Şartları 'Ortak Dil ve Ortak Hedef'

Dünya Haberleri

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi 'Ortak Zemin ve İstenilen Çözümle İlgili Ortak Hedef Olmadan Doğrudan Müzakereler Başlayamaz' Teziyle Gideceği Bildirildi.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Başkanı Dimitris Hristofyas'ın, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile yarınki görüşmeye "ortak zemin ve istenilen çözümle ilgili ortak hedef olmadan doğrudan müzakereler başlayamaz" teziyle gideceği bildirildi.

Kıbrıs Rum Kesimi'nin yüksek tirajlı gazetesi Fileleftheros, "Ortak Dil Ön Şart - Doğrudan Müzakereler Çözüm Şekline İlişkin Zemin Üzerinde Anlaşıldıktan Sonra" başlığıyla manşete çektiği haberinde Hristofyas'ın, buna paralel olarak, iş üretileceği ümidiyle Haziran'a kadar olan zamanı değerlendirerek prosedürü korumaya ve raydan çıkmamasını sağlamaya çalışacağını yazdı.

Gazete, Hristofyas'ın dün, çalışma gruplarındaki Rum grup başkanlarıyla, bugüne kadarki olguları gözden geçirdiğini ve "AB" ve "Ekonomi" başlıklarını ele almakta olan 2 çalışma grubu hariç büyük konularda farklı yaklaşımlar içerisinde olunması nedeniyle ilerleme kaydedilmediği genel sonucuna varıldığını yazdı.

Cumhurbaşkanı Talat'ın BM ve AB'yle İlişkilerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ve Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu'nun dün sabah, Cumhurbaşkanı Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın yarınki görüşmelerinin detaylarını ele aldıkları hatırlatıldı.

Haberi "Önce Ortak Zemin, Sonra Müzakereler - Lefkoşa Çözüm Şekliyle İlgili Hedeflerin Netleştirilmesini İstiyor - Barikatlar Konusu Yarınki Görüşmede" başlığıyla iç sayfasına aktaran gazete, özetle şunları yazdı:

"Mehmet Ali Talat'la yarınki görüşmede her şeyi masaya koyacağını söyleyen Başkan Dimitris Hristofyas, hedefin doğrudan müzakerelere ulaşabilmek için aynı zemin üzerinde müzakere edilmesi olduğunu söyledi.

Hedef, bütün olanakları kullanarak prosedürü idame ettirmek olmaya devam etmesine rağmen, müzakere farklı başlangıç noktaları üzerinde sürerse, perspektiflerin önemli ölçüde daraldığı ortadadır.

İki taraf, 21 Mart anlaşmasını farklı yorumlamaya devam ediyor. En ciddi engel de talep edilmekte olan çözümün şekli konusunda saptandığı görünen anlaşmazlıktır. Kıbrıs Rum tarafının tezi halen ortak komitelerde ciddi bir çalışma üretilmez ise doğrudan müzakerelerin olamayacağı şeklindedir ve şu ana kadar bu zor görünüyor. Buna paralel olarak prosedürün ilerlemesi olanağının tanınması için var olan zamanın değerlendirileceği ve bir ayda gözden geçirme yapılacağı görünüyor.

Yarınki Talat-Hristofyas görüşmesi arifesinde dün, Nami ve Yakovu, BM temsilcisi Taye Brook Zerihoun'un huzurunda görüştüler.

Edinilen bilgilere göre daha çok prosedürsel nitelikli konuları ele aldılar, ancak gündemde barikatlar, özellikle de Limnidi barikatı da bulunacak. Bu konuda en azından küçük bir adım atılır ise, prosedüre yardımcı olunması için bu açıklanacak.

Başkan Hristofyas dün, 6 çalışma grubu başkanıyla toplantı yaptı. Toplantı 2.5 saat sürdü. Başkan Hristofyas, şu ana kadar tali konuların ele alındığını vurgulayarak, herkesin konuların özünün de görüşülmesi gerektiği görüşünde olduğunu belirtti ve dünkü toplantıda şu ana kadar şekillenen olguların değerlendirildiğini söyledi.

Başkan Hristofyas, Kıbrıs içine ve dışına çok çalışılması, ne ilerleme olduğu ne de hiçbir şey olmadığı gibi nihai ve kesin sonuçlar çıkartılmaması gerektiği mesajını verdi." BAN, ABD VE İNGİLTERE'NİN TEZİNİ BENİMSEDİ Gazete, bu arada New York'tan elde edilen bilgilerin; BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon'un Washington ve Londra'nın 21 Mart Anlaşması'nın "takviminin idamesi", teknik komite ve çalışma gruplarındaki görüşmelerin sonucundan bağımsız olarak Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulunmasına yönelik doğrudan müzakerelerin başlaması gerektiği tezini benimsediği yönünde olduğunu yazdı.

Haberi "Birleşmiş Milletler: ABD ve İngiltere'yle Örtüşüyor - Genel Sekreter 'İzolasyonun' Kaldırılmasını Yine İsteyecek" başlığıyla yansıtan gazete, BM merkezindeki diplomatik bir kaynağın söylediklerine yer verdi.

Gazeteye göre söz konusu kaynak, bunun Lynn Pascoe ve Rum Yönetimi sözcüsü Stefanu'nun önceki günkü görüşmeleri sırasında ortaya çıktığını söyledi. Stefanu, Pascoe'ya Rum yönetiminin; prosedürün başarı ümidi olabilmesi için doğru bir ön hazırlık yapılmasının zaruri olduğu tezini net şekilde iletti.

Gazete, BM kaynağının, "Prosedürün ilk aşamasında ilerleme olmasını istiyorlar, ancak hiçbir gelişme olmaması halinde; anlaşmanın hayata geçirilmesindeki gecikmeye rağmen, bir sonraki aşamaya geçilmesini daha tercih edilir buluyorlar" dediğini yazarak şöyle devam etti:

"Başkan Hristofyas ve işgal lideri Talat arasındaki yarınki görüşmenin bu açıdan belirleyici olması bekleniyor ve BM Genel Sekreteri'nin raporunun UNFICYP'in görev süresinin uzatılmasına ilişkin bölümünün bu görüşmeden çıkacak sonuca göre yazılacağı değerlendiriliyor. Ban Ki Moon'un raporunun, önümüzdeki haftanın sonuna kadar Güvenlik Konseyi üyelerine verilmesi bekleniyor.

Aynı bilgilere göre, 'mevcut ekonomik, kültürel, siyasal, sportif bağların devamının tanıma anlamına gelmediği' vurgulanarak, Kıbrıslı Türklerin sözde 'izolasyonlarından' yine söz edilecek.

Aksine bunların, Kıbrıslıların çıkarına olacağı, güven inşa edilerek, çok daha dengeli bir alan yaratılarak daha çok; Ada'nın yeniden birleşmesine katkı sağlayacağı düşünülüyor. Dolayısıyla ilgili bütün baş aktörlerin bu önemli hedefi başarmak yönündeki faaliyetlerini ve görüşmeyi yeniden şekillendirmeleri önemlidir.'" MURPHY ADA'YA GELİŞİNİ ERTELEDİ Bu arada Fileleleftheros, "Murphy Erteledi" başlıklı haberinde, İngiltere'nin Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Jim Murphy'nin Ada'ya gelişini ertelediğini bildirdi.

İngiliz yetkilinin ziyaret programına göre bugün Ada'da bir dizi temasta bulunması gerektiğini yazan gazete, edindiği bilgilere dayanarak Londra'nın Murphy'nin ziyaretinin Cumhurbaşkanı Talat ve Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın yarınki görüşmelerinden sonra gerçekleşmesinin daha iyi olacağı kanaatine vardığını yazdı.

TALAT VE HRİSTOFYAS'TAN TAAHHÜT Öte yandan Politis, Cumhurbaşkanı Talat ve GKRY Başkanı Hristofyas'ın yarınki yüz-yüze görüşmeye uluslararası unsura ve birbirlerine, bugünkü ivmenin ve sağlanmakta olan çözüm ortamının kaybedilmemesi temel talep ve taahhüdüyle oturacaklarını yazdı.

Gazete, "Momentumu Kaybetmemeyi Taahhüt Ettiler - Yakovu ve Nami Cuma'nın Gündemini Hazırladı - Pascoe Müzakerelere 21 Haziran'da Başlayın Diyor - Yüz-Yüze Görüşmenin Ardından Güven Yaratıcı Önlemler İlan Edilmesi Ümidi" başlığıyla manşete çektiği haberinde, iki liderin danışmanlarının dün; yarınki görüşmenin gündemini görüştüklerini ve momentumun kaybedilmemesi görüşünde birleştiklerini kaydetti.

HRİSTOFYAS: "UZMANLAR ÖZLÜ KONULARI DA GÖRÜŞMELİ" Gazeteye göre Hristofyas, dünkü görüşmenin ardından şunları da söyledi:

"Uzmanların geriye kalan bir aylık ön hazırlık dönemi içerisinde sorunun özünü de görüşmeleri gerek. Şimdiye kadar tali konular görüşüldü. Çalışma grupları ve teknik komitelerde çok çalışılması gerekecek. Görüş birliği olmasını ümit ediyorum." Gazete, Rum Yönetimi Başkanı'nın ilan edilmiş ana hedefinin, Talat'la ortak dil ve talep edilmekte olan çözüme ilişkin ortak hedef bulmak olduğunu yazdı ve özetle şunları ekledi:

"Edinilen bilgiye göre, Lefkoşa Kıbrıs Türk tarafının toprak, mülkiyet ve güvenlik konularını uzmanlar düzeyinde yeniden açmayacağı ve bu konuların zorunlu olarak en üst siyasi düzeyde ele alınması gerekeceği sonucunu çıkartıyor.

Doğrudan müzakerelerin kısa bir süreliğine ertelenmesi talebini Talat'a açması ihtimalinin sorulmasına karşılık Hristofyas, bütün meseleleri gündeme getireceğini söyledi.

Arabulucular, Başkan Hristofyas'ın argümanlarının doğruluğunu anlıyor. Ancak uzun süren çıkmaz ve kuşkudan sonra ortak dil bulunması için uzmanlara değil, zamana ve liderler arasında siyasi görüş birliğine ihtiyaç olduğunu vurguluyorlar. Bu da açıkça uluslararası unsurun, doğrudan müzakerelerin 21 Haziran'da başlaması gerektiği tezine gönderme yapıyor.

BM Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe, New York'ta görüştüğü Rum Yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu'ya, özlü müzakerelerin başlamasına ilişkin takvime uyulması gerektiğini açıkça söyledi." PASCOE: "MÜZAKERELERE 21 HAZİRAN'DA BAŞLAYIN" Aynı gazete, "Söz Liderlerin - Pascoe 'Müzakerelere 21 Haziran'da Başlayın' Diyor - Hükümet Sözcüsü Stefanos Stefanu BM Genel Sekreter Yardımcısı'na Lefkoşa'nın Çekincelerini İletti" başlığını taşıyan New York çıkışlı haberinde, Genel Sekreter Yardımcısı Lynn Pascoe'nun Rum Yönetimi Sözcüsü'ne; sonuçlardan veya ilerlemeden bağımsız olarak, 21 Mart'ta uzlaşılan takvime uyulması teşvikinde bulunduğunu yazdı.

"BM yetkilisi, Talat-Hristofyas yüz-yüze görüşmesine daha çok yatırım yapıyor, teknik komitelerin çalışmalarına çok da önem vermiyor ve yetkilinin, iki lider arasında doğrudan müzakerelerin başlaması için 'yeterli ilerleme' kaydedilmesi gerektiği görüşünde olmadığı görünüyor.

Pascoe ve Stefanu, Başkan Hristofyas'ın Kıbrıslı Türk lider Mehmet Ali Talat'ın yarınki görüşmeleri öncesinde teknik komite ve çalışma gruplarındaki görüşmelerin gidişatı ve gelişmeleri ele aldı.

Pascoe'ya göre BM, teknik komite ve çalışma gruplarının işinin başarıyla tamamlanması ve kapsamlı müzakerelere başlanmasına yardımcı olmayı arzu ettiğini söyledi.

Pascoe'nun Kurmaylığı, Genel Sekreter'in Mayıs ayı sonlarındaki Birleşmiş Milletler Kıbrıs Barış Gücü'nün (BMBG) görev süresine ilişkin raporuna elenecek olan Ada'daki son gelişmelere ilişkin BM değerlendirmesini kaleme almak için yarınki Hristofyas-Talat görüşmesinin sonuçlarını bekliyor." Haravgi gazetesi, Hristofyas'ın, çalışma grupları ve teknik komitelerdeki Rum heyet başkanlarıyla dünkü görüşmesinin ardından söylediklerine ilişkin haberini, "Görüşmelerinden Kısa Süre Önce Başkan Hristofyas'tan Talat'a Mesaj: Aynı Zeminde Müzakere Edelim - Başkan Hristofyas Talat'la Yarın, Gereken Her Şeyi Görüşecek" başlığıyla manşetten verdi.

Simerini ise konuya ilişkin haberi, "Kendine Göre Yorumlama - 21 Mart Anlaşması'nın Maddeleri Konusunda Anlaşmazlık" başlığıyla aktardı.

(MG-NO-NO-D)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Dünya

, Haberler