MHP TBMM Grup Toplantısı

Güncel Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türklüğe Hakareti Cezalandıran ve Bu Hafta İçerisinde TBMM Genel Kurulu'nda Görüşülmesi Beklenen 301. Madde Üzerinde Yapılması Planlanan Değişikliklere İlişkin 'Referandum' Yapılmasını Önererek, "Halk Oylamasına İlişkin Bir Yasal Düzenlemeyi Meclis Olarak Yapalım.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türklüğe hakareti cezalandıran ve bu hafta içerisinde TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi beklenen 301. madde üzerinde yapılması planlanan değişikliklere ilişkin 'referandum' yapılmasını önererek, "Halk oylamasına ilişkin bir yasal düzenlemeyi Meclis olarak yapalım. Türklük değerlerine ve şerefli Türk tarihine hakaret edilmesini isteyip istemediğini ve 301. maddede yapmaya çalıştığınız değişikliği içine sindirip sindirmediğini büyük Türk milletine soralım" dedi.

Hükümeti 301 ile ilgili yaptığı yanlıştan dönmeye davet eden Bahçeli, "Atacağınız yanlış adımın büyük bir kırılma noktası olduğunu anlayınız. Şayet bu çağrımıza kulak vermeyip milletimize ihaneti tercih ederseniz, biliniz ki, Adalet ve Kalkınma Partisi bir gün siyasetten silinip gidecektir. Ancak aziz milletimize reva gördüğünüz bu zillet, alnınıza çalınmış bir kara leke olarak nesillerinizden bile çıkmayacaktır. Ve Türk milliyetçileri yapılanları asla unutmayacaktır. Her zaman ve her yerde bu alçaklık, yapanların yüzlerine çarpılacaktır" diye konuştu.

MHP lideri Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde yapılması öngörülen değişiklik tekliflerinin, MHP'nin muhalefetine rağmen, sayısal çoğunluğa sahip Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından bu hafta Meclis Genel Kurulu'nda görüşmeye açılacağını hatırlattı. MHP'nin bu konudaki düşüncesi ve duruşunun belli olduğunun altını çizen Bahçeli, Meclis'ten çıkacak olumsuz neticenin vebali ve sorumlusunun, bu tarihi yanlışa imza atanlar ve destek verenler olacağını savundu. Bu mihrakların o talihsiz günden sonra telafi için yapacakları nafile hamlelerle bile Türk milletinin vicdanında asla aklanamayacaklarını öne süren MHP lideri Bahçeli, şunları söyledi:

"Bu kapsamda olmak üzere aylardır dile getirdiğimiz görüşlerimizi henüz çok geç olmadan iktidar partisi milletvekillerinde bir uyanışa ve kıpırdanmaya vesile olacağı umuduyla bir kez daha tekrarlamak istiyorum. Elbette ki Türklüğün ve Türk devletinin şeref ve haysiyetini koruyacak ve kollayacak olanlar, o ülkenin yasalarından önce bu değerlere derinden mensubiyet ve sorumluluk duyan millet fertleri ve onların temsilcisi olan milletvekilleridir. Tavır, tutum ve duruşlarıyla Türklüğe zarar verecek olan bütün gelişmeleri önlemek, caydırmak, bu büyük millete aidiyet duyan herkesin hem görevi hem de ödevidir. Bunun yanı sıra, Türklüğün mukaddesatına ve Cumhuriyetimizin değerlerine ve kurumlarına yönelecek hakaretlerin, cürümlerin ve saldırıların önünü açacak, bunu bir fırsat olarak görecek mihrakları cesaretlendirecek adımların atılmasına engel olmak da her Türkün vazgeçilmez namus borcudur. Varlığını dayandırdığı milletin haysiyetini korumaktan imtina gösteren bir Meclis'in ise milletin adına vereceği kararlarının şaibeli olması ve meşruiyetinin tartışılması kaçınılmaz hale gelecektir. Bugün ne yazık ki bu olumsuz netice gerçekleşmiş, millet adına vekalet alan Adalet ve Kalkınma Partisi, dayandığı aziz millet varlığını savunacak milli anlayış ve refleksten tamamen uzaklaşmıştır. Özellikle Avrupa Birliği dayatmaları çerçevesinde Türklüğe hakareti cezai müeyyideye bağlayan yasa maddesinin değişmesine yönelik talepler, hükümet ve Türkiye üzerinde demokratik görünmenin bir ön şartı haline gelmiştir. Avrupa Birliği sürecinde Türkiye'nin önüne konan raporlarda da TCK'nın 301. maddesinin uygulanması ağır biçimde eleştirilmiş, bu konu yıllar içinde hükümetin tam teslimiyeti için bir kırılma ve başlangıç noktası olarak görülmüştür. Türklükten alerji duyan, Türk milleti, Türk devleti ve Türk vatanı kavramlarından rahatsız olan, 'Türkiyelilik' gibi sakat bir kavramı gündemde tutan bir yönetimin 6 yıldır işbaşında olduğu bütün milletimizin bildiği ve yaşadığı gerçeklerdir. Sayın Başbakan'ın coğrafi birliği yeterli gören Türkiyelilik zihniyeti de bu dayatmalara sıcak bakmasını sağlayan ve düşüncelerine yurt dışından meşruiyet kazandıran en önemli etken ve dayanak olmuştur. Bu açıdan Türk milletini tarihin inşa ettiği bir sosyal-kültürel değer olarak değil, kabile kalıntısı olduğunu zanneden bir zihniyetin alt kimlik tartışmalarını alenen başlatması, 301. madde değişikliğine giden yoldaki önemli talihsizliğimizin ilk aşamasıdır. Değiştirilmeye çalışılan 301. maddenin koruduğu kavramların da AK Parti'nin değerler sistemi içinde bir önem ve ağırlık taşımadığı yaşanan gelişmelerden anlaşılmaktadır. Bu itibarla, bugün 301. madde değişikliği olarak karşımıza çıkan sorunun öncelikli kaynağı olarak yabancı dayatmaların yanı sıra Başbakan Erdoğan'ın sakat ve çürük millet algısı ve bu zihniyetin düştüğü kimlik kargaşası yer almaktadır. Başbakan Erdoğan ve AK Parti yönetimi Türk milletine yönelik bu özürlü yaklaşımlarıyla Türkiye üzerinde emelleri olan bütün çevrelerin en büyük cesaret kaynağı ve dayatma paketlerini sunacakları vazgeçilmez odak haline gelmiştir." "TÜRK MİLLİYETÇİLERİ HER ZAMAN HER YERDE BU ALÇAKLIĞI, YAPANLARIN YÜZÜNE ÇARPACAKTIR" Bahçeli, bugün AK Parti'nin yanlış kurguladığı uluslararası ilişkilerin her faturasının, 'demokratikleşme maskesi' ile taviz listeleri halinde Türkiye'nin önüne birer birer konulmaya başlandığını iddia etti. Özellikle hakkında kapatılma davası açılan AK Parti'nin, yurtdışından 'kurtarıcı' aradığı bir sırada, bu taleplerin gündeme gelmesi ile hükümetin çaresizliği arasında bir bağ ve paralellik bulmanın kaçınılmaz olduğunu ileri süren Bahçeli, AK Parti'nin 6 yıldır sürdürdüğü kimliksiz siyaset anlayışı ile Türkiye'nin şerefli tarihinin karalanması, Türk milletini ve Türklük değerlerinin aşağılanmasının bir alışkanlık haline geldiğini söyledi. Teslimiyetçi uygulamaları ve sessiz duruşu ile Türklük değerlerine karşı başlatılan inkar ve aşağılama kampanyalarına geçtiğimiz yıllardan beri öncülük edenin iktidar olduğunu iddia edene Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Tarihle yüzleşmek adı altında Ermeni iddialarının sözcülüğünü yapanları himaye eden, bu yöndeki faaliyetlerin önünü açan da AK Parti hükümeti olmuştur. Bu maksatla, önceki yıllarda 301. maddedeki değişiklikler için AK Parti'nin Avrupa destekli sivil toplum örgütleri ile toplumsal bir taban oluşturma ve 'bakınız zaten talep var' diyerek konuyu gündemde tutma çabaları dikkatlerden kaçmamıştır. Türk Ceza Kanunu'nun Türklüğü, Cumhuriyeti ve kurumlarımızı koruyan 301. maddesi; AK Parti'nin başı çektiği bu mihraklara göre, ödül alan ünlü yazarların haksızca suçlanma gerekçesi, öldürülen gazetecilerin suça azmettiricisi, Avrupalı olmamızın önündeki tek engel, milletimizi demokrasiden uzaklaştıran her kötülüğün kaynağı, düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük tehdit, Türklerin tarihle yüzleşmesini önleyen bahane olarak