Orgeneral Başbuğ'un Basın Toplantısı(6/son): Medya Üzerinden Asimetrik Bir Psikolojik Harekat Yapılıyor
Genelkurmay Başkan Orgeneral Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetlerine Karşı Medya Üzerinden Asimetrik Psikolojik Harekat Yapıldığını Söyledi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne karşı medya üzerinden asimetrik bir psikolojik hakerat yapıldığını söyledi. Orgeneral Başbuğ, basın toplantısında bir gazetesicinin "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, belgeye ilişkin Şanlıurfa'daki konuşmasında Türk Silahlı Kuvvetlerini hedefe oturtmasından hicap duyuyor musunuz? Şeklindeki soruya da "Niye hicap duyayım ki? Kesinlikle böyle bir düşünceye sahip değilim. Düşüncemi soruyorsanız, ben düşüncelerimi Başbakan'a ilettim" diye yanıtladı.-"YASALARA AYKIRI HAREKET EDENLERE MÜSAMAHA ETMEYİZ"-Orgeneral Başbuğ, "Konuşmanızın başında sert bir tonda dediniz ki fitne fesat karıştırmak isteyenler var dediniz, Türkiye'nin bekasına karşı tavırlardan bahsettiniz. Bu konuda bir incelemeniz söz konusu mu?" sorusunu ise şöyle yanıtladı:"Türkiye'nin bulunduğu coğrafya ortada, problemler ortada, güçlü bir Türk Silahlı Kuvvetleri, bütünlüğüne sahip bir Türk Silahlı Kuvvetleri orada. Siz buna zara verirseniz, kime zarar vereceksiniz? Sadece Türk Silahlı Kuvvetleri'ne mi? Ülkenizin bekasını da riske atıyorsunuz.Biz her zaman söylüyoruz. Biz kanunlara, yasalara saygılıyız. Kanunlara ve yasalara aykırı olarak hareket edenlere müsamaha etmeyiz. Türk Silahlı Kuvvetleri de haklı gerekçelere dayalı olarak arkasında ön yargı olamayan tekliflere açığız. Biz demiyoruz ki; Türk Silahlı Kuvvetleri hiçbir şekilde tartışılamaz, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilgili olarak tenkit yorum yapılamaz. Biz diyoruz ki; bizim karşı olduğumuz hiçbir gerçeğe dayanmayan, ön yargılı, yıkıcı faaliyetler. Elbette bunları geldiğimiz noktada, bunları biz fitne ve fesat olarak görüyoruz. Devlet içinde millet içinde öyle görüyoruz."Orgeneral Başbuğ, AKP'nin belge hakkında Askeri Savcılığın kararından önce yargıya başvurmasını da "Onların takdiridir. O konuda ben yorum yapmayı uygun görmüyorum. Elbette Türkiye'de hukuk sistemi var. Her müessese verdiği kararı doğru görüyorsa onların takdiridir. Bu konuda bizim yorum yapmamız uygun değildir" şeklinde değerlendirdi.-"MEDYA ÜZERİNDEN ASİMETRİK PSİKOLOJİK HAREKET YAPILIYOR"Orgeneral Başbuğ'un "Belge sahte çıkarsa ne yapacağımızı tüm Türkiye görür" açıklaması anımsatılarak ne yapılacağının sorulması üzerine Orgeneral Başbuğ, şunları söyledi:"İzliyorsunuz. Biz hukuk devleti ilkelerine saygılıyız. Bu süreçte de onu gösterdik. Konuyu Askeri Savcılığa verdik, Askeri Savcılığın konuyla ilgili kararından önce bir kelime konuşmadık. Bu hukuka olan saygımızdır. Elbette hukuk devleti ilkeleri kapsamında ne yapılacaksa yapılacaktır. Bundan başka yorumlar çıkartılmasına da üzülürüm. İki; bu konulara ilişkin görüş ve düşüncelerimizi yasal platformlarda getiririz. Onu da ifade ettim. Önümüzdeki hafta Milli Güvenlik Kurulu'nda getireceğiz. Üç; yaşadığımız süreçle ilgili sorunlar var. Genelkurmay Askeri Savcılığı suç duyurusunda bulundu: Nedir bunlar? Söz konusu belge -şu anda kağıttır mevcut bilgiler kapsamında- nerede bulundu, bir yerde bulundu ayın 4'ünde. Ayın 6'sında bu dosya açıldı; birtakım evraklar var. 12'sinde bir gazeteye servis edildi, açık. Şimdi bunu sormaya, bunu sorgulamaya hakkımız yok mu? Acaba bir özel kasıt mı var? Buna özel bir hakkım var. Elbette hakkımızdır. O belgeler bakıyoruz; tuhaf. Bir yığın belgeler var, hakikaten usulüne göre hazırlanmış. Bu iddia edilen belge ise onlarla hiçbir ilişkisi olmayan, içerik olarak, hazırlanış şekli olarak farklı bir belge, olabilir ona da itirazımız yok. Şu soruyu sormaya hakkımız yok mu? Bu belgenin Nisan 2009'da hazırlandığını kim tespit etti? Belgenin hiçbir tarihi yok. Soruşturma kapsamında birtakım kriminal raporlar var. 17'sinde hazırlandı, 18'inde gönderildi. 19 ve 20'sinde bu raporun bazı parçaları bazı basın yapın organlarında yer aldı. Belgenin tümü de değil, arzu edilen noktalar. Nedir bu istenen? Bir kamuoyu oluşturmak mı? Bakın ben ilk defa bir tabir kullandım. Medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat yapılıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal İnceleme Dairesi tarafından bir rapor hazırlandı 20 Haziran'da. 22 Haziran'da gazetelerde. Niçin? Bu soruyu sormak benim hakkım değil mi? Şimdi bunlar elbette bizi de düşündürüyor. Biz düşünmeyle kalmadık burada. Genelkurmay Askeri Savcılığı bunlarla ilgili suç duyurularında bulundu. Bırakın bir süreci normal aksın gitsin, doğru neyse çıksın. Bizin ona hiç itirazımız yok. Ama siz doğrunun çıkmasını beklemeden devamlı bu hukuk sürecini dinamitlerseniz ne olacak bu Türkiye'nin düzeni. -"ASKERİ SAVCILIĞIN AÇIKLAMASINI GÖRMEDEN YORUMLAR YAPILDI"-Trajik durumlar yaşıyoruz. Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın açıklaması Çarşamba günü yanılmıyorsam 14.50'de ajanslara verildi 15.00'ten itibaren bütün televizyon kanallarımız son dakika haberlerine başladı. Şimdi 14.50'de verildi, 15.00'te bu yorumlar başladı. Ben birini takip ettim. İnanın yorumu yapanlar Genelkurmay Askeri Savcılığı'nın açıklamasını görmemiştir. 15.00'te çıkıyor diyor ki "Olacağı buydu, ben zaten başka bir şey beklemiyordum.' Ayıp bu, alın şu 3 sayfalık metni, inceleyin, elbette beğenmediğiniz, katılmadığınız yerler olabilir ama siz 15.00'te çıkıp açıklama yapıyor. Üzülüyorum ki açıklamanın başlığını bile görmemişler. Televizyonlarda da yok, 3 buçukta geldi. Bu olmaz, bu çirkin. Ajanslardan da bir ricam var. Lütfen bunu parça parça vermeyin. Televizyonda herkes 1 satır görüyor, yanlış şeyler yorumluyor. "Sistemli yıpratma faaliyetlerini kim kimler, hangi kurum kuruluş ve yapılar olduğuna dair fikirler var mı?" sorusu üzerine ise Orgeneral Başbuğ, "Elbette elinizde hiçbir delil olmadan belge olmadan yargı kararı olmadan kamuoyu önünde herhangi bir kişi veya kurumu suçlamak doğru değil. Ama bu konuya ilişkin bizim de bazı bilgilerimiz, duyumlarımız var. Elbette bunu ilgili makamlarda, ilgili makam ve yerlerde paylaştık ve paylaşmaya devam ediyoruz" diye konuştu.-"CADI AVI BAŞLATACAK DEĞİLİZ"-Orgeneral Başbuğ, bir gazetecinin Albay Dursun Çiçek hakkında bir gazetede başka iddialarda da bulunulduğu, bu konuda bir araştırma yapılıp yapılmadığını sorması üzerine şu yanıtı verdi:"Biz bize gelen duyum belge, duyum, emare bir şey varsa bunların hepsini ciddi bir şekilde inceleriz. Gerekirse idari olarak inceleriz gerekirse de yasal süreci başlatırız. Ancak yapılan idare soruşturmalarda ortada herhangi bir kusur işleyen personel yoksa elbette bu personel üzerinde de tasarruf yapılması söz konusu değildir.Türkiye demokratik, hukuk ve sosyal bir devlettir. Bunun aksi yönünde düşüncesi olan TSK'da barınmaz. Ancak biz de elbette TSK'da dedikodu ve iftiralarla cadı avı yapacak değiliz." (ANKA/SON)(EKİP)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA