Ankara: Bakanlar Kurulu Açıklaması...(2)

Ankara: Bakanlar Kurulu Açıklaması...(2)

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, insanların cenazeye, merhuma veya merhumeye dua okumak için, cenaze namazını kılmak için gittiklerini ifade ederek, "Siz orada cenaze namazı yerine, dua etmek yerine slogan atacaksınız. Bu en evvel cenazeye saygısızlıktır" dedi. Çiçek, Söğüt Şenlikleri'ndeki protestoları ise 'tarihe saygısızlık' olarak nitelendirdi.

Ankara: Bakanlar Kurulu Açıklaması...(2)

Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, insanların cenazeye, merhuma veya merhumeye dua okumak için, cenaze namazını kılmak için gittiklerini ifade ederek, "Siz orada cenaze namazı yerine, dua etmek yerine slogan atacaksınız. Bu en evvel cenazeye saygısızlıktır" dedi. Çiçek, Söğüt Şenlikleri'ndeki protestoları ise 'tarihe saygısızlık' olarak nitelendirdi.

Bakan Çiçek, açıklamalarının sonunda basın mensuplarının sorularını cevapladı. İl Özel İdareleri ve Belediye gelirlerinde nasıl bir artış öngörüldüğünün sorulması üzerine Çiçek, daha önce çıkarılan pek çok kanunda belediyeler ve il özel idarelerinin elde ettikleri gelirlerle ilgili hükümler bulunduğuna işaret etti. Belediyelerin gelir kalemleri arasında harçlar ve vergiler bulunduğuna dikkat çeken Çiçek, "Bunları mümkün olduğu kadar daha basit hale getirmeyi ve az sayıya indirmeyi amaçlıyoruz. Mesela 6 adet vergi öngörülüyor. Emlak vergisi, ilan-reklam vergisi, eğlence vergisi, elektrik-gaz tüketimi vergisi, konaklama vergisi, çevre temizlik vergisi. Harçlar 4'e iniyor. Geçici kullanım harcı, inşaat harcı, yapı kullanma izni ve cins değişikliği harcı ve işyeri açma harcı. Ayrıca vatandaşların bu harcamalara katılımı konusunu da yol harcamalarına katılma payı, su harcamalarına katılma payı, kanalizasyon harcamalarına katılma payı gibi daha basit hale getirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Mevzuattaki çelişkilerin giderilmiş olacağını söyleşen Çiçek, belediyeler ve il özel idarelerinin merkezi bütçeden alacakları payın da artırılmış olacağını kaydetti. Bir kısım bu gelirlerden elde edilen payın bir bölümünün belediyelere, bir bölümünün de merkezi bütçeye gittiğini hatırlatan Çiçek, bazı vergilerin doğrudan doğruya belediyelere kalmış olacağını, bunun da bugünkü belediye gelirlerinin yaklaşık yüzde 30 dolayında artışına imkan vereceğini açıkladı.

Lübnan'a asker gönderilmesi ile ilgili teknik ayrıntıların toplantıda görüşülüp görüşülmediği sorusu üzerine Çiçek, yurt dışına asker göndermeyle ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi'nden (TBMM) bir karar çıktığını hatırlatarak, bu birliğin ne zaman gideceği, sayısının ne olacağı ve nerede konuşlanacağı ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtti. Dışişleri Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı'nın müşterek bir çalışmayı Birleşmiş Milletler (BM) ile birlikte yürüttüğünü ifade eden Çiçek, çalışmalar detaylandırıldıktan sonra bu konuların netleşeceğini ifade etti.

Çiçek, İsmailağa Camii'nde yaşanan cinayetin ardından bu cemaatle ilgili farklı iddiaların ortaya atıldığının ve bu cemaatin üzerine gidilmediğinin ileri sürüldüğünün hatırlatılması üzerine 6 Eylül günü adli yıl açılışı dolayısıyla Yargıtay'da düzenlenen törende Yargıtay Başkanı'nın bir konuşma yaptığını hatırlatarak, bu konuşmada yargıya müdahale anlamına gelebilecek beyanlardan herkesin kaçınmasının istendiğine işaret etti. Bu konuşmanın üzerinden bir kaç gün geçmiş olmasına ve hazırlık soruşturmasının gizli olmasına rağmen sanki devlet görevini yapmıyormuş ya da bunları engelleyenler varmış gibi son derece tahrikkar, son derece provokasyona müsait değerlendirmeler yapıldığını Kaydeden Çiçek, "Bunlar Türkiye'de huzursuzluk çıkarmaktan başka bir işe yaramaz. Türkiye'nin bir anayasası var. O anayasada her erkin yetkisi nerede başlıyor, nerede bitiyor çok açık bellidir. Ortada işlenmiş bir suç var. Suçun işlendiği mahal Fatih Cumhuriyet Savcılığı bölgesi. Eğer organize suç niteliğinde mütalaa ediliyorsa, onunla ilgili savcılığın bir başka birimi kendiliğinden harekete geçer ve soruşturmayı yürütür. Bu soruşturma yürüyor. Bu soruşturmanın engellendiği yolunda kimsenin elinde somut bilgi var mı? Yok. Savcılık soruşturmayı yürütürken sanki bunlar görevini yapmıyormuş gibi ya da devletin ilgili kurumları bu konuda açıklama yapmamışcasına, yok farz ederek gölge taşlamanın bir anlamı yok. Bunlar son derece tahrikkar ifadeler. Bunlardan ne medet umuluyor bunu anlamak da mümkün değildir. Bırakalım herkes anayasa ve yasalar çerçevesinde kendi görevlerini gönül huzuru içinde yapsın. Siyaset yapılacaksa da yargıya intikal etmiş konular üzerinde yapmayalım. Başka konularda söylenecek söz varsa bunlar konuşulabilir. Türkiye'de işleyen bir yargı var. Bu yargı görevini yapıyor. İşlenmiş bir suç var. Bu suçla ilgili soruşturma yürüyor. Hükümet bir engel mi çıkarmış?" ifadelerini kullandı.

"TERÖR KONUSU BÖLGENİN VE TÜRKİYE'NİN BİR GERÇEĞİDİR"

Toplantıda memur maaşları konusunda Uzlaştırma Kurulu'nun kararının gündeme gelip gelmediği sorusu üzerine Çiçek, ilgili kanun gereğince bu tavsiye üzerine tekrar bir toplantı daha yapılması gerektiğini hatırlattı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in, maliye ve hazine yetkilileriyle beraber durumu değerlendirdiğini kaydeden Çiçek, önümüzdeki süreçte tarafların tekrar biraraya geleceğini kaydetti. Çiçek, "O tavsiye kararı çerçevesinde biz de hükümet olarak kendi bütçe imkanlarımızı değerlendiriyoruz. Bir toplantı daha yapılacak ve en son kararı Bakanlar Kurulu verecektir" dedi.

Terör örgütü konusundaki müzakereleri yürütmek üzere atanacak koordinatörün kim olduğunun ve atamanın nasıl yapılacağının sorulması üzerine Çiçek, bununla il çıktığını hatgili çalışmaların devam ettiğini belirtti. ABD ve Irak hükümetiyle temasların sürdüğünü kaydeden Çiçek, bu temaslar açısından, işe süratli bir şekilde el koyabilmek ve süratli bir şekilde neticeye ulaşmak açısından, alınan karar gereği ABD'nin bir koordinatör atadığını hatırlattı. Çiçek, "Bizim açımızdan da bu isim Edip Başer. Onunla ilgili netleşen bir durum yok. Bu ismin olabileceği bizim tarafımızdan da prensip olarak kararlaştırıldı. 13 Eylül'de ABD'li koordinatör Türkiye'ye gelecek. Geçmişte Filistin Koordinatörü olarak Vehbi Dinçerler atanmıştı. Aynı usul çerçevesinde görevlendirme yapılacak" dedi. Çiçek, görevlendirmenin Başbakanlık genelgesi ile yapılacağını belirtti.

Bakan Çiçek, Söğüt Şenlikleri'nde yaşanan gerginliğe ilişkin bir soru üzerine de, Türkiye'nin gündeminde terörün bulunduğunu vurgulayarak, hükümetin gündeminde de devletin gündeminde de bu konunun olduğunu söyledi. Asayiş ve güvenlik konusunun, hiçbir hükümetin ikinci plana ittiği bir konu olmadığına dikkat çeken Çiçek, hükümet olarak bunu hiçbir zaman ikinci bir konu olarak mütalaa etmediklerini bildirdi. Çiçek şöyle konuştu:

"Daha uzun süre de devam edecektir. Terör konusu bölgenin ve Türkiye'nin bir gerçeğidir. Devlet elinde ne imkan varsa bunu kullanmaktadır. Hükümet olarak da hiçbir fedakarlıktan kaçınmadığımızı, en evvel bu işle uğraşan güvenlik kurumlarımız bilmektedir. Bu mücadelede zaman zaman şehitler veriyoruz. İnsanlarımız hayatlarını kaybediyor. Bunlar için hepimizin yüreği yanıyor. Bundan dolayı hepimiz üzüntü içindeyiz. Ancak bir kısım çevreler bu olaylardan yola çıkarak kendi kısır siyasetlerine bu olayları alet etmeye, şehit cenazeleri üzerinden veya anlamlı günlerde bunlardan yola çıkarak siyaset yapmaya çalışıyor. Bu son derece yanlıştır. Bu tasvip edilmeyen bir husustur. Daha fazla ifade kullanmayı gerginliğe katkı sağlamamak adına istemiyorum. Bir defa insanlar cenazeye, merhuma veya merhumeye dua okumak için, cenaze namazını kılmak için gider. Siz orada cenaze namazı yerine, dua etmek yerine slogan atacaksınız. Bu en evvel cenazeye saygısızlıktır. Söğüt Şenlikleri ise, tarihimizin önemli bir parçası. Bununla ilgili anlamlı bir günde siz orada akıl almaz, bir kısım yönüyle de suç teşkil edebilecek beyanlarda bulunacak, slogan atacaksınız. Bir defa günün anlamıyla bağdaşır bir husus değildir. Bu da tarihe saygısızlıktır. Bunlar üzerinden yola çıkarak hükümete muhalefet edilmek isteniyorsa çok yanlış bir yol tercih edilmiş olur. Ülkenin birliğine, dirliğine başka türlü zarar verilmiş olur. Bugün bazı gazetelerimizin manşeti doğru ifade ediyorsa, farkında olmadan da karşı olduğunuzu iddia ettiğiniz bir kısım terör örgütlerinin tuzağına da düşmüş olursunuz. Herkes aklını başına almalı. Ne söyleyecekse, ne konuşacaksa, ne yapacaksa ülkenin birliğine, dirliğine zarar vermeden bunları yapmalıdır. Hükümete muhalefet edilecekse bunun başka yolu, başka alanları, başka sahaları vardır. Kimse şehit cenazelerini istismar etmemeli, bunun üzerinden siyaset yapmamalıdır. İşin bir başka yönüne bakarsak da kimsenin bu hükümete söyleyebilecek fazla bir şeyi yoktur. Geriye baktığımızda terör dünden bugüne ortaya çıkan bir şey değil. B çıktığını hatugün bu türlü protesto eden kesimlerin de iktidar olduğu dönemlerde insanlar hayatlarını kaybetmiştir. İnsanlar çok acı, ızdırap çekmiştir. Bunlar da toplumun hafızasındadır. Toplumu bu anlamda germeye gerek yok. Bu siyaset Türkiye'yi bir yere getirmedi. En evvel kendi siyasi misyonlarına zarar verirler."