'Ödüller Adil Dağıtılmıyor!'
Haluk Bilginer, "Yıllardan Beri Ben ve Yönetmenimiz Kemal Aydoğan Tiyatro Ödüllerine Katılmıyoruz. Çünkü Ödüllerin Doğru Dağıtıldığını Düşünmüyoruz" Diye Konuştu.
HALUK BİLGİNER, "YILLARDAN BERİ BEN VE YÖNETMENİMİZ KEMAL AYDOĞAN TİYATRO ÖDÜLLERİNE KATILMIYORUZ. ÇÜNKÜ ÖDÜLLERİN DOĞRU DAĞITILDIĞINI DÜŞÜNMÜYORUZ" DİYE KONUŞTU.Yıllar önce İngiltere'ye gitme sebebiniz neydi?- Dünyada bu iş nasıl yapılıyor, diğer ülkeler tiyatroya ve oyunculuğa nasıl bakıyor, bunları görmek için bir de üniversite sonrası eğitim almak için gittim. Londra Müzik ve Drama Akademisi'nde iki yıl okudum.? İngiltere'de oyuncu olma yolunda başka meslekler yaptınız mı peki?- İngiltere'de garsonluk yaptım, temizlikçilik yaptım, hatta taşıma şirketinde bile çalıştım!Oyunculuğa yürürken herhangi birisinden teşvik aldınız mı?- Rahmetli babam beni çok teşvik etti. Babam benim yaşlarımdayken oyuncu olmak istemiş, Şehir Tiyatroları'nın sınavlarını kazanmış ama maaşı az bulunca başka bir işe girmek zorunda kalmış. Babam çok genç yaşta babasını kaybettiği için, annesine ve kız kardeşine bakmak zorundaymış ve bu yüzden sigortacı olmuş. Hep bana anlatırdı, içinde bir ukdeydi oyunculuk. Ben oyuncu olmak isteyince, "Sen madem bu kadar çok istiyorsun oyuncu olmayı, konservatuvarı bitirdikten sonra nerede okumak istiyorsan ben ceketimi satar seni yollarım" dedi ve hakikaten dediğini yaptı. Beni İngiltere'ye babam yolladı. Ben babam tarafından bursluyum.Oyuncu olduğunuzda babanız neler hissetti? Bunu sizinle hiç paylaştı mı?- Babam 1967 yılında ölmeden önce İngiltere'ye gelmişti ve ben o sırada "Eastenders" adlı bir dizide oynuyordum. Bu dizi hâlâ devam ediyor. Orada tabii "Eastenders" çok popüler olduğu için sokakta insanlar fotoğraf çektirmek ya da imza istiyorlardı. Babam bana böyle bir baktı, baktı ve "Vay be oğlumu Londra'da tanıyorlar!" dedi.İngiltere'nin önemli dergilerinden Sunday'e "Seksi Türk" manşetiyle kapak oldunuz ve bu oldukça ses getirdi. Bu nasıl bir süreçte gerçekleşti?- Türkiye'deki münasebetsizliğin başlama sebebidir bu... Türkiye'den kimse beni tanımıyordu, fakat Sunday'de o manşet çıktıktan sonra "Vay bizim seksi erkeğimiz varmış İngiltere'de de haberimiz yok" diyerek herkes hücum etti bana. Halbuki öyle bir şey yoktu. Gazetenin magazin müdürü benim için bir haberde "Seksi Türk" diye bir sıfat uygun görmüş. Ama bu durum Türkiye'de sanki İngiltere'de bir seksi erkek yarışması varmış da ben de katılmışım ve birinci olmuşum gibi anlaşıldı.İNGİLTERE 'DE OYUNCULARIN YÜZDE 80'İ İŞSİZİngiltere'deki bir oyuncu, Türkiye'ye kıyasla ne kadar şanslı?- İngiltere'deki oyuncuların yüzde 80'i işsiz, Türkiye ise bir oyuncu cenneti. Ama İngiltere'de tiyatro seyircisi futbol seyircisinden fazladır. Ve tiyatro İngiltere'nin en önemli kültür ihraçlarından biridir.İngiltere'deki kariyerinizi bırakıp Türkiye'ye dönmeye nasıl karar verdiniz?- Bir gün İngiltere'de evde otururken, Türkiye'den bir telefon geldi. "TRT'ye Gecenin Öteki Yüzü isimli bir dizi çekilecek, oynamak ister misiniz?" dediler. Ben de hemen kabul ettim. Çünkü Türkiye'de hep bir şey yapmak istiyordum. Nitekim geldim ve yaptım. Ondan sonra da Türkiye'de kaldım. Herkes bana "Niye geldin, orada iyi bir kariyerin vardı" diye sordu. Ama ben hiç pişman olmadım. Zaten Türkiye'ye aşık olduğum için kaldım. Yani kalmak için daha güzel bir sebep düşünemiyorum.İngiltere'deyken "Bir gün ülkeme döneceğim ve orada bir tiyatro kuracağım" diye bir düşünceniz var mıydı?- Kesinlikle vardı... Bu benim düşümdü, bir şeyi çok istiyorsanız mutlaka oluyor. Çünkü siz o fırsatları çok istediğiniz için yaratmaya başlıyorsunuz. "Oyun Atölyesi"ni kuracağım arsanın kontratını imzalarken beş kuruş param yoktu ama dediğim gibi bir şeyi çok istersen yaparsın. O kadar çok istedim ki, bunun önünü hiçbir engel kapatamazdı. Tiyatronun yapım aşamasının "Tatlı Hayat" dizisini çektiğimiz döneme denk gelmesi, maddi anlamda büyük bir şanstı. Arkasından reklamlardan kazandığım bütün parayı tiyatroya yatırdım. Şu an bu konuyla ilgili beş kuruş borcumuz kalmadı çok şükür.Türkiye'deki tiyatro ödüllerine katılmıyorsunuz. Bunun sebebini açıklayabilir misiniz?- Ben ve yönetmenimiz Kemal Aydoğan yıllardan beri ödül törenlerine katılmıyoruz ama bizim tiyatromuzda çalışan diğer insanları kapsayan bir durum değil bu. İsteyen katılabilir. Bizim katılmama nedenimiz çok açık. Ödüllerin doğru dağıtıldığını düşünmüyorum. Tiyatro ödülleri sadece İstanbul'daki sanatçılara dağıtılıyor. Hiçbir jüri üyesi gidip Ankara'da, Diyarbakır'da, Trabzon'da ya da Adana'da oyun seyretmiyor. Bazen dokuz jüri üyesinden sadece üçü oyunu izliyor ve öyle ödül dağıtıyorlar. İşte bu yüzden biz ödül almıyoruz.Birçok film ödülü kazandınız fakat halk bunun sadece birkaç tanesini biliyor ya da hiçbirini bilmiyor. Bu sizi üzüyor mu?- Ben yaptığım işler hakkında konuşmayı sevmiyorum, sadece işimi yapıyorum. Hatta bazen gazeteci arkadaşlar bana "Bir filmde oynamışsınız, bizim haberimiz yok" diye soruyorlar, "Bu sizin sorununuz. Bankayı hortumlayan biri kendini size ihbar etmiyor, ya onu nasıl bulup çıkarıyorsunuz" diyorum.Devlet desteği haksız rekabet yaratıyorDevlet sizce özel tiyatrolarla Devlet Tiyatrosu'nu ayırt ediyor mu?- Devlet Tiyatrosu bizim ülkemizden başka hiçbir yerde yok. Onun yerine her ülkenin ulusal tiyatrosu var ve devlet zaten o tiyatroya yardım etmek zorunda. Öte yandan devlet, özel tiyatrolara "Burası senin tiyatron, burası benim tiyatrom" dediği zaman yansızlığını kaybediyor ve haksız rekabet ortaya çıkıyor. Bana "Özel tiyatrolar çok pahalı Haluk Bey, ama devlet tiyatroları çok ucuz" diyorlar genelde. Peki, devlet tiyatrosunda bilet kaç para? 6 TL... Hayır, efendim 100 TL... 6 TL'yi peşin, 94 TL'yi ise ödediğiniz vergilerle veriyorsunuz. Benim ise biletim sadece 25 TL. O tiyatrolar bizim vergilerimizle yapılıyor ama izleyici sadece 6 TL verdiğini sanıyor.HALUK BİLGİNER İLE İLGİLİ DİĞER HABERLER
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA