Ankara: AK Parti Siyaset Akademisi 6. Dönem Derslerine Başladı

Ankara: AK Parti Siyaset Akademisi 6. Dönem Derslerine Başladı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Tamamıyla Teknik Boyutta İlerlemesi Gereken Avrupa Birliği (AB) ile Müzakerelerin, Yunanistan ve Kıbrıs Tarafından Yavaşlatılmak İstendiğini Belirterek, Kıbrıs Sorunun, Müzakerelerden Ayrı Çözülmesi Gerektiğini İfade Etti.

Ankara: AK Parti Siyaset Akademisi 6. Dönem Derslerine Başladı

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, tamamıyla teknik boyutta ilerlemesi gereken Avrupa Birliği (AB) ile müzakerelerin, Yunanistan ve Kıbrıs tarafından yavaşlatılmak istendiğini belirterek, Kıbrıs sorunun, müzakerelerden ayrı çözülmesi gerektiğini ifade etti.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Siyaset Akademisi 6. dönem derslerine bu akşam başladı. Akademinin ilk dersini veren Bakan Babacan, başta Türkiye-AB ilişkileri ve ekonomi olmak üzere birçok mesaj verdi. Konuşmasına AK Parti'nin Türk siyasetinde 'yepyeni bir sayfa' açtığını ifade ederek başlayan Babacan, kuruluşunun üzerinden 1.5 yıl bile geçmeden iktidar olan AK Parti'nin görevde bulunduğu süre içinde verdiği her sözü yerine getirdiğini söyledi. Babacan, AK Parti'nin iktidarda bulunduğu 4 yıllık dönemde icraatları da özetledi. İktidar partisi olarak koydukları hedefleri yerine getirdiklerini, belirledikleri politikaları uyguladıklarını vurgulayan Babacan, "AK Parti'nin önceki dönemdekilerden en önemli farkı, halkın AK Parti'ye baktığında kendisini görmesidir. Biz asla elit takımın partisi olmadık" diye konuştu.

AK Parti'nin görevde bulunduğu 4 yıllık süre içerisinde toplam 8 reform paketini hayata geçirdiğini hatırlatan Babacan, Meclis gündeminde bulunan 9. reform paketinin de tamamlanmasıyla Anayasa'nın üçte birlik bölümünün değiştirilmiş olacağını kaydetti. Konuşmasında bugün açıklanan AB Komisyonu'nun İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin AB ile yürütülen müzakereler çerçevesinde attığı adımların değerlendirildiğini aktaran Bakan Babacan, raporda özellikle 'uygulama' ile ilgili konulara vurgu yapıldığına dikkat çekti. Atılan reform niteliğindeki adımların uygulanması noktasında ortaya çıkan sorunların çözümü için kendisinin de görev aldığı bir komisyon oluşturulduğunu kaydeden Babacan, AB'ye katılım müzakereleri çerçevesinde 'tavizler' verildiği yönündeki iddialara da yanıt verdi. Babacan, Türkiye'nin müzakereler çerçevesinde ilerleme sağladığını, bunun bazı çevrelerce taviz olarak gösterilmeye çalışıldığını dile getirdi. AB'ye tam üyelik yolunda atılan adımları Türkiye açısından 'kazanım' olarak niteleyen Babacan, AB'nin müzakereler çerçevesinde Türkiye'nin yapması gereken reformların çerçevesini belirlediğini, gerçekleştirilen reformlarda Türkiye'nin kaybettiği, AB'nin kazandığı herhangi bir şeyin söz konusu olmadığının altını çizdi. Bakan Babacan, özellikle son dönemde AB üzerinden siyaset yapıldığını sözlerine ekleyerek, suçu dışarıya atmanın işin kolayına kaçmak olduğunu belirtti. Bunun sadece Türkiye'de yapılan bir siyasi yaklaşım olmadığını kaydeden Babacan, Avrupalı bazı siyasilerin de zaman zaman bu yola başvurduğunu söyledi.

AB'ye tam üyelik yolunda çalışmalar yürüten Türkiye'nin kısa zamanda yaşadığı dönüşümün, ülkenin çehresini değiştirdiğini bildiren Babacan, sağlanan gelişmenin çok iyi anlatılması gerektiğinin altını çizdi. AB Komisyonu'nun yayınladığı İlerleme Raporu'nun birisi ekonomi olmak üzere 3 ana maddeden oluştuğunu kaydeden Babacan, bugünkü haberlerin hiçbirisinde ekonomi konusuna değinilmediğini, çünkü bu konuda herhangi bir sorunun söz konusu olmadığını söyledi. Babacan, daha sonra Türkiye'nin son dönemde ekonomide sağladığı gelişmeleri özetledi. Türkiye ekonomisinin birçok Avrupa ülkesini gıpta ettirir duruma ulaştığını örneklerle anlatan Babacan, Türkiye'nin dünya genelinde yaşanan tüm çalkantılara rağmen 'sapa sağlam' ilerlediğini, bunun da 'kararlılıktan' kaynaklandığını sözlerine ekledi.

AB ile yürütülen tam üyelik müzakerelerinin iki AB üyesi ülke tarafından durdurulmaya çalışıldığını ifade eden Babacan, tamamen teknik boyutta yürütülmesi gereken müzakerelerin Kıbrıs gibi siyasi bir konu nedeniyle engellenmeye çalışıldığını, bunun da doğru bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Bakan Babacan, "Başka dertleriniz, siyasi amaçlarınız varsa oturup konuşalım. Müzakereler tamamıyla teknik konular. Ama dertleri başka" diyerek Yunanistan ve Kıbrıs'ın Türkiye'ye karşı takındığı ortak tutumu eleştirdi. Türkiye'nin müzakerelerde ne kadar ilerleyebilirse ilerleyeceğini, bu sayede standartlarını yükseltmeyi amaçladığını vurgulayan Babacan, "Türkiye'nin tam üyeliği AB ülkelerinin tamamının ortak kanaatiyle gerçekleşebileceğinin unutulmaması gerekir. Kıbrıs sorunuysa AB ile tam üyelik konusundan ayrı tutulması gerekir. Bir üyesi de Kıbrıs olan AB'nin konuya objektif yaklaşabilmesinin mümkün değildir. Bunun için Kıbrıs konusunda BM'ye gidelim diyoruz. AB Dönem Başkanı Finlandiya'nın görüşlerini de değerlendiririz, bundan da kaçmıyoruz. 15 Aralık 2006 tarihine kadar görüşmeler böyle devam edecek. Sonucu hep beraber göreceğiz" şeklinde konuştu.

Türkiye'de son dönemde yakalanan istikrar ortamından rahatsız olan çevrelerin bulunduğunu anlatan Babacan, Türkiye'deki güven ve istikrar ortamından kimlerin istifade edeceğini merak ettiğini belirtti. Bakan Babacan, isim vermeden muhalefeti AK Parti'yi yıpratmak adına Türkiye'ye zarar vermekle suçladı. Seçimlerin yaklaşmakta olduğunu da sözlerine ekleyen Bakan Babacan, ekonomik programdan asla taviz verilmeyeceğini, bugüne kadar uygulanan politikaların aynı kararlılıkla süreceğini ifade etti.

AK Parti döneminde Türkiye'de 'gerçek anlamda' bütçe disiplini yaşandığını vurgulayan Babacan, bu yıl enflasyon hedefinden 'geçici olarak' uzaklaşıldığını ancak gelecek yılki yüzde 4'lük enflasyon hedefinin hala ulaşılabilir olduğunu aktardı. Babacan, enflasyon ile mücadelede başarılı olunmadığı sürece Türkiye'de istikrarın sağlanmasının mümkün olmadığını, enflasyon çok daha aşağı seviyelere düşse bile mücadelenin yıllarca süreceğini sözlerine ekledi.