MHP TBMM Grup Toplantısı

Politika Haberleri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk Milletinin TBMM'de Hükümete Operasyon Yetkisini Tezkere ile Verdiğini Hatırlatarak, "Başka Coğrafyalarda Aranacak Bir Yetkiye İhtiyaç Yoktur" Dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk milletinin TBMM'de hükümete operasyon yetkisini tezkere ile verdiğini hatırlatarak, "Başka coğrafyalarda aranacak bir yetkiye ihtiyaç yoktur" dedi.

Bugün terörü önlemek için karar vermiş Türkiye'nin öncelikli hedefinin Irak'ın kuzeyinde üslenmiş terör yuvaları ile bunlara yardım ve yataklık yapan ve PKK'yı perde gerisinden yöneten Barzani isimli çete reisi olduğunu söyledi. Bahçeli, Kuzey Irak'lı grupların sözcüsü veya temsilcisi sıfatını taşıyan şahıslar ile resmi düzeyde, Irak Devleti adına bile olsa ilişki kurulmaması, muhatap alınmaması uyarısında bulundu. Bölücü terör örgütü elebaşına 'liderimiz' diyen Leyla Zana için 'ihanet temsilcisi'

ifadesi kullandı.

Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, toplumun her kesiminin, artık bıçağın kemiğe dayanmış olduğu terör ve arkasındaki bölücülüğün bir son bulması için, hükümetin ihtiyaç duyacağı kararlılık ve cesareti ortaya koyacağını son haftalar içindeki tutumları ile açıkça gösterdiğini söyledi.

Tamamen demokratik ve seviyeli bir ortamda süren terörü ve bölücülüğü telin gösterilerinin, son zamanlarda bazı mihrakları huzursuzluğa sevk ettiğini ifade eden Bahçeli, "Dünyanın her yerinde, karşılaşılan milli bir meselede kamuoyu oluşturmak, tepki ve öfkeleri dizginlemek, karşılaşılan sorun hakkında toplumu bilinçlendirmek için özel ve destek kampanyaları yürütülmesini planlamak günümüzün bir gerçeğidir. Toplumun inanmadığı ve arkasında durmadığı hiçbir sorunun çözülemeyeceğini bilen hükümetler,

kapsamlı ve sistematik bir çalışma ile milletin ilgisini konu üzerine çekmeyi amaç edinirler. Doğru ve doğal olanı da budur. Hükümetin de, kendiliğinden doğmuş bir heyecanla milletimizin şehitlerini yüksek bir coşku ile sahiplenmesini bir fırsata dönüştürerek, sınır ötesi bir operasyon için, uluslararası platformda elini güçlendirmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Sabrı taşma noktasına gelen milletin, cadde ve meydanlardaki mesajının doğru okunması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, yıllardır gururları ile oynanan kitlelerin yükselen tepkisinin, yalnızca PKK terörüne değil, aynı zamanda içte ve dıştaki işbirlikçilerine yönelik kararlı bir haykırış olarak yorumlanması gerektiğini kaydetti.

"Buradan aziz milletimize bir kez daha çağrıda bulunmak istiyorum. Vereceğiniz her türlü manevi destek, Türkiye'mizin bu zorlu mücadelede elini güçlendirecek, önünü açacaktır" diyen MHP lideri, sözlerini şöyle sürdürdü: "Milletinin manevi desteğini ve gücünü arkasına alan bir siyasi iradenin üstesinden gelemeyeceği hiç bir sorun yoktur, olamaz. Bu nedenle desteğinizi ve dualarınızı Türkiye ve Türk milleti için göndermeye devam ediniz. Bu bizim için övünç, kıvanç ve şükran vesilesi olacaktır. Ancak,

kanaatimce yükselen heyecanı, bir şuur haline getirmenin de zamanı gelmiştir. Aksi halde, tahrik ve tertiplere açık cadde ve meydanlardaki tepkinin yarar yerine zarar doğurabileceği bir sürece doğru gidildiği görülmektedir

Bilinmelidir ki terör ne tür bir eylem yaparsa yapsın bunu önlemenin yolu hükümetin alacağı tedbirler ile güvenlik güçlerinin çalışmalarından geçecektir. Bu nedenle herkesin, bugüne kadar ki hataları ne olursa olsun, iktidara alacağı önlemler konusunda tam destek olması bir milli görev ve demokratik tutum olacaktır. Küçük bir kıvılcımın, yanlış bir ifadenin, gergin ve öfkeli toplumu istenmeyen tartışma ve çatışmalara sürükleyebileceği düşünülürse, aydınlara ve siyaset kurumuna düşen en önemli görev

milletimize itidal ve sağduyu çağrısı yapmaktır. Bu aşamada, topluma dönük sükunet çağalarının, ancak teröre ve bölücülüğe karşı yapılacak mukabele ve müdahale ile yatışabileceği de tartışılmaz bir gerçek olarak ortadadır".

