MHP TBMM Grup Toplantısı...(1)

Politika Haberleri

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın Bir Amerikan Gazetesine Verdiği Röportajla İlgili Olarak, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin Kuruluş Esaslarına Meydan Okuyan Bu Şahıs, Türkiye'de Bugün Yaşanan Kaosun Sorumlusu Olarak Atatürk Dönemini Suçlamak Cüretini Göstermiş ve Ümmetten Milli Devlete Geçiş Sürecini Bir Travma Olarak Nitelendirerek, ...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın bir Amerikan gazetesine verdiği röportajla ilgili olarak, "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş esaslarına meydan okuyan bu şahıs, Türkiye'de bugün yaşanan kaosun sorumlusu olarak Atatürk dönemini suçlamak cüretini göstermiş ve ümmetten milli devlete geçiş sürecini bir travma olarak nitelendirerek, cumhuriyetle sorunlu ve kavgalı geçmişinin hıncını bu hezeyanlarla dışa vurmuştur" değerlendirmesinde bulundu.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın bir Amerikan gazetesine verdiği röportajla ilgili konuşan Bahçeli, AK Parti yöneticilerinin son dönemde sergiledikleri kışkırtmacı tavırların, ruhlarının derinliklerinde yatan gündemlerini ve çağdaşlık maskesi arkasında saklamaya çalıştıkları iflah olmaz amaç ve düşüncelerini ortaya çıkarmak bakımından ibret verici olduğunu söyledi. Fırat'ın bir Amerikan gazetesinde yayınlanan beyanlarının kendileri için her yönüyle bir yüz karası ve utanç vesilesi teşkil ettiğini ifade eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş esaslarına meydan okuyan bu şahıs; Türkiye'de bugün yaşanan kaosun sorumlusu olarak Atatürk dönemini suçlamak cüretini göstermiş ve ümmetten milli devlete geçiş sürecini bir travma olarak nitelendirerek, cumhuriyetle sorunlu ve kavgalı geçmişinin hıncını bu hezeyanlarla dışa vurmuştur. Burada temel sakatlık, bugünkü krizle cumhuriyetin başlangıç yılları arasında kurulmaya zorlanan sebep-sonuç ilişkisidir. En büyük özelliği söylediklerini sıkışınca inkar eden bir siyaset anlayışının temsilcisi olan bu kafanın bu yöndeki çabaları çirkin yüzlerini artık saklayamayacaktır. Bu konuda bizim merak ettiğimiz husus, AK Parti yöneticilerinin bu şahsın sözleri hakkında ne düşündükleri ve nasıl davranacaklarıdır." BAHÇELİ'DEN TÜSİAD'A YANIT Bahçeli, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un birçok siyasetçinin "vahim bir akıl tutulması yaşadığı" yönündeki açıklamalarına da tepki gösterdi. Türkiye'nin bugün çok büyük tehlikelere açık, çok ciddi bir bunalımla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Bahçeli, siyaset kurumu dışındaki sivil toplum kuruluşlarının krizden çıkış sürecine katkıda bulunmalarının ancak doğru tespit ve teşhislere dayalı bir değerlendirme yapmalarına bağlı olacağını söyledi. Bahçeli, "Bu yapılmaksızın, siyaset sahnesinde yaşananların adı doğru konulmaksızın, bunları 'kör dövüş' olarak nitelendirmenin ve sorumluluk açısından muhataplarını açıkça belirtmeden birçok siyasetçinin vahim bir 'akıl tutulması' yaşadığını söyleyerek anonim ve toptancı suçlamalarda bulunmanın, 'fikri namus ve vicdan tutulması' olacağı unutulmamalıdır. Bugün yaşananların baş sorumlusu olan Başbakanı ve hükümetini adres göstermeden, muhatabı belirsiz ortalama suçlamalarla sorumluluğu herkese seyyanen paylaştıran bir yaklaşım, krizden çıkışa hiçbir katkıda bulunamayacağı gibi, bunun ciddiye alınması da herhalde beklenemeyecektir. Bugüne kadar şahsi ve kurumsal çıkar hesaplarıyla Türkiye'nin her alanda adım adım bir çöküntü ve kriz ortamına sürüklenmesine ses çıkarmayanların şimdi yapmaları gereken, dürüst ve namuslu bir vicdan muhasebesidir" şeklinde konuştu.

Anayasa'nın gerçek anlamda bir 'Toplum Sözleşmesi Belgesi' niteliğinde olması için mümkün olabilecek en geniş uzlaşma ile yenilenmesine Türkiye'nin ihtiyacı olduğuna işaret eden Bahçeli, ancak böyle bir sürecin siyasi istikrarın bütün unsurlarıyla hüküm sürdüğü bir ortamda başlatılabileceğini kaydetti. Bugün içinden geçilen kriz ortamında kapsamlı Anayasa değişiklikleri için vazgeçilmez ön şart olan siyasi istikrardan bahsedilemeyeceğini kaydeden Bahçeli, "Hal böyle iken, siyasal ve toplumsal mutabakatı sağlamak için ilk adım olarak, Anayasa değişikliği önerisiyle ortaya çıkmak ve bunun için ABD ve AB'den alınan ve Türkiye'nin bünyesine yabancı konvansiyon modellerini tartışmaya açmak, olsa olsa 'basiret ve öngörü tutulması' olarak görülecektir. Türkiye'de Anayasa'nın yenilenmesi sürecinin başlatılması için oluşması gerekli şartlar ve bu süreci yürütmekle görevli ve sorumlu devletin temel organı bellidir. Bu sürece parlamento dışında meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve akademik çevrelerin katkıda bulunmaları da doğal ve gereklidir. Ancak, bu konuda kuruluş amaçları ve faaliyet alanları dışında hiçbir kurum ve kuruluşun kendisine özel misyon biçmeye çalışmasının ve kendisini yasama erki yerine koymasının meşru bir temeli olmayacağı unutulmamalıdır" diye konuştu.

(MÜG-CC-CC-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika

, Haberler