TOBB'dan Sağduyu Çağrısı
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Son Günlerde İçinden Geçilen Gergin Süreç ile İlgili Yaptığı Sağduyu Çağrısında, "Mevcut Gerginliği Artırmaktan Kaçınmalıyız. Yargı Siyasallaşmamalı; Yargı Erki Siyasete Müdahale Etmemeli, Yasama ve Yürütme de Yargıya Müdahale Etmemelidir" Temennisinde Bulundu.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), son günlerde içinden geçilen gergin süreç ile ilgili yaptığı sağduyu çağrısında, "Mevcut gerginliği artırmaktan kaçınmalıyız. Yargı siyasallaşmamalı; yargı erki siyasete müdahale etmemeli, yasama ve yürütme de yargıya müdahale etmemelidir" temennisinde bulundu.TOBB Basın Müşavirliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, son günlerde içinden geçilen gergin sürecin, Anayasal kurumlar arasında olması gereken ahengi bozmaya yönelik bir hal almasının üzüntüyle karşılandığı belirtildi. Parlamenter demokrasinin kuvvetler ayrılığı prensibine dayandığı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin kuvvetler arasında uyumu sağlaması, çatışmaya neden olmaması, toplumda oluşturulması istenen kamplaşmayı beslememesi ve kuvvetlerin bağımsızlığını temin etmesinin de esas olduğu kaydedilen açıklamada şöyle denildi:"Yasama, yürütme ve yargı erklerinin görev ve sorumlulukları Anayasamızda açıkça ifade edilmektedir. Kurumlar arası işleyişin ahenginin bozulması devletimizi zaafa uğratacaktır. Bu nedenle yasama, yürütme ve yargı organları, görev ve yetkilerini Anayasanın kendilerine çizdiği sınırlar dahilinde kullanmalı ve birbirlerinin yetki alanına girmemelidirler. Her üç kuvvetin de birbirlerinden bağımsız ve tarafsız olması ilkesi ve Anayasa çerçevesinde görev ve sorumluluklarını birbirlerini etki altına almaya çalışmadan ve üstünlük mücadelesine girmeden yerine getirmesi esas olmalıdır. Yargı siyasallaşmamalı; yargı erki siyasete müdahale etmemeli, yasama ve yürütme de yargıya müdahale etmemelidir. Hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik bir sistemin sorunsuz işlemesi buna bağlıdır. Böyle bir süreçte herkes sorumluluğunu idrak eden bir anlayışla hareket etmeli ve mevcut gerginliği artırmaktan kaçınmalıdır. Siyasi ve ekonomik istikrarın temini, uluslararası itibar ve algılanışımızın zedelenmemesi için problemlerin itidal ve sağduyu içerisinde çözülmesi konusunda tüm taraflar üzerine düşeni yerine getirmelidir. Uluslararası ekonomik krizin etkilerini giderek daha derinden hissetmeye başladığımız bu dönemde, iktisadi tedbir arayacağımıza hala sağduyu arıyor olmamız bir talihsizliktir. Türkiye, artık daha fazla zaman kaybetmeden uzun dönemli ve tempolu büyümesini sağlamalı ve işsizlik başta olmak üzere tüm iktisadi ve sosyal sorunların çözümüne odaklanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, dünyada ekonomik bir kriz başlamışken ve ülkemiz de bunun etkisi altındayken, Türkiye siyasetin ve hukukun kavgasından ciddi kayıplar verir. Bu kavga Türkiye'ye fayda getirmez." (BK-NÇ-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA