Astımdan Korkma, Dost Olmaya Bak!
Haberler » Sağlık » Haber

Astımdan Korkma, Dost Olmaya Bak!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Levent KART astımla dost olmanın yollarını sizler için anlattı.

Astımdan Korkma, Dost Olmaya Bak!

Kelimelerin gücünü kim inkar edebilir? Bazı kelimeler vardır hayatınızı değiştirir, yepyeni yollar açar size. Bazı kelimeler vardır ki korku salar insana ve kalbinin en derinine... Tıpkı bir hastalık kelimesi gibi! Ancak şunu kaçırır insan, hastalık ne olursa olsun kendine inanmak ve tedaviye güvenmek hastalıkları yenmekteki en güçlü silahtır. Astım hastalığı da tam olarak böyledir. Önce korkutur, hayatının eskisi gibi olmayacağını ve bütün yaşamı boyunca bir anda gelen krizlerle boğuşacağını düşünür. Oysa astım tedavi edilebilir bir hastalıktır ve astımla dost olmak mümkündür.

ASTIM NEDİR?

Astım, dış ortamda bulunan çeşitli alerjenler, soğuk havaya maruz kalma gibi tetikleyici faktörlere bağlı olarak bronşların daralması ile ortaya çıkan ve ataklarla seyreden kronik bir akciğer hastalığıdır. Dünya'da yaklaşık 300 milyon insanın etkilendiği bir hastalık olan astım problemi ülkemizde her 100 erişkinden 5-7'sinde görülmektedir.

ASTIM BİRÇOK FAKTÖRE BAĞLI OLARAK ÇIKABİLİR

Astım hastalığının görülme sıklığı ülkeden ülkeye değişse de hava kirliliğinin yüksek olduğu bölgelerde görülme oranı artmaktadır. Hava kirliliğinin yanında astıma sebep olan birçok genetik ve çevresel faktör vardır. Her ne kadar birçok risk faktörü olsa da astım hastalığı doğru tanı ve tedavi yöntemleriyle çözümü olan bir hastalıktır. Buna rağmen yetersiz takip nedeniyle istenildiği oranda kontrol altına alınamamaktadır. Tam da bu sebeple hastaların tedavi takvimlerine sadık kalmaları çok önemlidir.

ASTIMA SEBEP OLAN ETKENLER

Astıma sebep olan faktörleri çevresel ve genetik olarak 2 sınıfa ayırmak mümkündür. Bu sınıflandırma ışığında genetik sebepleri; cinsiyet, obezite, kişinin alerji varlığı, bronş hiperreaktivitesi, atopi çevresel sebepleri; alerjenlere, toz ve kimyasal maddelere maruziyet şeklinde özetlemek mümkündür. Bunların dışında;

- Sigara dumanına maruz kalma,
- Yüksek hava kirliliğine maruz kalma,
- Evcil hayvanlar ve çeşitli böcekler,
- Parfüm ve deterjan gibi uyaranlar,
- Viral üst solunum yolu enfeksiyonları, bazı ilaçlar, gastroözefageal reflu,
- Ev tozu akarlarına maruz kalma,
- Polenler ve küf mantarları,
- Ani yaşanan ısı değişimleri,
- Rutubet
- Çeşitli gıdalar ve bazı ilaçlar,
- Stres, astıma sebep olan diğer etkenlerdir.

FARKLI BELİRTİLERLE ENTEGRE ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKAR

Astımla ilgili birçok belirti söz konusudur. Buradaki önemli nokta bu belirtilerin tek başlarına astıma işaret etmemelerdir. Başka hastalıklarla benzer belirtiler gösterdiğinden astımla ilgili olan kısmı diğer belirtilerle entegre şekilde gözlenmesi durumudur. Şöyle ki;

- Kuru öksürük,
- Göğüste oluşan baskı hissi,
- Nefes darlığı,
- Hırıltılı solunum gibi belirtiler için tek başına astım belirtisi diyemeyiz.

ANCAK BU BELİRTİLER;

- Tekrarlayan nöbetler şeklinde gelirse,
- Özellikle de gece veya sabaha karşı görülürse (hastayı uykudan uyandıracak kadar tesirlidir)
- İlaç yoluyla geçerse ya da kendiliğinden giderse bu belirtiler bizim için astım tanısı adına kabul edilen belirtilerdir.

ASTIM HASTALIĞINDA KİMLER RİSK ALTINDA?

Astım hastalığı oldukça komplike bir hastalıktır. Kişiye ve duruma göre değişik etkenler astımın çıkış noktası olabilir. Nasıl ki entegre belirtilerle ortaya çıkıyorsa yine entegre nedenlerle kişiden kişiye farklılık gösterir ve risk faktörleri değişir. Ancak kişiye bağlı belli faktörler var ki astım için oldukça elverişli bir kaynak yaratır.

- Astım hastalığının en önemli sebebinin genetik bir miras olduğu bilinen bir gerçektir. Bu durumda anne ya da babanın astım olması durumunda çocuğun astım olma oranı 3'te 1'ken anne ve babanın ikisinin de astım olması durumunda bu oran 3'te 2'ye çıkıyor.

- Bunun dışında kişinin kilolu olması da astım hastalığı için hastayı kolay bir hedef konumuna getiriyor. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, kilolu kişilerde hormon benzeri bazı maddeler hava yolu enfeksiyonunu etkiliyor ve astımın gelişmesini kolaylaştırıyor.

ASTIM, TEDAVİ İLE KONTROL ALTINA ALINABİLİR

Astım hastalığı çok ilerlemiş safhalarda olmadığı sürece kolayca kontrol altına alınıp hastaların normal bir hayat sürmeleri sağlanabilir. Düzenli tedavi görüldüğü takdirde astım kişilerin yaşam kalitelerini etkileyen bir hastalık değildir. Ancak tedavi takviminin aksatılması ya da bilinçsiz ilaç kullanımı hastalığın ilerlemesine sebep olabileceği gibi geri döndürülemez sonuçlara yol açabilir. Bu sebeple doktorun belirlediği takvime bağlı kalmak çok önemlidir.

Astım tedavisinde amaç, hava yollarındaki mikrobik olmayan iltihaba bağlı daralmaları gidermek ve hastanın daha rahat nefes almasını sağlamaktır. Bu grupta genel olarak solunum yoluyla alınan ilaçlar yer alır. Hastanın nefes darlığı, hırıltılı solunumu ve öksürüğü azalır. İkinci grupta ise hastalığı kontrol altına alan yani tedavi eden ilaçlar yer alır. Tedavinin bu aşamasında kullanılan ilaçlar solunum yoluyla alınabileceği gibi tablet ya da enjektabl şeklinde de alınmaktadır.

ASTIM HASTALARI İÇİN ÖNERİLER...

- Polenlerin en yoğun olduğu dönemlerde gerekmedikçe açık havaya çıkılmamalı polenin yoğun olduğu piknik alanlarında bulunmamalı,
- Polenlere önlem olarak ev ve arabalarda polenleri tutan hava filtreleri kullanılmalıdır.
- Yine polenlerin yoğun olduğu dönemde kapı ve pencereler kapalı tutulmalıdır.
- Astımın en önemli sebeplerinden biri olan küf mantarlarından korunmak için evin rutubetli bölümleri onarılmalı, ev sürekli olarak havalandırılmalıdır.
- Sigara kesinlikle içilmemeli, kişi evinde ya da çevresinde sigara içilmesine izin vermemelidir.
- Evcil hayvanlara karşı alerjisi olan astım hastaları evde hayvan beslememeli, yakın temaslarda maske kullanmalı.
- Parfüm, talk pudrası, saç spreyi ve boya gibi kuvvetli koku ve spreylerden uzak durulmalıdır.
- Yatağın nevresim ve çarşafları her hafta mutlaka değiştirilmeli ve her gün havalandırılmalıdır.
- Klima kullanılmamalı, kullanılacaksa da filtre taktırılmalı ve bakımı düzenli olarak yaptırılmalı,
- Soğuktan ve hastalıklardan korunmalı ve mutlaka grip aşısı yaptırılmalıdır.