"EKONOMİK YAPTIRIM KARARLARI GECİKMİŞ OLSA DA YERİNDE KARARLARDIR"

MHP lideri Bahçeli, TBMM aritmetiğinde şimdilik başka bir hükümet seçeneğinin mümkün olmadığı düşünülürse, kendilerine düşen görevin, hükümete dışarıdan yol göstermek, öneri ve öngörülürde bulunarak, ülkemizin bu milli meseleyi zararsız atlatmasını sağlamak olduğunu vurguladı.

Bahçeli, iktidarın uzunca bir süredir Arap ve İslam Dünyası, komşu ülkeler ve küresel güçler nazarında sürdürmeye çalıştığı diplomatik gayretlerine rağmen sorunun ciddiyetini ve önemini muhataplarına yeterince izah edemediğini savundu.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın Irak'ın kuzeyini "Kürdistan" olarak tanımlayarak konunun adını kendince koyduğunu hatırlatan Bahçeli, Başbakan Erdoğan'a, "ABD'nin Dışişleri Bakanı Türkiye'ye geliyor. Gitme ABD'ye Bush ayağına gelsin" önerisinde bulundu.

"Türk milleti TBMM'de hükümete operasyon yetkisini tezkere ile vermiştir Başka coğrafyalarda aranacak bir yetkiye ihtiyaç yoktur" diyen Bahçeli, şöyle devam etti: "Bu açıdan sayın Başbakan'ın, birkaç gün sonra yapacağı ABD ziyaretinden sonuç alacağına dair emare görmesi halinde yararlı olacağı, aksi halde bundan önceki görüşmeler gibi hüsranla sonuçlanacağı açıktır. Türk milleti TBMM'de hükümete operasyon yetkisini tezkere ile vermiştir Başka coğrafyalarda aranacak bir yetkiye ihtiyaç yoktur. Milletimiz

hükümetin atacağı adımlan beklemekte ve desteklemektedir. Bu gücü kullanmanın ve gereğini vakit geçirmeksizin yapmanın zamanı artık gelmiştir.

Bölgede iklim koşullan değişmektedir. Kış şartlarında operasyon yapmak zorlaşacak ve belki de ertelenecektir. Baharda daha büyük bir bela ile karşılaşmadan bu işin bitirilmesi ve sonuca ulaşılması gerekmektedir. Kış aylarında ise geçmişteki hatalarla palazlanan yurt içindeki böletürlü manevi destek, Türkiye'mizin bu zorlu mücadeledeücülüğün önünün bir daha açmamak üzere kapatılması ve milletimizin huzurunun sağlaması hükümetin görevi olmalıdır.

Bugün terörü önlemek için karar vermiş Türkiye'nin öncelikli hedefi Irak'ın Kuzeyinde üslenmiş terör yuvalan ile bunlara yardım ve yataklık yapan ve PKK'yı perde gerisinden yöneten Barzani isimli çete reisidir. Konuşlanan bölge itibariyle ele alındığı zaman operasyonun gecikmesi, harekatın etkisini azaltacak, beklenen sonucun elde edilmesini önleyecektir. Hedefteki terörist unsurlar ve bölücü mihraklar bir askeri harekat yapılmadan önce bölgeyi terk edebilecek, rahatlıkla yerel halkın araşma karışıp

operasyondan kurtulacaklardır.

Muhtemel bir harekatta, hedefteki unsurların çetin arazi koşullarında örtü ve gizlenme imkanını kullanacakları dikkate alınırsa ABD Savunma Bakanı'nın 'Nokta vuruşu yapacaksanız operasyona göz yumarız' mesajı, aslında operasyon yapmayın demenin başka türlü ifadesi olarak algılanmalıdır. Bundan cesaret alan, Irak hükümet sözcüsünün 'Türkiye'nin girmeye niyeti yok' açıklaması ise maalesef hükümetin caydırıcılığı konusunda herkese fikir vermektedir.

Her şeye rağmen, Milli Güvenlik Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamada yer alan ekonomik yaptırımlar gecikmiş olsa bile yerinde tedbirlerdir. Bugüne kadar niçin kullanılmadığı da anlaşılamamıştır.

Ancak ekonomik tedbirler daha uygulanmadan eleştirilmeye başlanmıştır ABD Dışişleri Bakanlığı bu duruma sıcak bakmadığını vurgulamış, Irak temsilcisi ise Kerkük-Yumurtalık petrol hattından sevk edilen petrolü kesmekle tehdit etmiştir. Tehdit ve cüret bununla da bitmemiş, bölücülükten kapatılan bir partinin eski milletvekili olan ihanet temsilcisi, 'kardeşimiz' dedikleri kanlı teröristlerden sonra, İmralı canisine de 'liderimiz' diyerek kucak açmış ve haince zırvalarını tekrarlamıştır."

MHP'DEN HÜKÜMETE 'TERÖRLE MÜCADELE' REÇETESİ...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörle mücadele ve sınır ötesi operasyona ilişkin şu önerilerde bulundu:

"- Sayın Başbakan'ın 'Bugün benim evim yanıyorsa, yarın senin evin de yanacaktır' sözleri için geç kalınmıştır. Bu sözlerle hükümetin muhataplarını insafa davet etmekten başka bir yaptırımının kalmadığı izlenimi doğmaktadır. Türkiye'nin elini zayıflatan bu tür beyanlardan sakınılmalıdır.

- Hükümet üyelerinin farklı ortamlardaki çelişkili tutumları ve beyanları kamuoyunun aklını karıştırmakta, hasım güçlere cesaret kazandırarak, hükümet ve Türk devletinin dağınık ve kararsız bir görüntü vermesine neden olmaktadır. Hükümet üyeleri milli meselelerde birbirini yalanlayacak tarzda konuşmamalıdır.

- Geldiğimiz nokta, sınır ötesi operasyon ihtimalinin kuvvetlendiği bir aşamadır. Operasyon ihtimali konuya ciddiyet ve güç kazandırmıştır. Operasyon niyetini zaafa uğratacak ve eldeki tezkere kararını sulandıracak isteksizlik uyandıran açıklamalardan kaçınılmalıdır.

- Türkiye bugüne kadar her seviyede olmak üzere yapay görüşme ve ilişki sürecinde yeterince vakit kaybetmiştir. Bu aşamadan sonra, yalnızca maksada yönelik müzakere ve görüşmeler ile mutlaka sonuç alacak tekliflere açık olunmalı, süreci oyalayacak veya geriye götürecek taktik ziyaretler reddedilmelidir.

- Mevcut sorun milli bir meseledir. Milletin konuya olan hassasiyeti ve ilgisi çok artmıştır. Bir kriz masası oluşturulmalı, terörle ve bölücülükle ilgili bütün gelişmeler değerlendirilerek, öfkenin yatışması, gönüllerin huzur bulması ve halkımızın bilinçlendirilmesi için bilgilendirme maksatlı açıklamalar yapılmalıdır.

- Irak'ın kuzeyindeki grupların reisleri kendilerine meşruiyet kazandırma ve muhatap bulma peşindedir. Özellikle diplomatik alan basta olmak üzere, Kuzey Irak'lı grupların sözcüsü veya temsilcisi sıfatını taşıyan şahıslar ile resmi düzeyde, Irak Devleti adına bile olsa ilişki kurulmamalı, muhatap alınmamalıdır.

Bu kapsamda olmak üzere, İstanbul'da yapılacak olan 'Genişletilmiş Irak'a Komşu Ülkeler Dışişleri Bakanları İkinci Toplantısı'na katılacakları ileri sürülen Kuzey Irak'lı sözde temsilcilerin ziyareti kabul görmemelidir.

- Tezkere karan ile ortaya konulan kararlılık ve iradenin zayıflamasına yönelik hiçbir geri adım atılmamalı, güvenlik kuvvetlerinde ve kamuoyunda bu kararlılığı tereddüde düşürecek davranışlardan ve beyanatlardan ısrarla kaçınılmalıdır.

- Kamuoyunun heyecanı yükselmiş ve tezkere kararı, beklentileri artırmıştır. Önümüzdeki günlerde terör eylemlerinin tekrarı halinde daha da büyümesi, muhtemel tepkilerin önlenemez boyutlara ulanması tehlikesi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle sonuç alıcı ve kamuoyunun beklentilerine cevap verici girişimler için acele edilmelidir".

(YZE-ÖK-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika

, Haberler