Atatürkçü Düşünce Derneği'nden Gaziler Günü Mesajı

Atatürkçü Düşünce Derneği'nden Gaziler Günü Mesajı

Şırnak'ın Silopi İlçesinde Faaliyet Gösteren Atatürkçü Düşünce Derneği (Add) Şube Başkanı Dündar Kesik, "Gazilerimizin ve Şehitlerimizin Dul ve Yetimlerinin Anılarını Yüceltmek, Onlara Sahip Çıkmak ve Saygılı Olmak, Ulusumuzun Tarihine ve Geçmişine Olan Bağlılığının İfadesidir" Dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği'nden Gaziler Günü Mesajı
19.09.2007 17:50 | Son Güncelleme: 19.09.2007 17:50

Şırnak'ın Silopi ilçesinde faaliyet gösteren Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Şube Başkanı Dündar Kesik, "Gazilerimizin ve şehitlerimizin dul ve yetimlerinin anılarını yüceltmek, onlara sahip çıkmak ve saygılı olmak, ulusumuzun tarihine ve geçmişine olan bağlılığının ifadesidir" dedi.

Dündar Kesik, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, "Yurt ve ulus sevgisi, ulusumuzun değişmez özelliklerinin başında gelir. Bu nedenledir ki her Türk çocuğu, kız ya da erkek fark etmez asker doğar ve asker ölür. Çünkü bilir ki yurt savunması gündeme geldiği zaman iki eli kanda da olsa öncelikli görev yurdun savunulmasıdır. Dedeleri de, nineleri de öyle yapmışlardır. Kurtuluş Savaşı'nda erkeğinin yanında mermi sallayan da, çocuğunun üstündeki battaniyeyi alıp mermileri örten de

bizim kahraman ninelerimizdir. Bunların bir bölümü şehit, bir bölümü de gazi olmuşlardır. Hepsini saygı ve rahmetle anıyoruz. Gazilerimizin ve şehitlerimizin dul ve yetimlerinin anılarını yüceltmek, onlara sahip çıkmak ve saygılı olmak, ulusumuzun tarihine ve geçmişine olan bağlılığının ifadesidir. TBMM, Sakarya Zaferi'nin ardından 19 Eylül 1921 tarihinde, savaşı bizzat yönetip zaferle sonuçlandıran Mustafa Kemal'e gazilik unvanı ve mareşallik rütbesini verip, yüce ulusumuzun vefa duygusunun en güzel

örneğini sunmuştur. Bu nedenle 19 Eylül tarihi her yıl 'Gaziler Günü' olarak kutlanır. Ulusumuz Kurtuluş Savaşı'ndan sonra da ne yazık ki hem içte hem de dışta savaşmak zorunda kalmış, buralarda da pek çok şehit ve gazi vermiştir Oysa Büyük Atatürk, bu saygınlığı o yoksul ülke döneminde 'Yurtta barış, dünyada barış' ve 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkeleriyle sağlamıştı. İç savaşlarımızda, gencecik asker ve subaylarımızın yanında polisimiz, öğretmenimiz, ebe ve hemşiremiz, muhtarımız,

korucumuz, sokakta oyun oynayan çocuğumuz, dağdaki çobanımız ve hatta kundaktaki bebelerimiz bile ya şehit ya da gazi oldular" dedi.

(MD-SK-CC-Y)

Kaynak: İHA

Haber Yorumları
500
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
title