Ankara: Müsiad Ankara Şubesi'nin İftar Yemeği...(1)

Ankara: Müsiad Ankara Şubesi'nin İftar Yemeği...(1)

Müsiad Ankara Şubesi'nin İftar Yemeğine Katılan TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Bu Ülkede Halka Tepeden Bakan, Kendilerini Akıllı Halkı Sersem Sanan, Halkı Sürü Kendilerini Sahip Zanneden Aydınlar, Halkın Değerlerini Beğenmeyen, Halkına Yabancılaşmış Aydınlar Var. Bunlar, İçinden Çıktıkları Toplumu Bir Türlü Beğenmez, Toplumu Güdülecek Tebaa Olarak Görür. Bu Ülkede Halktan Oy ve İktidar Umudunu Kesmiş Siyasiler de Var" Dedi.

Ankara: Müsiad Ankara Şubesi'nin İftar Yemeği...(1)

MÜSİAD Ankara Şubesi'nin iftar yemeğine katılan TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Bu ülkede halka tepeden bakan, kendilerini akıllı halkı sersem sanan, halkı sürü kendilerini sahip zanneden aydınlar, halkın değerlerini beğenmeyen, halkına yabancılaşmış aydınlar var. Bunlar, içinden çıktıkları toplumu bir türlü beğenmez, toplumu güdülecek tebaa olarak görür. Bu ülkede halktan oy ve iktidar umudunu kesmiş siyasiler de var" dedi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Ankara Şubesi'nin düzenlediği iftar yemeği; siyaset, bilim, medya ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. İftar yemeğine TBMM Başkanı Bülent Arınç, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, SP Genel Başkanı Recai Kutan, MÜSİAD Genel Başkanı Ömer Bolat ve çok sayıda davetli katıldı. Yemekte konuşan Arınç, 30 olan seçilme yaşının 25'e indirilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek, bu düzenlemelerin Türkiye için faydalı olacağına inandığını söyledi. Türkiye'de seçimlerin 3, 3.5, 4 ve 4.5 yılda yapıldığını, oysa anayasaya göre seçimlerin 5 yılda bir yapılması gerektiğini hatırlatan Arınç, ilk kez normal bir seçim sürecinin yaşanacağını kaydetti. Arınç, 1946 yılında çok partili sisteme geçişle birlikte en fazla 10 dönem olağan seçim dönemlerinin yaşandığını vurgulayarak, bunun Türkiye için olumsuz bir manzaraya yol açtığını kaydetti. Geçmiş dönemlerde yaşanan siyasi istikrarsızlıklardan örnekler veren Arınç, demokratik hayata bir çok müdahale yapıldığını savundu.

Gecede konuşan parti genel başkanlarının yaptığı eleştirileri faydalı bulduğunu belirten Arınç, hükümetin bu eleştirilere kulak asması gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin dün ve bugününü karşılaştıran Arınç, sihirli bir değneğin dokunuşuyla herşeyin biranda düzelemeyeceğini, olumsuzlukların telafisi için zamana ihtiyaç bulunduğunu söyledi. "Burada hükümet sözcüsü gibi konuşmayacağım. Böyle olsaydı sayın bakan bunlara cevap verirdi" diyen Arınç, AK Parti hükümeti döneminde enflasyon ve faizlerin normal seyrine geldiğini ifade etti. Toplumda kendine gelme, silkinme ve derlenip toparlanma yaşandığını vurgulayan Arınç; din ve vicdan özgürlüğü, fikir özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğünün tam anlamıyla tesis edilmesinin önemine işaret etti.

"Türkiye ne zaman ayağı kalkmaya çalışsa bundan üzüntü duyanların olduğunu esefle görüyoruz" ifadesini kullanan Arınç, "Türkiye'de yaşanan bazı olumsuzluklar, bu ülkenin huzurunu kaçırmak için ortaya koyuluyor. Biz, 70 milyonluk büyük bir kitleyiz. Biz, büyük devlet olmaya mecburuz. Bizi küçülen ve içine kapanık görmek isteyenler olabilir. Ama biz, emin ve kararlı adımlarla yoluma devam etmeliyiz" diye konuştu. Arınç, bazı aydın ve siyasileri de eleştirdiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu ülkede halka tepeden bakan, kendilerini akıllı halkı sersem sanan, halkı sürü kendilerini sahip zanneden aydınlar, halkın değerlerini beğenmeyen, halkına yabancılaşmış aydınlar var. Bunlar, içinden çıktıkları toplumu bir türlü beğenmez, toplumu güdülecek tebaa olarak görür. İkincisi, bu ülkede halktan ümidini kesmiş, halktan oy alma ve iktidar olma umudunu kaybetmiş siyasiler var. Bu iki grubun zaman zaman sesleri yükselir. Bir iftar yemeğinde bile irtica kokusu arayanlar var. Oysa onlara Pentegon ve Beyaz Saray'da iftar yemekleri verildiğini söylesen burun kıvırırlar. Ortaçağın küflü zihniyetini taşıyorlar. Yani 'vurun susturun' mantığı. Vuracaksan vur ama dinledikten sonra vur. Herkes fikrini özgürce ifade etmelidir ama bu tüm kesimler için geçerli olmalıdır."

Arınç, Türkiye'yi geriye götürmek isteyen güçlerin bunda asla başarılı olamayacağını da ifade ederek, Türkiye'nin hızla normalleştiğini savundu. Arınç, siyasilerin 'öldük bittik, mahvolduk' gibi kötü tablo çizmek yerine halka güven ve umut vermek zorunda olduğunu sözlerine ekledi.