Atib'den İftar Programı

Atib'den İftar Programı

Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Merkezince Almanya'nın Köln kentinde iftar programı düzenlendi.

Atib'den İftar Programı

Avrupa Türk İslam Birliği (ATİB) Genel Merkezince Almanya'nın Köln kentinde iftar programı düzenlendi.

ATİB Genel Başkanı Durmuş Yıldırım, iftar programında yaptığı konuşmada, dünyadaki İslam coğrafyasında yaşanan sıkıntı, zulüm ve akan kanın devam ettiğine vurgu yaptı.

"Milyonlarca Müslüman şu mübarek aylarda dahi evlerini barklarını bırakıp mülteci durumuna düşmüş durumda." diyen Yıldırım, "Bir tas çorbaya, bir dilim ekmeğe muhtaç duruma düşürülmüşler. Maalesef içinde yaşadığımız dünyada insan haklarından bahsedenler, hak ve hukuktan bahsedenler, demokrasiden bahsedenler yıllardır bu dramı görmüyorlar." ifadesini kullandı.

Yıldırım sözlerine şöyle devam etti:

"Yıllardır Suriye'de, Filistin'de, Irak'ta, Myanmar'da, Doğu Türkistan'da maalesef kan ve gözyaşı bitmedi, her gün devam ediyor. Ramazan-ı Şerife de bu vesileyle buruk şekilde girdik. Demokratik hakları olan protesto haklarını kullanan Filistinlilere karşı israil askerlerinin hunharca gerçek mermilerle saldırarak onlarca Filistinliyi şehit etmeleri ve yüzlercesini de yaralanmasına şahit olduk. Bu ölen insanlar Müslüman olduğu için dünya devletleri kör ve sağır olarak davranıyor. Biz Müslümanlar olarak bunların acısını yakından hissediyoruz. Bu manada bir tek Türkiye'miz bu insanlara destek sağlıyor ve bu zulme sesini yükseltiyor."

Geçen yıl sadece Almanya'da 950'den fazla camiye saldırı düzenlendiğini kaydeden Yıldırım, "Son yıllarda Avrupa'da artan bu ırkçılıktan dolayı nasıl bir konumla karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor. Geçtiğimiz günlerde Solingen faciasının 25. yıl dönümünü yaşadık ve yaşamını yitirenleri rahmetle andık. Bu faciadan ders alınmadığını gördük. NSU cinayetleri gibi cinayet ve saldırıların devam ettiğini gördük. Bunlar yıllardır Avrupa'da yaşayan Müslümanalar olarak bizi endişeye sevketmekte." dedi.

Yıldırım, "Biz burada kanunlar çerçevesinde eşit haklara sahip şekilde barış ve huzur içinde yaşama gayreti içindeyiz. Bu noktada bizim malımız, canımız, bütün kuruluşlarımız, mabedlerimiz bu ülkenin emniyet güçlerine ve kolluk güçlerine aittir diye düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

"Türkçeyi kullanmayan gençlerin oranı yüzde 40"

AK Parti istanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Avrupa'da yaşayan Türklerin anadilleri olan Türkçeyi korumaları gerektiğine vurgu yaparak, gençler arasında azalan Türkçe iletişime dikkati çekti.

Türkçenin korunması gerektiğini belirten Yeneroğlu, şunları kaydetti:

"Özellikle gençlerimizin durumuna baktığımız zaman bugün itibarıyla gündelik hayatta Türkçeyi hiç konuşmayan gençlerin oranı Almanya'da yüzde 40 düzeyine gelmiştir. Aslında bu durum bizim ne kadar büyük sorumluluklar içinde olduğumuzu, her bir bireyin, her bir sivil toplum kuruluşunun en öncelikli sorumluluğunun anadilimizin Türkçemizin korunması olmalıdır. Türkçemizin değerlerimize, medeniyet tasavvurumuza ulaşma yolu, kaynağı olduğunu unutmamamız gerekir. Bundan sonra bu konuda hep birlikte çok daha fazla çalışmamız gerektiğinin de altını çizmek istiyorum."

Avrupa'daki toplumun en büyük sorunlarından bir diğerinin ise ötekileştirilmeden kaynaklanan ayrımcılık olduğunu aktaran Yeneroğlu, "Avrupa'da ırkçı akımların gün geçtikçe daha da büyümesinden kaynaklanan bir dizi yeni sorunlarla karşı karşıyayız. Eşit haklarda mücadele edebilmek için katılımımızı mutlaka arttırmamız gerekiyor. Almanya'da sosyal ve siyasal hayatta çok daha güçlü bir biçimde kendi değerlerimizle var olmamız gerekiyor. Çocuklarımıza kendi değerlerimizi öğretmek konusunda da çok büyük sorumluluklarımız var." dedi.

"Camilere yapılan saldırılar kabul edilemez"

Köln Başkonsolosu Ceyhun Erciyes ise yaşadığımız toplumdaki ırkçılık ve ayrımcılığa dikkati çekerek, bu kesimlere karşı birlik ve beraberliği güçlendirmek gerektiğini, ramazan ayının ise bunun için iyi bir vesile olduğunu ifade ederek, "Almanya'da son dönemlerde maalesef birçok camiye ve derneğimize saldırılar oldu. En kutsal yerler olan ve ibadet özgürlüğünü yok sayan bu davranışlara karşı sesimizi daha gür bir şekilde çıkarmalıyız. Bu saldırıları kesinlikle kabul etmiyoruz ve kınıyoruz." şeklinde konuştu