Asırlık Fabrikadaki Eserlere Ziyaretçi İlgisi

Asırlık Fabrikadaki Eserlere Ziyaretçi İlgisi

Paleolitik çağdan Helenistik, Roma ve Osmanlı dönemlerine kadar tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Adana'da, asırlık mensucat fabrikasının restore edilmesiyle oluşturulan müze kompleksi 1,5 yılda 350 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı.

Asırlık Fabrikadaki Eserlere Ziyaretçi İlgisi

İSMİHAN ÖZGÜVEN - Paleolitik çağdan Helenistik, Roma ve Osmanlı dönemlerine kadar tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Adana'da, asırlık mensucat fabrikasının restore edilmesiyle oluşturulan müze kompleksi 1,5 yılda 350 bine yakın ziyaretçiyi ağırladı.

Adana'da 1907 yılında yapılan Milli Mensucat Fabrikası'nın müze kompleksi olarak restore edilmesiyle 2017 yılının Mayıs ayında açılan arkeoloji ve geçen ağustos ayında 2 hangarın restore edilmesiyle ziyaretçi kabulüne başlayan mozaik bölümlerinde yer alan eserler büyük ilgi görüyor.

Hitit Fırtına Tanrısı Tarhunda'ya ait taş heykel, Karataş ilçesinde denizden çıkarılan bronz erkek heykeli, Nuh'un Gemisi mozaiği başta olmak üzere birbirinden dikkati çekici mühürle çok sayıda lahdin yer aldığı müze, kronolojik sıraya göre yerleştirilen eserleriyle adeta tarihe yolculuk yaptırıyor.

Tamamlandığında 68 bin metrekare alan üzerinde yer alacak, içerisinde arkeoloji ve mozaiğin yanı sıra tarım, sanayi, kent ve çocuk müzesinin de bulunacağı kompleksle kentin tarihinin yanı sıra ekonomik ve kültürel geleneği de anlatılacak.

Adana Müze Müdürü Nedim Dervişoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, hem arkeoloji hem de mozaik bölümlerinin birbirinden değerli eserlere ev sahipliği yaptığını söyledi.

Müzeye gösterilen ilginin sevindirici olduğunu aktaran Dervişoğlu, "1,5 yıl içerisinde ziyaretçi sayımız 350 bine yaklaştı. Bu yıl ziyaretçi sayısının daha da artacağını düşünüyoruz." dedi.

Nedim Dervişoğlu, tarım müzesini de açmak için çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü kaydederek, bu bölümün de hizmete girmesiyle ziyaretçi sayısında artış yaşanacağını kaydetti.

Türkiye ve dünya açısından müzecilik anlamında ayrı bir yeri olacak çalışmaların sürdüğü Tarım Müzesi ile bölgenin geçmişten günümüze bu alandaki geleneğinin anlatılacağını vurgulayan Dervişoğlu, ayrıca burada yıllar boyu kullanılan tarım aletlerinin de sergileneceğini belirtti.

İkinci etap çalışmaları arasında tarımın yanı sıra sanayi, kent, dijital ve çocuk müzesinin de yer alacağını aktaran Nedim Dervişoğlu, bunların tamamının açılmasıyla Adana'nın birbirinden farklı müzelerin bir arada bulunduğu, kentin tarihi, ekonomik yapısı ve kültürüyle ilgili bilgilerin yer alacağı çok geniş bir komplekse kavuşacağını söyledi.

Bir başka yerde tematik olarak bütün bölümlerin bir arada olduğu böylesi bir müzenin bulunmadığını dile getiren Dervişoğlu, "İlk kez Adana'da olacak. Çünkü Adana'nın bunu hak ettiğine inanıyoruz. Kültür ve Turizm Bakanlığımız, Kültür Varlıkları Müzeler Genel Müdürlüğü hepsi de buna inanmış vaziyette. Bu bölgenin lokomotifi şeklinde olacak, çünkü biliyorsunuz ki 'Adana' dendiği zaman 'Çukurova' dendiği zaman akla tarım geldiği için bu tarım müzesinin olması, sanayi müzesinin olması kaçınılmazdı." diye konuştu.

Müze kayıtlarında toplam 65 bin eserin bulunduğunu ifade eden Adana Müze Müdürü Dervişoğlu, teşhir edilen eser sayısının ise 1350 civarında olduğunu, ilerleyen dönemlerde yapılacak olan diğer bölümlerde de değişik eserlerin sergileneceğini sözlerine ekledi.

"Burası gayet güzel olmuş"

Müzeyi ziyaret edenlerden öğrenci Eren Eskitaş, Adanalı olmasına rağmen müzeyi ilk kez ziyaret ettiğini ve adeta hayran kaldığını söyledi.

Ziyaretle Çukurova'nın tarihiyle ilgili bilgi sahibi olduklarını dile getiren Eskitaş, "Burası gayet güzel olmuş. Gayet tatmin edici bir yer, bu kadarını beklemiyordum. Çukurova yöresinin tarihine tanıklık ettik. Eski insanların yaşantısı hakkında fikir edinmiş olduk." ifadesini kullandı.

Öğrenci Sena Nur Çoğalan da müzeyi çok beğendiğini ve herkesin burayı mutlaka görmesi gerektiğini kaydetti.

Çoğalan, müze kompleksinde özellikle taban mozaiklerini çok beğendiğini aktardı.

Ziyaretçilerden Emine Güler de İzmir'den geldiğini ve müzeyi hayranlık duyarak gezdiğini dile getirdi.

Müzede, eserlerin salonlarda kronolojik sıraya göre yer alması ve kullanılan aletlerin yavaş yavaş değiştiğini yakından gördüklerini dile getiren Güler, "Biz gezmeyi, değişik yerleri görmeyi seven insanlarız. Burası gelinip görünmesi gereken yerlerden diye düşünüyorum. Adana'nın tarihinin eski olduğunu bilmiyordum." şeklinde konuştu.

Kaynak: AA