ilan edilmiştir. Anlaşılan odur ki Başbakan Erdoğan için Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesinde 'ayar' yapmak için kolladığı uygun zaman bugün gelmiştir. Bu konuda kimlerin yasağın kalkmasını istedikleri, Türklüğe takibat görmeden serbestçe hakaret etmek için gün saydıkları anlaşılmaktadır. Gelişmelerden bu yasadan kimlerin rahatsız da olduğu ortaya çıkmış, taraflar belirginleşmiştir. Bir tarafta aziz milletimizin mukaddesatına saygı duyulmasını isteyen milliyetçiler vardır. Diğer tarafta ise bu yasadan ve Türklük değerlerinden rahatsızlık duyanlar bulunmaktadır. Kimler mi rahatsızdır? Türkleri soykırımcı ilan etmek isteyen lobiler rahatsızdır. Bin yıllık kardeşliğimizi bozmaya çalışan işbirlikçiler rahatsızdır. Türklüğe hakarete görevli sözde aydınlar rahatsızdır. İlkesiz ve teslimiyetçi iktidar zihniyeti rahatsızdır. Dikkatimizi çeken husus Türkiye'nin tarihini yargılamaya, Türklüğe hakarete hazırlanan çevrelerle Türk milliyetçiliğini suçlayarak mahkum etmeye yeltenen çevrelerin aynı oluşlarıdır. Bu yasanın değişmesini müteakiben AK Parti milletvekillerinin önüne Avrupa'dan yeni değişiklik listeleri konulacak ve destek vermeleri istenecektir. Bunun ilk işaretleri geçtiğimiz günlerde İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün Londra'dan hükümete yaptığı açıklama ile görülmüştür. Bu talebe göre 301'in değişmesiyle başlanacak olan bu inişte, AK Parti'nin 'Durmak yok' sloganı eşliğinde Terörle Mücadele Yasası ile Türk Ceza Kanunu'nun; Atatürk'e hakareti düzenleyen, halkı askerlikten soğutma suçunu tanımlayan, adil yargılamayı etkilemeye yönelik olan ve halkı sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, dil ve bölgesel farklılıklara dayanarak kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu tanımlayan maddeleri sıradadır. Bu kanunun yasalaşması halinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki AK Parti çoğunluğu, AB'nin dayatmalarını karşılamak ileçin sipariş kanun hazırlayan bir mekanizma haline gelecektir. Bilinmelidir ki Türklük değerlerine hakareti suç olmaktan çıkartmak için Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesini değiştirmeye hazırlananların bundan sonra vatan sevgisinden ve milli değerlere saygıdan bahsetmeye hakları olmayacak ve buna inanan da kalmayacaktır. Buradan Sayın Başbakan'a seslenmek ve bir öneride bulunmak istiyorum: Sayın Başbakan, eğer cesaret sahibi iseniz ve milletin iradesine gerçek anlamda inanıyorsanız, halk oylamasına ilişkin bir yasal düzenlemeyi Meclis olarak yapalım, Türklük değerlerine ve şerefli Türk tarihine hakaret edilmesini isteyip istemediğini ve 301. maddede yapmaya çalıştığınız değişikliği içine sindirip sindirmediğini büyük Türk milletine soralım. Eğer buna yanaşmayacaksanız, son bir kere daha çağrıda bulunuyorum ki yaptığınız yanlıştan dönünüz. Türklüğün değerlerine hakaretin önünü açmayınız. 'Değişiklikte fazla bir anlam farkı yok' diyenlere aldırmayınız. Soyunu sopunu bu madde görüşülürken hatırlayanlara kanmayınız. Atacağınız yanlış adımın büyük bir kırılma noktası olduğunu anlayınız. Şayet bu çağrımıza kulak vermeyip milletimize ihaneti tercih ederseniz, biliniz ki Adalet ve Kalkınma Partisi bir gün siyasetten silinip gidecektir. Ancak aziz milletimize reva gördüğünüz bu zillet, alnınıza çalınmış bir kara leke olarak nesillerinizden bile çıkmayacaktır. Ve Türk milliyetçileri yapılanları asla unutmayacaktır. Her zaman ve her yerde bu alçaklık, yapanların yüzlerine çarpılacaktır." (YZE-NÇ-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler