika ve istihdam, gıda güvenliği, veterinerlik, vergilendirme ve çevre olmak üzere 7 fasılda daha müzakereleri başlatabileceğine işaret etti.

Rehn, ''Hepsi birer Kopenhag kriteri olan hukukun üstünlüğünün ve temel hakların güvence altına alınması, iyi işleyen piyasa ekonomisi ve AB müktesebatının doğru şekilde uygulanması için, yargı reformuna ihtiyaç duyuluyor'' dedi.

Türkiye'nin, Avrupa değerlerine saygı göstererek ilerlemesinden yana olduklarını kaydeden Rehn, ''Türkiye, israf edilmiş bir yıla daha katlanamaz. Demokratik ilkelerde ve reformlarda gerileme değil ilerleme bekliyoruz'' dedi.