Ankara: TBMM Genel Kurulu'nda 2007 Bütçe Müzakereleri

Ankara: TBMM Genel Kurulu'nda 2007 Bütçe Müzakereleri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Erken Seçim Konusunda Yaptığı Değerlendirmelerin Muhatabının Cumhurbaşkanı Değil Türkiye'deki Muhalefet Olduğunu Söyleyerek, "Cumhurbaşkanı'nın Nasıl Seçileceği Anayasanın 101. ve 102. Maddelerinde Yazılı. Oraya Gitme Vasfına Haiz Olanlar Gidecek, Kim Haizse O Gidecek" Dedi.

Ankara: TBMM Genel Kurulu'nda 2007 Bütçe Müzakereleri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, erken seçim konusunda yaptığı değerlendirmelerin muhatabının Cumhurbaşkanı değil Türkiye'deki muhalefet olduğunu söyleyerek, "Cumhurbaşkanı'nın nasıl seçileceği anayasanın 101. ve 102. maddelerinde yazılı. Oraya gitme vasfına haiz olanlar gidecek, kim haizse o gidecek" dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda 2007 Bütçe Kanunu Tasarısı üzerindeki müzakerelerde hükümet adına bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, hükümet olarak bugüne kadar kendilerine bir ilke belirlediklerini, bu ilkenin millet öncelikli siyaset ilkesi olduğunu ifade etti. Bugüne kadar böyle geldiklerini, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, güven zemininin güçlenmesi için, Türkiye'ye kazandırdıkları değerleri daha ileri taşıma azminde ve kararlılığında olduklarını kaydetti. Cumhuriyet'in 100. yılına şimdiden kendilerini odakladıklarını dile getiren Başbakan Erdoğan, hiçbir zaman halkı zayıf ama yönetimi güçlü bir devlet tasavvufunda bulunmadıklarını belirtti. Erdoğan, "Bu yolda birlikte düşünmeye, halkımızı olabildiğince yönetime katmaya azami özen gösteriyoruz. Bunun için seçilme yaşını 25'e indirme iradesini biz gösterdik. Demokratik özgürlük alanlarını genişletmekten korkmadık. Türkiye'nin tam bir ufuk devleti olabilmesi, insan hak ve hürriyetlerinin eksiksiz uygulanması için büyük hukuk reformları gerçekleştirdik. Yolun başında söz verdiğimiz üzere insanımıza, milletimize hizmetten daha büyük bir şeref tanımıyoruz. Bu şerefi bütün makamların üstünde görüyoruz. Milletin rızasını bütün sıfatların üstünde tutuyoruz. Dışarıda ve içerde hangi gündemler dayatılırsa dayatılsın biz hükümet olarak demokrasi, hukuk, adalet ve kalkınma hedeflerimizden asla şaşmayacağız" diye konuştu.

Türkiye'nin siyasi iradesinin sağlamlaştığını, yıllardır tartışılan ama çözümlenemeyen yapısal sorunların süratle bertaraf edildiğini gören dünya medyasının, yakın tarihe kadar hiç gündemine almadığı Türkiye'yi gündeminin vazgeçilmezleri arasına alarak tartışmaya başladığını anlatan Erdoğan, her ne kadar birileri nereden nereye gelindiğini hazmedemiyorsa da, bu sürecin aynı şekilde devam edeceğini söyledi. AK Parti iktidarının son bütçesini sosyal istikrar ve sosyal koruma bütçesi olarak takdim ettiklerini ifade eden Erdoğan, ilk defa 5. bütçesini hazırlayabilen bir meclis olduğunu kaydetti. Bütçenin, Türkiye'nin kaynakları ve imkanları ölçüsünde toplumun ihtiyaçlarını ve taleplerini önceleyen bir bütçe olduğunu söyleyen Erdoğan, birilerinin ağlayıp birilerinin sevindiği değil herkesin sevinebileceği bir Türkiye'yi inşa etmeye çalıştıklarını dile getirdi. İktidara gelmeden önce faaliyet dışı gelirlerin ne durumda olduğuna bakılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, yattığı yerde para kazanma döneminin bittiğini, şimdi alın teriyle, çalışarak para kazanma döneminin başladığını ifade etti.

Erdoğan, konuşmasında eğitim, sağlık ve adalet alanında yapılan çalışmalara da değindi. Şu anda eğitim sisteminde 100 bin 280 dersliğe ulaşıldığını aktaran Başbakan Erdoğan, bunun bir rekor olduğunu bildirdi. Doğunun köylerinde bile okullara ADSL sisteminin kurulduğunu hatırlatan Erdoğan, bunu Şemdinli'de bizzat kendisinin gördüğünü dile getirdi. Erdoğan, "Şemdinli'ye kadar siz de uzanırsanız siz de görürsünüz. Sizin doğuya, Güneydoğu'ya gitmek gibi bir derdiniz yok" dedi.

Erdoğan, CHP sıralarından 'yurt dışına gidiyorsun' şeklinde sözler gelmesi üzerine, "Yurt dışına da gidiyorum, gideceğim tabi. Türkiye dünyada marka olduysa bununla oldu. Gitmediğiniz yer sizin değil, gittiğiniz yer sizindir. Gitmeden bu olmaz. Ne çektiysek bugüne kadar gidilemediği için çektik. Bugün ihracatta 36 milyar dolardan 85 milyar dolara dayandıysak bunun sebebi bu dolaşmalardır. İthalatta neyi ithal ettiğimizi bir araştıracaksınız. Geçmişte olduğu gibi lüks tüketim malları mı? Sadece 29 milyar dolar enerji girişi, bunun yanında makine alımına baktığınızda 19 milyar dolar oradan giriş var. Bunların kazandırdığı farklı alanlar var. Sanayide, teknolojide ülkemiz bir gelişime doğru gidiyor. Ekim ayı itibariyle 15.8 milyar dolar doğrudan yatırım Türkiye'ye girdiyse bunlar nereden geldi. Sıcak paradan değil yatırımdan söz ediyorum. Baykal kusura bakmasın. Çok verimli kuruluşların satışlarından bahsetti. Özel sektörün satışlarından niye söz etmiyorsunuz. Özel sektör bankasını satıyorsa niye rahatsız oluyorsunuz. Dünya pazarıyla irtibatı çok daha farklı olan bir yapıyı oluşturuyor. Özel sektör sattığı zaman o dolarlar bu ülkede kalıyor, başka yere gitmiyor. Bizler küresel bir dünyada bir mücadele sürdüreceksek ve yerimizi dört dörtlük alacaksak burada rahat olacağız, onurlu olacağız" ifadelerini kaydetti.

"GAZETELERİN PROMOSYON OLARAK GAZ MASKESİ VERDİĞİ GÜNLERDEN BUGÜNLERE GELDİK"

Türkiye'nin gelecek vizyonunu kaybettiği günlerden bugünlere geldiklerini belirten Erdoğan, havası kirlenmiş, siyaseti kirlenmiş, suları bitmiş günlerden, gazetelerin promosyon olarak gaz maskesi dağıttığı günlerden, bankaları batan bir Türkiye'den bugünlere geldiklerini söyledi. 22 bankanın fona devredildiğini hatırlatan Erdoğan, şu anda fona devredilen bir banka olmadığını, bu dönemde tam aksine finans sektörünün güç bulmaya başladığını kaydetti. Erdoğan, "Ama sizlerdeki sermaye düşmanlığı dün nasıl varsa bugün de var. Onu görüyorum. Zaten Genel Başkan bundan önce '30 sene önce neysem bugün de oyum' demişti. Bir günde Türkiye'nin bütün varlığının yarısını kaybettiği günlerden bugüne geldik. Enflasyon, yüksek faiz ateşinin b drlayabilen bir meclis oütün muhasebe kayıtlarını anlams)0unu kaydetti. Bütçenin, Tız kıldığı zamanlardan bugünlere geldik" diye konuştu.

Baykal'ın, Cumhurbaşkanı'nın açıklamasıyla ilgili konuyu gündeme getirdiğine işaret eden Erdoğan, Cumhurbaşkanı Sezer'in erken seçim konusundaki açıklamasının kendisinden sadır olmadığını, Sezer'i ziyaret eden bir parti kanalıyla sızdırıldığını anlattı. Gazetecilerin bu konuyla ilgili soruları üzerine, 'Ondan duymadığım sürece cevaplandırmam' dediğini hatırlatan Erdoğan, parti teşkilatıyla yaptığı toplantıda erken seçim değerlendirmesi yaptığını hatırlattı. Erdoğan şunları söyledi:

"Orada Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili değerlendirmeler yaptım. Muhatabım Türkiye'deki muhalefetti. İster inan ister inanma. Bu ülkede Sayın Cumhurbaşkanımızın, Baykal'ın istediği gibi, partisinde siyaset yapma isteği yok. Nerden çıkardı bilmiyorum. Buna kargalar bile güler. Sayın Baykal güldürüyor. Böyle bir şey olmayacağı belli. Bir şeyi öğreneceksiniz. Anayasanın amir hükmü bu ülkede 5 yılda bir seçim yapılır diyor. 5 yılı getiremiyorlarsa bu bir aczin, başarısızlığın ifadesidir. Bunu öğreneceksiniz. Bu kararı verecek olan bu parlamentodur. Parlamentonun kararına saygı duymaya mecbursunuz. Demokrasi budur, bunu öğreneceksiniz. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili spekülasyonlar. Bunlar yakışmıyor. Ben doğrusu bu noktaya gelirken bir şeyi hatırlatmak istiyorum. Cumhurbaşkanlığı seçimi nasıl yapılır, anayasanın 101 ve 102. maddelerinde çok açık var. Okuyun, burada ne yazıyorsa ona göre yapacağız. Lütfedip bir okumakta fayda var. Burada aynen Cumhurbaşkanı'nın nitelikleri ve tarafsızlığını, 102. maddede seçimin nasıl yapılacağını anlatıyor. Burada Çankaya'ya kim gider kim gitmez hepsinin tanımı var. Hepsi burada anlatılmış. Oraya gitme vasfına haiz olanlar gidecek. Kim haizse o gidecek. Bu kişi Ahmet olur, Mehmet olur. Lütfen kendinize dikkat edin. Bu tanımda ne varsa bu kutsal çatının altından o karar çıkacaktır. Bu kararı burası verecektir."

"SEÇİMLERİN ZAMANINDA YAPILMASINA BİLE ALIŞMAKTA GÜÇLÜK ÇEKİYORSUNUZ"

Erdoğan, CHP lideri Baykal'ın kendisine yönelik kullandığı ifadelere de cevap verdi. Erdoğan şunları kaydetti:

"Ben ayna karşısında çocukken konuşuyordum. Öğretmenim öyle tavsiye etmiş, iyi hatip olmak için ayna karşısında konuşmakta fayda var demişti. Ama öyle zannediyorum ki sizler de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na 'adam ol adam' derken ayna karşısındaydınız herhalde. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'na 'küstah' derken ayna karşısındaydınız herhalde. Aks-i seda yapan alanlarda konuşmayı ben pek sevmem ama siz seviyorsunuz herhalde, öyle görünüyor. Benim kullandığım ifadeler bütün bu ifadelerden sonraki süreçte deyim olarak bizim lügatlerimize geçmiş olan ifadelerdir. Bugüne kadar gelen süreçte bunların hepsini gördük yaşadık. Büyümeye, kalkınmayı, seçimlerin zamanında yapılmasına bile alışmakta güçlük çekiyorsunuz. Türkiye güç kaybetsin ki kendileri güç kazansın. Böyle birşeye zil takıp oynarlar. Hayali koalisyonlar kuruyorlar. Bazı kutsal koalisyonlar oluşturmaya başladılar. Hayırlı olsun. Ne kadar tutar bilemem. Siyaset şans oyunu değildir. Türkiye tercihini istikrardan yana yapmıorlayabilen bir meclis oştır. 4 yıl üst üste büyüyen, üst üste güçlenen bir Türkiye var. Bunu inkar edemezsiniz, Kimse de bunları yutmuyor. Gölgelemek için birçok şey söylüyorlar."

Erdoğan, Baykal'ın Ali Dibolardan söz ettiğine işaret ederek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni Ali Dibolardan devraldığını söyledi. Erdoğan, manşetinde Yuvacık Barajı ile ilgili yolsuzluk iddiasının yer aldığı gazeteyi kaldırarak, "Bak şimdi en büyük Abi Dibo burada. Şu anda göreve geldiğinden bu yana bugüne kadar söylenen şuydu. Yuvacık Barajı İstanbul'a su verecek, bize bunun sözünü verdiler demişti. Şu anda Yuvacık Barajı'nda su yok. Hazine oraya parayı sürekli ödüyor. Bu parayla 50 baraj yapılır" dedi.

Erdoğan, CHP Genel Başkanı Baykal'ın 'Hesabını sormazsın namertsin' sözleri üzerineyse, "Sayın Genel Başkan hesap sormazsanız namertsiniz diyor. Hesap sorma makamı biz değiliz, yargıdır. Konuyla ilgili ben sizlere rakamları getiriyorum. Böyle bir baraj 4.5 milyar dolara biter mi diyorum. Az önce bir ifade kullandınız kendi ifadenizle çelişkiye düşüyorsunuz. Bu baraj 4.5 milyar dolara nasıl mal olur bunu söylüyorum" diye konuştu.

Erdoğan, Baykal'ın "Dokunulmazlıkları kaldıralım diyorum kabul etmiyorsun" ifadeleri üzerine, "Sadece siyasetçilerin dokunulmazlıkların kaldırılmasını kabul etmiyorum" karşılığını verdi. Erdoğan, CHP sıralarından gelen sataşmaların artması üzerine ise, "Dinlemesini bilmiyorsunuz. Ülkeyi kim geriyor belli. Ben Genel Başkanınızı dinledim ve sonunda alkışladım ama siz dinlemesini bilmiyorsunuz" dedi.