Ankara: Ali Bardakoğlu'dan Basın Mensuplarına İftar Yemeği

Ankara: Ali Bardakoğlu'dan Basın Mensuplarına İftar Yemeği

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, "İrtica Tartışmalarına Taraf Olmadım, Olmam Da. Biz, Devletin Yapması Gerekin Dini Hizmetleri En İyi Şekilde Yerine Getirmeye Çalışıyoruz" Dedi.

Ankara: Ali Bardakoğlu'dan Basın Mensuplarına İftar Yemeği

Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, "İrtica tartışmalarına taraf olmadım, olmam da. Biz, devletin yapması gerekin dini hizmetleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz" dedi.

Ali Bardakoğlu, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda basın mensuplarına bir iftar yemeği verdi. Yemekten sonra konuşan Bardakoğlu, dini konuların magazin üslubuyla ele alınma alışkanlığının giderek azaldığını ve bundan tüm toplumun memnuniyet duyduğunu kaydetti. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak tüm çalışmalarının açık ve toplumun gözü önünde gerçekleştiğini anlatan Bardakoğlu, sadece yurt içinde değil yurt dışında da din hizmetlerine aralıksız devam ettiklerini vurguladı. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar çalıştıklarını ve artık 24 saatin kendileri için yeterli gelmediğini söyleyen Bardakoğlu, "Laiklik, dindarlık, ötekine saygı, çağdaşlık, Atatürkçülük gibi konular artık tartışılmıyor. Herkes bunları kendi üslubu içinde harmanlayarak, gelişmeye ve kalkınmaya öncelik veriyor" diye konuştu.

Türkiye ile diğer İslam ülkeleri arasında önemli farkların bulunduğunu ifade eden Bardakoğlu, özellikle güney İslam ülkeleri ile Türkiye arasında belli anlayış farklılıklarının bulunduğuna dikkati çekti. Bardakoğlu, Türkiye'de Müslüman olmanın ve dindarlığın ayrı bir anlamı ve özgün değeri olduğunu savundu. Camilerdeki din görevlisi konusunda yaşadıkları sıkıntılara değinen Bardakoğlu, 2007 yılında 15 bin camiye din görevlisi atamayı hedeflediklerini kaydetti. Her yıl 2 bin din görevlisinin emekliye ayrıldığını, yaklaşık 600'ün de başka kurumlara ve özellikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak Milli Eğitim Bakanlığı'na geçtiğini belirten Bardakoğlu, buna karşılık bin 500 ile 2 bin arasında yeni atama yapabildiklerini kaydetti.

Türkiye'de bin kişiye 1 cami düştüğünü vurgulayan Bardakoğlu, "Cami inşaatı bitip de bizden din görevlisi istendiğinde orada cami yapıldığını öğreniyoruz" dedi. Camilerin estetik olması konusuna da ayrı bir önem verdiklerini söyleyen Bardakoğlu, camilerin gençlerin ve kadınların da geldiği birer kültür merkezi olmasını arzu ettiklerini söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı'nda cami yaptırma ve cami tadilatı için ayrı bir bütçe olmamasından yakınan Bardakoğlu, kiliselerden bu yönde gelen taleplere de cevap veremediklerini ifade etti.

"KAPIMIZI ÇALAN HERKESE KAPIMIZI AÇARIZ"

Din görevlilerin eğitim seviyesinin oldukça düşük olduğunu anlatan Bardakoğlu, personelin sadece yüzde 4'ünün fakülte mezunu olduğuna dikkati çekti. Yaşadıkları tüm bu olumsuzluklara rağmen din hizmetini en iyi şekilde yapmanın arzusu içerisinde olduklarını anlatan Bardakoğlu, "Diyanet İşleri Başkanlığı'nın hükmi şahsiyeti yok. Yani biz gayrimenkul sahibi olamıyoruz, Hazine'ye veriliyor, bize oradan tahsis yapılıyor. 5 bin 200 Kuran-ı Kerim kursu hizmet veriyor. Türkiye'de en sık denetlenen kuruluşlar Kur'an Kurslarıdır. Bir Kur'an kursu 1 yılda 3-4 kez denetleniyor" ifadelerini kullandı.

Hac ibadetiyle ilgili çalışmaların aralıksız sürdüğünü söyleyen Bardakoğlu, "Kimseye kimsenin sırası verilmiyor, kimsede böyle bir talepte bulunmuyor. Şimdiye kadar kimse çıkıp, 'onun yerine ben Hac'ca gideyim' demedi, bu sevindirici bir durum" dedi.

Bardakoğlu, memurlara fitre-zekat verilip verilmeyeceğine ilişkin bir soruya, "Fitre-zekat, Müslüman'ın ferdi ibadetidir, asıl olan fakire ulaşılmasıdır. Fakir-fukara, kimsesiz ve yetimin yüzü gülüyorsa bunda fitre-zekatın önemli rolü vardır. Devlet memurlarına fitre-zekat verilir veya verilmez demiyorum. Onların ihtiyaçları ve imkanları göz önüne alınmalıdır" yanıtını verdi.

Bardakoğlu, "Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sizin de adınız geçiyor?" şeklindeki bir soruya ise, "Bunu bir espri olarak kabul ediyorum" karşılığını verdi.

Bardakoğlu, bir başka soru üzerine ise Papa'nın Kasım ayında yapacağı ziyarette kendisi ile de görüşeceğinin kesinleştiğini belirterek, "Papa'nın açıklamaları tartışma konusu oldu ve biz de gereken cevabı verdik. Tekrar 'Arkası yarın' gibi bu konuları konuşmanın bir anlamı yok. Bizim kapımızı çalan herkese kapımızı açarız" diye konuştu.

Bardakoğlu, irtica ile ilgili ısrarlı sorulara ise, "İrtica tartışmalarına taraf olmadım, olmam da. Bu tartışmalarda Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı kurumlar hedef alınmadı. Kimse 'buralarda irtica var' demedi. Biz devletin yapması gerekin dini hizmetleri en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyoruz" cevabını verdi.

Din görevlilerinin Türk Hava Kurumu, Kızılay ve Yeşilay gibi kamu yararına çalışan kurumlara destek olması için telkinde bulunduklarını anlatan Bardakoğlu, aynı şekilde kan ve organ bağışının yaygınlaştırılması için de personelin üzerine düşen görevi yapmaya çalıştığını kaydetti.

Almanya'da Türk asıllı bir milletvekilinin Türk kadınlarına yaptığı, 'Başınızı açın' çağrısının hatırlatıldığı Bardakoğlu, konunun dini değil siyasi bir tartışma olduğunu söyledi.