Olağanüstü Bir Dönemden Geçiyoruz
Tüsiad Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin Bir Kez Daha Olağanüstü Bir Dönemden Geçtiğini Söyledi.
TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin bir kez daha olağanüstü bir dönemden geçtiğini söyledi.TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç da Türkiye'nin bir an önce akıl tutulmasından kurtulması gerektiğini belirtti.TÜSİAD'ın YİK toplantısının açılışında konuşan Koç, önemli mesajlar verdi. Siyasette yaşanan gerilime işaret eden Koç, "Babalarının mirasını paylaşamayan kardeşler gibiyiz, boşuna enerjimizi tüketiyoruz." dedi.Diyalog ve mutabakat kelimelerinin hayati derecede önemli kavramlar olduğunu belirten Koç, "ama önce şu akıl tutulmasından kurtulalım. Ekonomiyi önümüzdeki yerel seçimlere göre değil yaklaşan büyük küresel tehlikeye göre şekillendirelim." dedi. Mustafa Koç, "Şu veya bu kesimin içinde yaşadığımız durumdan daha az sorumlu olduğunu düşünmüyoruz. Aksine ülkemizdeki birçok siyasetçinin hiçbir dönemde olmadığı kadar vahim bir 'akıl tutulması' yaşadığına inanıyoruz.Yaşanan büyük belirsizlik içinde IMF'nin mali disiplininden, AB çıpasından ve enflasyon hedeflemesinden uzak kalmayalım. Bir akıl tutulması yaşıyoruz, siyaset sahnesindeki kutuplaşmayı toplumsal bir ayrışmaya dönüştürüyoruz. Duygularımız aklımızın önüne geçiyor maalesef. En hassas ortamlarda en kışkırtıcı konuşmaları yapıyor, binbir emekle oluşturduğumuz kurumları yıpratıyoruz.. Aynı gemide olma duygusu yitirilmeye başlandı.Türkiye kazananı olmayacak bir oyuna doğru ilerliyor." dedi.OLAĞANÜSTÜ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZMustafa Koç'un ardından söz alan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin bir kez daha olağanüstü bir dönemden geçtiğini söyledi. Yalçındağ'ın mesajları şöyle:- Toplumda kutuplaşma yaşanıyor- Ekonomi yüksek risk taşıyan hale geldi- Siyasi taraflar politikalarını kısa vadeli oyun üzerine kurmayı tercih ettiler.- Durum böyle devam ederse önümüzde yönetilmesi zor bir Türkiye olacaktır.- Ekonomideki gelişmeler 1-2 yıl sürebilecek bir küresel yavaşlamayı işaret ediyor.- Ekonomideki önemli riskler var. Birincisi büyümenin yavaşlaması. İşsizlik daha da artabilir. İkincisi enflasyon riski. Büyüme yavaşlarken enflasyon artıyor. Üçüncüsü kamu mali disiplininin bozulma riski. Bazı harcama kararları program dışıdır. Kamu mali disiplinini zayıflatan adımlar atılıyor.- IMF ve AB çıpalarının gündemde tutulması hayati önemde.- Mikro reform haritası anlamında AB uyum çalışmaları daha hızlı yapılmalı- Toplumun beklentilerini daha güçlü ekonomi olmadan karşılamak mümkün değil.- Tepki ve yorumlarımızı ölçülü tutmalı, hukuka koşulsuz saygı göstermeliyiz.- Toplumda kutuplaşma artarken siyasette bir mutabakat zemini mümkün mü? Evet, eğer siyaset aktörleri üzerinde ciddi bir toplumsal baskı oluşturabilirsek mümkündür. Çıkış yolu yeni bir mutabakat arayışıdır.Devam edecek...
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA