Ankara: Danıştay Davası'nın İlk Duruşması Sona Erdi...(2)

Ankara: Danıştay Davası'nın İlk Duruşması Sona Erdi...(2)

Danıştay 2. Dairesi ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili görülen davanın ilk duruşması sona erdi.

Ankara: Danıştay Davası'nın İlk Duruşması Sona Erdi...(2)

Danıştay 2. Dairesi ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik saldırılarla ilgili görülen davanın ilk duruşması sona erdi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın öğleden sonraki bölümünde, Cuma namazı kılınmasına izin verilmediği için Alparslan Arslan, ifade vermedi. Arslan'ın ardından diğer sanıkların ifadelerine geçildi. Sanıklardan Osman Yıldırım, Arslan'ı 3 yıldır tanıdığını, Arslan'ın kendi davalarında avukatlık yaptığını söyledi. Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay saldırıları hakkında hiçbir bilgisinin olmadığını belirten Yıldırım, suçlamaları kabul etmedi. Mahkeme Başkanı Orhan Karadeniz'in 'Ankara'ya neden geldin?' sorusuna Yıldırım, "Arslan, Erhan Timiroğlu ve İsmail Sağır ile birlikte benim kahvehaneme gelirdi. Bir gün geldiklerinde Arslan, Timiroğlu ve Sağır ile birlikte Ankara'ya gideceklerini söyledi. Ben de 15-20 yıldır görmediğim akrabalarımı görmek için Ankara'ya gittim" cevabını verdi. Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Karadeniz, "O zamana kadar görmediğin akrabaların o zaman mı aklına geldi? Kendin niye gitmedin?" diye sordu. Karadeniz'in bu konuşmasının üzerine savunmasına devam eden Yıldırım, 15 Mayıs gecesi Ankara'ya geldiklerini söyledi. 16 Mayıs günü akrabalarını ziyaret için dışarı çıktığını anlatan Yıldırım, bu sırada Arslan'ın kendisini arayarak bir araba plakası numarası verdiğini ve bunun kime ait olduğu konusunda yardım istediğini söyledi. Yıldırım, Arslan'ın bunu tahsilat amaçlı istediğini sandığını kaydetti. Danıştay olayını televizyondan öğrendiğini belirten ve olayı duyar duymaz Timuroğlu ve Sağır'a haber verdiğini ifade eden Yıldırım, daha sonra birlikte otogara gittiklerini, otobüslere binerek farklı şehirlere gittiklerini anlattı.

Sanık Osman Yıldırım, Cumhuriyet Gazetesi'nin bombalanması olayı ile ilgili ise, Sağır'ın Cumhuriyet Gazetesi'ne bomba attığını ancak patlamadığını söylediğini, Tekin Irşi'nin gittiğinde ise bombanın patladığını anlattığını ifade etti. Mahkame Başkanı Karadeniz'in 'Niye kaçtın?' sorusuna Yıldırım, "Kendimi suçlu hissetmediğim için kaçtım" cevabını verdi. Yıldırım, Arslan'ın ifadesinde, 'Kalaşnikof marka silahı Yıldırım'ın akrabalarından aldım' yönündeki açıklamasını hatırlatması üzerine "Hayır öyle bir şey yok" yanıtını verdi. Emniyetteki ifadelerinin baskı altında alındığını savunan Yıldırım, Savcılık ve Nöbetçi Mahkeme'de verdiği ifadelerin ise bir kısmını kabul etti.

Duruşmada söz alan sanık Timuroğlu'nun avukatı Mustafa Argil, Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan saldırı ile Danıştay olayının bir bağlantısının olmadığını söyleyerek, müvekkili ile ilgili mahkemenin yetkisizlik kararı vererek dosyayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesini talep etti. Mahkeme Heyeti, Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci'nin de görüşü doğrultusunda bu talebi reddetti. Avukatından sonra savunma yapan Timuroğlu ise, Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan birinci ve ikinci bomba atma eyleminde bulunmadığını üçüncüsünde ise Arslan ile gezmeye çıktıkları sırada Arslan'ın cebindeki bombayı çıkararak Cumhuriyet Gazetesi'nin bahçesine attığını anlattı. Timuroğlu, Ankara'ya ise gezmek için geldiklerini söyledi. Danıştay olayını Yıldırım'ın televizyondan öğrenerek Sağır ve kendisine haber verdiğini ifade eden Timuroğlu, daha sonra otogara gittiklerini ve otobüse binerek Ankara'dan ayrıldığını kaydetti. Sanık İsmail Sağır ise, Cumhuriyet Gazetesi'ne yapılan bomba eyleminde sanık Tekin Irşi'nin kendisine bombayı verdiğini, bombayı atmasına rağmen patlamadığını söyledi. Ankara'ya gezmeye geldiklerini belirten Sağır, olay günü kendisi, Timuroğlu ve Arslan'ın gezmeye çıktıklarını anlattı. Arslan'ın arabaya park ederek kendilerinden ayrıldığını belirten Sağır, otele döndüklerini, Danıştay'a saldırı olayını Yıldırım'ın kendilerine haber verdiğini söyledi.

"SUSMA HAKKIMI KULLANIYORUM"

Sanık Tekin Irşi ise, olaylarla hiçbir ilgisinin olmadığını savundu. Irşi'den sonra savunması alınan sanık Ayhan Parlak da, ağabeyinin icra davalarına Arslan'ın baktığını, işlerin iyi takip edilmediğini anlayınca davaları geri aldıklarını ve Arslan ile görüşmediklerini söyledi. Parlak bu konuda Arslan'ın ortağı ve davaları verdiği avukatın tanık olarak dinlenmesini talep etti.

Sanık Süleyman Esen ise, hakkındaki suçlamaları kabul etmedi. Davanın 82 yaşındaki sanığı Salih Kurter'in yanına 2 yıldır gittiğini belirten Esen, okuldan arkadaşı olan Arslan'ı da kendi isteği üzerine Kurter'in yanına götürdüğünü söyledi. Sanık Salih Kurter de, Arslan'ın Esen ile birlikte yanına geldiğini doğrulayarak, "Arslan bana 'Bir kıza aşık oldum. O da Almanya gitti' dedi. Morali bozuktu. Daha sonra geldi bana 'Hocam ben Irak'a gitmek istiyorum' dedi. Ben de ona, 'Oraya gidersen ne şehit olursun ne gazi, Niyazi olursun' dedim. Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay saldırılarından haberim olsaydı ben, bunları yanıma katiyen kabul etmezdim" ifadelerini kullandı.

Arslan'ın bir gün yanına gelerek Ankara'ya gitmek istediğini belirten Kurter, ancak kendisinin buna cevap vermediğini söyledi. Kurter, ertesi gün Arslan'ın yine yanına gelerek, "Benim adım ne?' diye sorduğunu, bunun üzerine kendisinin de Arslan'ın yanına gelenlere, 'Bu adam aklını oynatmış. Buna mukayyet olun' dediğini anlattı.

Sanık Aykut Metin Şükre ise, savunmasında, Arslan'ı okul yıllarından tanıdığını belirterek, Danıştay saldırısından 2 ay önce Arslan'ın kendisinden silah isteğini belirtti. Arslan'a silah temin ettiğini belirten Şükre, silahların Danıştay saldırısında kullanılacağını bilmediğini ifade etti.

Sanıkların ifadelerinin tamamlanmasının ardından Mahkeme Başkanı Karadeniz, sanık Arslan'a ifadesine devam edip etmeyeceğini sordu. Arslan ise, 'Susma hakkımı kullanıyorum' diyerek savunmasına devam etmedi. Müdahil avukatının türban kararı ile ilgili Milli Eğitim Bakanlığı'nın bir genelgesi olduğunu ve bu konuda bir eylem planı olup olmadığı yönündeki sorusuna Arslan önce cevap vermedi, daha sonra Milli Eğitim Bakanına da bir eylem yapacağını söyledi. Arslan, diğer sanıkların eylemden haberleri olup olmadığı yönündeki soruya cevap vermezken, silahları alacak parayı nasıl bulduğu yönündeki soruya ilk önce cevap vermedi, daha sonra 'Hırsızlık yaptım' karşılığını verdi.

Duruşmada bir kısım tutuklu sanıkların avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep ederken Arslan'ın avukatı Ahmet Doğan ise müvekkilinin bugünkü duruşmada söylediklerini kabul etmediğini belirtti. Müvekkilinin olay günü ve bugünkü durumuyla ilgili ilaç veya başka bir kimyasal madde aldığından şüphe ettiğini belirten Doğan, bunun araştırılmasını talep etti. Duruşmada söz alan Parlak ve Kurter'in avukatları ise müvekkillerinin vareste tutulmasını istedi. Duruşmada Arslan, Cumhuriyet Savcısı Salim Demirci'nin sorularının bir kısmına yanıt vermezken diğer sorularında ise dini konular anlattı. Demirci, Arslan'ın babasının talebi doğrultusunda Arslan'ın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için tam teşekküllü sağlık raporunun alınmasını talep etti. Duruşmaya 10 dakika ara verildi.

Mahkeme, Parlak ve Kurter'in duruşmalardan vareste tutulmasına, Arslan'ın akli dengesinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi için Numune Hastanesi'nden tam teşekkülü rapor alınmasına karar vererek duruşmayı 21 Eylül 2006 tarihine erteledi.

Öte yandan davada, Danıştay'a yapılan saldırıda yaralanan Danıştay üyeleri ile olayda hayatını kaybeden Mustafa Yücel Önbilgin'in çocukları Gökhan ve Serdar Önbilgin ve Cumhuriyet Gazetesi yetkilileri müdahil olarak kabul edildi.