Babacan'ın BM Temasları

Babacan'ın BM Temasları

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Toplantısına Katılmak İçin Gittiği New York'ta Bir Dizi Temasta Bulunan Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ile Bir Araya Geldi. Yaklaşık 45 Dakika Süren Görüşmeden Sonra Rehn Yaptığı Açıklamasında, Türkiye'nin Yeni Anayasayı Kopenhag Kriterleri Çerçevesinde Düzenlemesi Gerektiğini Söyledi.

Babacan'ın BM Temasları

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu toplantısına katılmak için gittiği New York'ta bir dizi temasta bulunan Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ile bir araya geldi. Yaklaşık 45 dakika süren görüşmeden sonra Rehn yaptığı açıklamasında, Türkiye'nin yeni anayasayı Kopenhag Kriterleri çerçevesinde düzenlemesi gerektiğini söyledi.

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Babacan ile görüşmesinin ardından bir açıklama yapan AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Rehn, AB-Türkiye ilişkilerini nasıl göründüğü yönündeki bir soruya, "Her şey rayında. Önemli bir süreçten geçtik ve süreci yeniden canlandırmanın zamanı geldi. Reformların kısa süre içinde yeniden ilerlemesini bekliyorum" yanıtını verdi. Açıklanacak ilerleme raporu öncesi, hükümetten güçlü bir adım bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine Rehn, "Bunu Türk Hükümeti'ne

sormalısınız. Ama bu konuları da konuştuk. Anayasa reformunu konuştuk. AB'nin bakış açısından önemli olan, Türk Hükümeti ve Parlamentosu'nun, anayasayı Kopenhag Kriterleri çerçevesinde düzenlemesidir. Özellikle temel hak ve hukukun üstünlüğü açısından bu yapılmalıdır. Bunlar AB toplumunun, kendine güvenen bir toplumun temelidir. Türkiye'nin anayasa reformunu yaparken bunları göz önünde bulunduracağına inanıyorum'' dedi.

Türkiye'de ifade özgürlüğü üzerindeki kısıtlamaların çok daha önce gözden geçirilmesini beklediklerini ve hala 'gecikmeden ve uygun bir şekilde' bunun tamamlanmasını beklediklerini kaydeden Rehn, "Böylece Türk yasaları temel hak ve özgürlükleri, aynı zamanda dini özgürlükleri de AB açısından karşılamış olacak" diye konuştu.

İfade özgürlüğünün neyi karşılaması gerektiği sorusuna ise Rehn, ''Gazeteciler ve yazarlar hakkında kritik ama şiddet içermeyen yazıları nedeniyle çok sayıda davalar açıldı ve hatta kararlar verildi. Bu, AB'nin açık toplum ilkelerine de, Türkiye'nin çıkarlarına da uygun değil. Eminim bu reformlar gecikme olmadan gerçekleştirilecek. Yeni anayasanın buna saygılı olacağına inanıyoruz. Bu, Türkiye-AB sürecini canlandırmanın en iyi yolu olacaktır'' ifadeleri ile yanıt verdi.

Başörtüsü sorunu ile ilgili daha önce yaptığı açıklamalar konusunda, "Kastettiğiniz, başörtülü şekilde üniversitelere de mi girilmesin" sorusu üzerine Rehn, "Bu Türkiye'nin iç tartışması. Bizim açımızdan önemli olan, bu konu hakkında yapılacakların, konu ile ilgili bir kararı da bulunan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ile uyuşup, uyuşmadığı. Başka bir deyişle, buna saygılı olup, olmadığı. Türkiye'nin AB süreci demokratik laikliğin çapasıdır'' dedi.

(HE-OYK-OYK-ÖZ-Y)