Ankara: Anavatan Partisi Tbmm Grup Toplantısı

Ankara: Anavatan Partisi Tbmm Grup Toplantısı

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, hükümetin "muhafazakarlık" ve "demokratlık" kavramlarını ikide bir ağzına pelesenk etmesinin kendisini rencide ettiğini belirterek, "Muhafazakarlık haysiyetli bir kavramdır. Milletin değerlerine adam gibi sahip çıkmaktır, edepli olmaktır. Bu millet sizin ne elinizden ne dilinizden ne de öteki şeyinizden emin" dedi.

Ankara: Anavatan Partisi Tbmm Grup Toplantısı

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, hükümetin "muhafazakarlık" ve "demokratlık" kavramlarını ikide bir ağzına pelesenk etmesinin kendisini rencide ettiğini belirterek, "Muhafazakarlık haysiyetli bir kavramdır. Milletin değerlerine adam gibi sahip çıkmaktır, edepli olmaktır. Bu millet sizin ne elinizden ne dilinizden ne de öteki şeyinizden emin" dedi.

Mumcu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda hem hükümeti hem anamuhalefeti hedef aldı. Hükümetin ekonomi politikalarını eleştiren Mumcu, TÜPRAŞ, Yarımca ihalelerinden sonra Türk Hava Yolları'nın özelleştirilmesinde de bazı dolapların döndüğünü söyledi. Mumcu, Anavatan olarak tüm bu ihalelerin hesabını hükümetten soracaklarını ifade etti. Başbakan Erdoğan'ın bu süreçte "Çankaya'ya kaçma" planları yaptığına işaret eden Mumcu, "Sayın Başbakan, Çankaya'ya kaçarsam kurtulurum hesabı yapıyor. Ancak yanılıyor. Oraya da kaçamaz" diye konuştu. Ekonominin girdiği türbülanstan selametle kurtarılması için gereken tek şeyin yapısal reformlar olduğuna vurgu yapan Mumcu, ekonomide yaşanan sorunlara başka hiçbir türlü çözüm getirilemeyeceğini dile getirdi. "Gelin bu ülkeye istikrarı getirelim, örnek liderliği gösterelim" diyen Mumcu, hükümetin radikal kararlar alabileceğini göstermediği sürece bu borç batağından kurtulamayacağını ifade etti. Ne iktidarın ne muhalefetin Türkiye'ye hiçbir şey kazandırmadığını belirten Anavatan lideri Mumcu, "Biri milliyetçiliğe, biri laikliğe biri dine sahip çıkıyor. Bunlar zaten milletin bağrında var olan şeyler. Siz bu millete ne veriyorsunuz. Millete verecek hiçbir şeyi olmayanlar Hacivat-Karagöz gibi biri ötekine atışarak siyaset yaptığını zannediyor. Olan bu milletin mazlumlarına, kadınlarına, gençlerine oluyor" şeklinde konuştu.

"MİLLET SİZİN ÜÇÜNCÜ ŞEYİNİZDEN DE EMİN DEĞİL"

Başbakan Erdoğan'a bir yıl önce mektup yazarak Cumhurbaşkanlığı seçimleri ve başörtüsü sorunuyla ilgili öneri getirdiğini anlatan Mumcu, başörtüsü sorununun çözümü için kapsamlı YÖK reformu, Cumhurbaşkanı'nı da halkın seçmesini önerdiğini hatırlattı. Başbakan'ın kendisini yok saydığını ve teklifini değerlendirmediğini ifade eden Mumcu, "Kendi akıllarınca bizi yok saydılar. Siz sadece bizi değil bu milyonları, bu milleti yok saydınız. Üniversite kapılarında sürüklenen gençleri yok saydınız. Yok saydığınız milyonlar varlar. Onlar bizi görüyorlar, biz de onları görüyoruz" dedi.

Hükümetin "muhafazakarlık" ve "demokratlık" kavramlarını ikide bir ağzına pelesenk ettiğini, bu durumun kendisini rencide ettiğini vurgulayan Mumcu, "Muhafazakarlık haysiyetli bir kavramdır. Kimse karısının başını örtmekle öyle muhafazakar filan olamaz. Muhafazakarlık, bu milletin değerlerine adam gibi sahip çıkmaktır. Bu milletin değerlerini anlamaktır, şekilden ibaret değildir. Edepli olmak ve güzel ahlaklı olmaktır. Elinizden, dilinizden emin olunmasıdır. Üçüncü şeyi söylemiyorum zaten. Ama bu millet sizin ne elinizden ne dilinizden ne de öteki şeyinizden emin. Muhafazakarlık kılık kıyafetle olsaydı çok kolaydı o iş. Yıllardır Taksim'e cami olayını, İmam Hatip Liseleri'ni sömürdünüz. İHL'ler için yaptığınız ne var. Türbanı dilinize doladınız. Bu milleti kamplaştırdınız, türbanı siyasallaştırdınız. İyilik mi ettiniz? Biz Meclis'in ortasına cami yaptık ama siyasi malzeme olarak kullanmadık. Siz hiçbir eserde yoksunuz ama sömürüde bir numarasınız. Siz muhafazakar filan değilsiniz. Siz düpedüz tamahkarsınız. Sakın ağzınıza muhafazakar lafını almayın, kirletiyorsunuz. Bu milletin mütedeyyin insanlarına sesleniyorum. Bunlara prim vermeyin. Hırsızlar muhafazakar olamazlar. Bunlar demokrat da olamazlar. Toplumu bizden, bizden olmayan şeklinde ayıranlar demokrat olamazlar. Kendi milletvekilinin yoksulluk konusundaki duyarlılığına tahammül edemeyenler demokrat olamazlar" açıklamasında bulundu.

Konuşmasında Başbakan Erdoğan ile CHP lideri Baykal'a da seslenen Mumcu, "Bırakın kayıkçı kavgasını da milletin hayrına iş yapalım. Siyasi Partiler Kanunu'nu değiştirelim, Cumhurbaşkanlığı seçimi için Anayasa'yı değiştirelim. Öyle yalandan aslan olmakla, yalandan kaplan olmakla olmuyor" tepkisini gösterdi.

"BAYKAL'IN TAVSİYELERİ MUHTIRA GİBİ"

Anavatan Lideri Erkan Mumcu, CHP Lideri Baykal'ın hükümete yönelik açıkladığı "eylem planı"nı da değerlendirdi. Baykal'ın tavsiyelerini "muhtıra gibi" sözleriyle yorumlayan Mumcu, "Sayın Baykal tuhaf bir açıklama yapmış. Maddeler halinde bir tür muhtıra veriyor. Daha önce verilmiş muhtıraya filtre edip sunuyor. Bunun adına da halkçılık deniyor. Baykal hükümet ortağı gibi konuşuyor. El hak hükümet ortağı. Bu demokrasi mi? Oldu mu şimdi? Milyonlarca insan suç bataklığı altındayken gıkını çıkarmıyorlar, ama konu devlet olunca alarm zilleri çalıyor. Oraya dokunma buraya dokunma. Çünkü baştan pazarlık etti, birileri pazarlığa uymadı" dedi.

Mumcu konuşmasında, ayrıca istikrar yalanlarını bir avantaj gibi görenlerin herkesten çok paniklediğini söyledi. Türkiye'nin, yapay gündemlerin etkisinden bir türlü çıkamadığını savunan Mumcu, ''Bu ülkede yıllardır bir yalan rüzgarı, bir masal, hakikatmiş gibi anlatılıyor. 4 yıl istikrar masalı dinledik, fakat 4 günde yıkıldı. İstikrar taş gibidir, en küçük esintide sarsılmamalıdır'' değerlendirmesini yaptı.

Hükümetin, vatandaşlardan 3 yıl sabır istediğini belirten Mumcu, vatandaşların bu süreyi Brezilya dizileri gibi masallar dinlemekle geçirdiğini ifade etti. Mumcu, "Hipnoz bozuldu, yeni bir dizi başladı acı gerçekler. İstikrar yalanlarını bir avantaj gibi görenler, herkesten çok panikledi. Türkiye, gerçekle masallar arasındaki uyumsuzluğu görüyor. İnsanlar, herkes için adil yönetim istiyor. Ne yazık ki Türkiye'yi yönetenler, gerçek gündeme arkalarını dönüyor" dedi.

Mumcu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, gazeteci Kemal Saydamer'in vefatından duyduğunu üzüntüyü de dile getirerek, ''Yararlı insan olmanın seçkin örneklerinden biriydi'' şeklinde konuştu.