Antalya: AB'de İslam ve İslamofobi

Antalya: AB'de İslam ve İslamofobi

Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını Gözlem Komitesi'nin (Eumc) "Avrupa Birliği'nde İslam: Ayrımcılık ve İslamofobi" Başlıklı Raporunun Sonuçlarını Değerlendiren Türkiye Araştırmalar Merkezi (Tam) Vakfı Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen, Tam'ın Kasım Ayı Sonunda Açıkladığı İslam Araştırmasının Sonuçlarıyla Örtüşen Raporun Verilerinin Almanya Başta Olmak Üzere, Avrupa Birliği (AB) İçerisinde Yüks...

Antalya: AB'de İslam ve İslamofobi

Avrupa Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığını Gözlem Komitesi'nin (EUMC) "Avrupa Birliği'nde İslam: Ayrımcılık ve İslamofobi" başlıklı raporunun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM) Vakfı Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen, TAM'ın kasım ayı sonunda açıkladığı İslam araştırmasının sonuçlarıyla örtüşen raporun verilerinin Almanya başta olmak üzere, Avrupa Birliği (AB) içerisinde yükselen İslam karşıtlığının önüne geçmek için harekete geçilmesi gerektiğine bir kez daha işaret ettiğini söyledi.

İslam'ın yabancı olarak görülmeyip, katılımcı biçimde toplumsal alana çekildiği ülkelerde İslam imajının görece daha iyi olduğunun rapora da yansıdığının altını çizen Şen, bu bağlamda Almanya'nın reddiyenin daha güçlü olduğu Fransa'dan daha iyi durumda olduğunu söyledi. Müslümanların politik sahada daha da güçlendirilmesinin kötü kamuoyu imajını gidermek için zorunluluğuna işaret eden TAM Direktörü, bunun iyi işleyen bir sivil toplum yapısı ve bu bağlamda da güçlü bir demokrasi için zorunlu olduğunu belirtti.

TAM'ın kasım ayı sonunda kamuoyuna duyurulan bir araştırmanın sonuçları, 2000-2001 yılları arasında Alman Parlamentosu gündemine 275 kez gelen İslam'ın daha sonra 2003-2004 yıllarında 401'e yükseldiğini gösteriyor.

Tartışma içeriklerinde meydana gelen değişiklikler de çarpıcı, üç yıllık süre zarfında tüm tartışmalar içerisinde İslam'ın Avrupa'ya ait olmadığını vurgulayan 'hakim kültür' ağırlıklı tartışmaların oranı yüzde 12'den yüzde 13'e yükselirken, İslam'ın insan hakları, aydınlanma ve demokrasinin uzağında olduğu vurgusunu yapan farklılık tonlaması yüzde 1.5'den yüzde 5.5'e yükseldi. En çarpıcı sonuçlarsa tehlike vurgulamalarındaki yükseliş ve hoşgörü vurgulu beyanlardaki oransal azalmada ortaya çıkıyor. 2000-2001 yılları arasında gerçekleşen parlamento tartışmalarında İslamı şiddet, terör ve agresyon ile ele alan tehlike vurgulu ifadeler, yüzde 9.4'lük paya sahipken, bu oran 2003-2004 yıllarında yüzde 24.4'e yükseldi. İslam ile diyalog içerikli onu Avrupa kültürünün bir parçası olarak gören ve Müslümanları terörizmin kurbanı olarak yansıtan beyanlarsa yüzde 73.8'den yüzde 50'ye düşmüş bulunuyor.