Ankara: TBMM 2007 Yılı Bütçe Müzakereleri

Ankara: TBMM 2007 Yılı Bütçe Müzakereleri

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, Son Dönemde Dile Getirilen Irak'ın Bölünmesi Senaryolarının Gerçekleşmesi Halinde, Karanlık Bir Dönemin Başlayacağı Uyarısında Bulunurken, Irak'ın Büyük Bir Kaosun İçerisinde Olduğuna Dikkat Çekti ve "Biz Irak'ın Böyle Bir Noktaya Geleceğini Gördük. 'Bu Pandora'nın Kutusudur, Açılırsa İçinden Çıkılmaz' Demiştim. Bugün Maalesef O Duruma Geldi" Dedi.

Ankara: TBMM 2007 Yılı Bütçe Müzakereleri

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, son dönemde dile getirilen Irak'ın bölünmesi senaryolarının gerçekleşmesi halinde, karanlık bir dönemin başlayacağı uyarısında bulunurken, Irak'ın büyük bir kaosun içerisinde olduğuna dikkat çekti ve "Biz Irak'ın böyle bir noktaya geleceğini gördük. 'Bu Pandora'nın kutusudur, açılırsa içinden çıkılmaz' demiştim. Bugün maalesef o duruma geldi" dedi.

Bakan Gül, Dışişleri Bakanlığı'nın 2007 bütçesinin Meclis Plan Bütçe Komisyonu'nda görüşülmesi sırasında milletvekillerinin soru ve eleştirilerini cevaplandırdı. Irak'taki son gelişmeleri değerlendiren Gül, "Irak büyük bir kaosun içerisinde. Biz Irak'ın böyle bir noktaya geleceğini gördük. 'Bu Pandora'nın kutusudur, açılırsa içinden çıkılmaz' demiştim. Bugün maalesef o duruma geldi" diye konuştu. Irak'ın eski Yugoslavya'ya benzememesi temennisinde bulunan Gül, şöyle konuştu:

"Yugoslavya'nın durumu; komşuları bir parça almaya kalktı. Irak'ın toprak bütünlüğü bizim için çok önemli. 'Bölünsün' diyenler Irak'ı ve Ortadoğu'yu bilmeyenler. Eğer bölünürse komşuların tavrı önceki gibi olmayacak. Bu nedenle ABD ile çok yakın istişare içindeyiz. ABD de bizim söylediklerimizi dikkatli biçimde dinliyor."

"Allah korusun, Irak bölünürse inanılmaz karanlık bir dönem başlar" diye devam eden Bakan Gül, Kuzey Irak'la ilgili olarak gerçekçi ve realist olunması gerektiği tavsiyesinde bulundu. Kuzey Irak'takilerin ihtiraslı olmaları halinde başlarına büyük gaileler (sıkıntılar) açabileceklerine işaret eden Gül, "Miloseviç çok ihtiraslı davrandı, elinde bir şey kalmadı. Irak; Kürtler'in de, Araplar'ın da, Türkmenler'in de devletidir. Başta petrol olmak üzere tabii kaynaklar adil dağılacak" ifadelerini kullandı. Gül; Irak'ın Kürdü'yle, Arabı'yla Türkler'in akrabaları olduğunu hatırlatarak, "Onların da güven içinde yaşamalarını isteriz. Kerkük tabii ki önemli bir nokta. Herkesin bu konuda dikkatini çekiyoruz. Bir emrivaki ile alınacak karar, oraya huzur getirmez. Tarafların kendi aralarında uzlaşması ve onu referanduma götürmeleri gerekir" diye konuştu.

"KIBRIS TÜRKLERİ, DÜNYADA SANIK SANDALYESİNDEN KALKTI"

Kıbrıs'a ilişkin soruları da cevaplandıran Gül, bir dönem Kıbrıs'ın faturasının daima Türkiye'ye kesildiğini ancak şimdi başkalarına da fatura edildiğini söyledi. KKTC'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik durumun önceki yıllara oranla çok daha sağlam olduğunu belirten Gül, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve diğer yetkililerin yurt dışı ziyaretlerinin adeta bir defacto tanıma olduğunu kaydetti. Gül, önümüzdeki günlerde çok daha önemli görüşmelerin olacağının da sinyalini verdi. KKTC'nin İKÖ'de Kıbrıs Türk Devleti olarak tanındığını hatırlatan Gül, "Eskiden toplantılarda KKTC'nin önünde 'Kıbrıs'ın Müslüman Azınlığı' diye yazardı. Şimdi Kıbrıs Türk Devleti yazıyor. Kıbrıs Türkleri, dünyada sanık sandalyesinden kalktı. Başları daha dik bir şekilde sandalyeye oturdular" dedi.

Bakan Gül, Türkiye'nin Mağosa Limanı'nın açılması ve Maraş'ın verilmesini içeren Finlandiya önerilerini kabul etmesinin imkansız olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz tabii ki çözüm yanlısıyız. Fin dönem başkanlığı iyi niyetli çalışmalar yapıyor. Yazılı hale getirip önümüze koyamadılar. Önerileri bana bile söyleyemediler. 'Limanları açacağım, ben sana Maraş'ı veriyorum' diyeceğim. Bunu bizden nasıl bekleyebilirsiniz? Bu, ancak aklı olmayan insanın yapacağı bir iştir. Akıl var, mantık var. Bizleri çocuk yerine mi koyuyorsunuz? Maraş, kapsamlı bir çözümün parçasıdır. Bana bile söylenemeyen meseleye 'ben yokum mu' dememi bekliyorsunuz. Çözüm için tabii ki yapıcı olacağım."

Bakan Gül, AB müzakere sürecinde yaşanan sıkıntılara da değinerek, sıkıntıların Türkiye'yi hakkından vazgeçirmeyeceğine dikkat çekti. AB sürecinin sabır isteyen bir iş olduğunu vurgulayan Gül, "İngiltere 12 yıl, İspanya 9 yıl almış. Türkiye için de sıkıntılar da çıkarılıyor. Sıkıntılar çıkarılıyor diye hakkımızdan vaz mı geçeceğiz. Vazgeçmeyeceğiz. 'Senin imzan, sorumluluğun var' diye hatırlatacağız" şeklinde konuştu. Gül, Türkiye AB ilişkilerinde bir tren kazasına da ihtimal vermediğinin altını çizdi.

Bakan Gül, NATO toplantılarında Türkiye'yi bölünmüş şekilde gösteren haritaya da tepki gösterdi. Haritayı bir paçavraya benzeten Gül, "Bu tip paçavralar kütüphanelerde çok. Her türlü tepki gösterildi. ABD'li yetkililer, NATO'lu yetkililer açıklamalar da yaptı. Paçavra olarak bakmak lazım. Bunları dilimize dolayıp bilmeyenin zihnine yerleştirmeyelim" dedi.

Dışişleri Bakanı Gül, ABD'deki Senato ve Temsilciler Meclisi seçimlerini yakından takip ettiklerini de dile getirdi. Seçimlerin sonucunda değişimin ortaya çıktığına dikkat çeken Gül, "Meclis'ten arka arkaya heyetleri göndermeyi planlıyoruz. Egemen Bağış başkanlığında bir heyet girecek. Arkası gelecek" ifadelerine yer verdi.