Ankara: Bakanlar Kurulu Açıklaması...(2)

Ankara: Bakanlar Kurulu Açıklaması...(2)

Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Lübnan'da konuşlandırılacak olan uluslararası gücün yararlı bir işlev görebileceğini ancak çatışmanın tüm taraflarının destek vereceği bir ateşkes sağlanmadan böyle bir gücün hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Bu konuda geç kalınmaması gerektiğini dile getiren Çiçek, Türkiye'nin ateşkes sağlandığı takdirde uluslararası güce destek vereceğini açıkladı.

Ankara: Bakanlar Kurulu Açıklaması...(2)

Hükümet Sözcüsü ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Lübnan'da konuşlandırılacak olan uluslararası gücün yararlı bir işlev görebileceğini ancak çatışmanın tüm taraflarının destek vereceği bir ateşkes sağlanmadan böyle bir gücün hayata geçirilmesinin mümkün olmadığını söyledi. Bu konuda geç kalınmaması gerektiğini dile getiren Çiçek, Türkiye'nin ateşkes sağlandığı takdirde uluslararası güce destek vereceğini açıkladı.

Hükümet Sözcüsü Çiçek, Bakanlar Kurulu'nun bugünkü toplantısında Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri ve Lübnan'da yaşanan olayları çok yönlü olarak değerlendirdiklerini açıkladı. Bununla ilgili olarak Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül'ün birçok temasının ve telefon görüşmesinin olduğunu hatırlatan Çiçek, "Biz, baştan beri gerek Filistin-İsrail ihtilafı gerekse Lübnan ile ilgili konularda her zaman duyarlı olduk. İşin bu noktaya gelmemesi için her türlü çabayı gösterdik. Kan dökülmesin, üzücü olaylar meydana gelmesin diye, sorunların mümkün olduğu kadar barışçıl yollarla çözülmesi için diplomasinin tüm imkanlarının kullanılması yönünde çok ciddi ve yapıcı çalışmaların içerisinde olduk ancak geldiğimiz nokta hiç de iç açıcı değildir" diye konuştu. Türkiye'nin Ortadoğu'daki her gelişme ile yakınen ilgilendiğini dile getiren Çiçek, Lübnan'daki olaylarda işin öncelikle insani boyutu olduğunu, çocukların, yaşlıların öldürüldüğünü, aşırı güç kullanmanın neticesi olarak çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini bildirdi. Çoluk çocuk, yaşlı genç demeden insanların evlerini, topraklarını terk ettiğini belirten Çiçek, üçüncü ülke vatandaşlarının da yaşanan olaylar nedeniyle Lübnan'dan ayrıldığını söyledi. Türkiye'nin bu durumdan rahatsız olduğunu her vesile ile ifade ettiğini kaydeden Çiçek, gelişmelerden üzüntü duyduklarını vurguladı. Türkiye'nin terörün her türlüsüne karşı olduğunun altını çizen Çiçek, "Türkiye, krizin yatıştırılması ve bölgede huzurun yeniden sağlanabilmesi açısından çok yönlü diplomatik çabalar sürdürmeye devam ediyor" ifadelerini kullandı.

Toplantıda, Lübnan'da bir istikrar gücü konuşlandırılması konusunun da değerlendirildiğini açıklayan Bakan Çiçek, bu yöndeki çabaların henüz başlangıç noktasında olduğunu söyledi. Lübnan'da çatışmaların durdurulması ve İsrail ile Lübnan arasında istikrar sağlanmasının, bölge ve dünya barışı için taşıdığı önemin ortada olduğuna dikkat çeken Çiçek, şöyle devam etti:

"Bu bağlamda tasavvur edilen uluslararası güç, yararlı bir işlev görebilir ama çatışmanın tüm taraflarının destek vereceği bir ateşkes sağlanmadan böyle bir gücün hayata geçirilmesi mümkün görülmemektedir. Bu konuda geç kalınmaması önemlidir. Aynı şekilde uygun çerçevenin, ileride sıkıntıya sebebiyet vermeyecek şekilde teşvik edilmesi gerekir. Sayın Başbakan ve Dışişleri Bakanımız da Lübnan'da bir ateşkes sağlanması ve gerekli siyasi koşulların ortaya çıkması, böyle gücün oluşturulmaya karar verilmesi halinde, Türkiye'nin bu güce kuvvet katkısında bulunmayı değerlendireceğini ifade etmişlerdir."

"TERÖRLE MÜCADELE KONUSUNDA GEREKEN NEYSE ONU YAPMAYA HAZIRIZ"

Bakan Çiçek, kurulun bugünkü toplantısında Türkiye'deki terör, asayiş ve güvenlik olaylarının da masaya yatırıldığını bildirdi. Hükümet olarak terörle mücadele konusundaki kararlılıklarının sürdüğünü dile getiren Çiçek, "Terörle mücadele konusunda gereken neyse onu yapmaya hazırız" mesajını verdi. Bu konuda en ufak bir siyasi tereddüdün söz konusu olmadığını vurgulayan Çiçek, güvenlik birimlerinin ihtiyaçları neyse başlangıçtan itibaren bunların karşılandığını söyledi. Terörle mücadelenin çok güç olduğunu, bunun hükümetler üstü bir devlet politikası olarak sürdürüldüğünü kaydeden Bakan Çiçek, terörle mücadelenin bundan sonra da devlet politikası olmaya devam edeceğini ifade etti. Çiçek, geçtiğimiz Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın ardından bu konuyla ilgili hem içeride değerlendirmelerin yapıldığını hem de başta Irak ve ABD yönetimi olmak üzere ilgili taraflarla çok değişik seviyelerde görüşmelerin yapıldığını, bu değerlendirmelerin devam ettiğini açıkladı. Çiçek, bu değerlendirmelerin kısa sürede neticeye ulaşacağına inandığını da kaydetti. İnsan hakları ve devletin imkanları, nasıl bir tedbir alınmasını gerektiriyorsa bunların hepsinin alındığını belirten Çiçek, "Şehit cenazelerinde insanlar dua etmeye, Fatiha okumaya gider ancak bir kısım insanlar buradan netice çıkarmaya çalışıyor. Herkes devletinden ve hükümetinden emin olmalıdır ki gereken bütün tedbirler alınıyor ve alınmaktadır. Bu konuda hiçbir tereddüdümüz yok" diye konuştu.

Bakan Çiçek, toplantıda köy korucularının durumunu da ele aldıklarını belirterek terörle beraber köy korucularının terörle mücadelede çok önemli görevler ifa ettiğini söyledi. Hükümetin köy korucularının özlük hakları ile ilgili zaman zaman iyileştirmeler yaptığını, son olarak yakınlarının tedavi hizmetleri ile ilgili bir düzenlemeyi hayata geçirdiklerini hatırlatan Çiçek, bugün alınan karar doğrultusunda da köy korucularının maaşında da bir miktar artış yapılması kararı aldıklarını bildirdi. Bakan Çiçek, 1 Temmuz tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, şuan 404 milyon lira alan köy koruyucularının maaşlaren da değerlendirildiğini açına 98-100 milyon lira artış yapılmasının kararlaştırıldığını, söz konusu kararnamenin Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldığını söyledi.

Bakan Çiçek, bir gazetecinin terörle mücadele konusunda şuana kadar Irak ve ABD yönetimi ile yapılan temaslarda somut bir kararın alınıp alınmadığını sorması üzerine, terör konusunun devletin her zaman gündeminde olan bir konu olduğunu söyledi. Türkiye'nin 1983'ten bu yana 24 kez sınır ötesi operasyon gerçekleştirdiğini hatırlatan Çiçek, belli temaslar sonucu bunun gerçekleştiğini ve bir usulü olduğunu kaydetti. Çiçek, "Biz bir karar verirken yaşadığımız bu tecrübelerin, bu operasyonların sonuçlarını, usulleri dikkate almak suretiyle bu mücadeleyi her alanda sürdürmeye devam ediyoruz. Soğukkanlılıkla, sabırla bu işlerin yürütülmesi gerekir. Şunu herkesin bilmesi gerekir ki terörle mücadele konusunda hap cinsinden, ağrı kesici cinsinden hiçbir tedbir söz konusu olamaz. Çok boyutlu bir konudur. Uluslararası boyutu ve uluslararası işbirliğini gerektiren konulardır. Türkiye şuan her seviyede işin bu yanlarını değerlendirmeye çalışıyor. Kısa süre içerisinde bir sonuca varabileceğimizi düşünüyoruz. Konu önümüzdeki birkaç gün içinde daha netliğe kavuşur" değerlendirmesini yaptı. Çiçek, 'Terörün her türlüsüne karşı olduğunuzu söylediniz. Konuyu biraz açar mısınız?' yönündeki soruya ise şu karşılığı verdi:

"Ne adına olursa olsun, kim adına işlenirse işlensin teröre karşı olduğumuzu ifade ettik. Çünkü Lübnan-İsrail ihtilafında da terör üzerinden değerlendirme yapılıyor. Bu konuda Türkiye'nin kanaatini ifade etmek istedim."

Bakan Çiçek, bir gazetecinin 'İsrail'in devlet terörü yaptığına inanıyor musunuz?' sorusu üzerine de, "Biz, neticelerden rahatsızız. Son derece üzücü gelişmeler olarak görüyoruz" dedi.