İtibar Sıfır

Dünya Haberleri

Polis Halkın Vicdanında "Sabıkalı"dır Yunanistan'da. Albaylar Cuntası Döneminde Şüpheli Cinayetler, İşkenceler, Özgürlüklerin Kısıtlanması Asker ve Polise Karşı Büyük Antipati Yarattı. 1974'te Demokrasiye Geçişle Asker Siyaset Dışı Kaldı, Polis Etkisizleştirildi. O Kadar Etkisizleştirildi Ki, Halkın Gözünde İtibarı Sıfırlandı. Emniyette İse Siyasete Yakın Olanlar Terfi Aldı, İtaatsizlik Arttı.

Polis halkın vicdanında "sabıkalı"dır Yunanistan’da. Albaylar Cuntası döneminde şüpheli cinayetler, işkenceler, özgürlüklerin kısıtlanması asker ve polise karşı büyük antipati yarattı. 1974’te demokrasiye geçişle asker siyaset dışı kaldı, polis etkisizleştirildi. O kadar etkisizleştirildi ki, halkın gözünde itibarı sıfırlandı. Emniyette ise siyasete yakın olanlar terfi aldı, itaatsizlik arttı.

POLİS memuru Epaminontas Korkoneas’ın (37) tabancasından çıkan mermi talihsiz Ameksis Grigoropulos’un (16) kalbine saplandığında ateşlenen fitilin, 2007 yazında Mora Yarımadasının neredeyse yarısını yakan ve 63 kişini ölümüne neden olan orman yangınından çok daha derin izler bırakacağını kimse beklemiyordu Yunanistan’da. Ne polis hazırlıklıydı ne de hükümet.

Polis halkın vicdanında "sabıkalı"dır bu diyarda. Albaylar Cuntası (1967-1974) dönemi ve öncesinden beri şüpheli cinayetler, işkenceler, özgürlüklerin kısıtlanması asker ve polise karşı büyük bir antipati yarattı. 1974 yılında demokrasiye geçişle asker, siyaset dışında bırakıldı, polis etkisizleştirildi, sivil toplum ön plana çıktı. Siyasi yönetimler "demokratik özgürlükler"i popülizm uğruna bazen abarttılar. Vatandaşın "devletten korkmaması" uğruna, vatandaşın "devleti umursamaması"na göz yumuldu. Polis şüphelenip vatandaşa kimlik sorduğunda bile "dokunma bana", "benimle çoğulda konuş", "git hırsızı yakala" tarzı cevaplarla karşılaşması bile olağan hale geldi.

Emniyette itaatsizlik

Polis teşkilatında, her iktidar her bakan değişiminde "yeniden yapılanma" adıyla sadece yönetim kadroları değişti. Siyasetçiye yakın olanı terfi aldı. Beceri, yetenek kriter sayılmadı. Son örneği memur Korkoneas’da (amirlerine bilgi vermeden ve emir almadan hareket etti) görüldüğü gibi itaatsizlik vakaları çoğaldı. 1976’dan sonra anarşistler, öğrenciler, işçiler, emekliler ile çıkan çatışmalarda, bazı polisler, emir almamalarına rağmen gereksiz şiddete başvurdular.

Münferit olaylar halkın vicdanında bütün teşkilata maledildi. 16 yaşındaki gencin ölümü de, halkta işte bu duyguları kışkırttı. Geçim sıkıntısı, ülkede peşpeşe patlayan ekonomik skandallar da bu duyguları etkiledi tabii.

Siyaset çaresiz

Yunanistan’ın dört bir yanı şiddet eylemlerine sahne olurken, Karamanlis hükümeti kriz yönetiminde büyük zayıflıklar gösterdi. Sözgelimi, polise bir "müdahale et" hemen ardından ise "etme" emri verildi. Şiddet eylemlerinin yayılması önlenemedi. Başbakan Kostas Karamanlis’in ölen gencin ailesine başsağlığı mektubu yazması, içişleri bakanı Prokopis Pavlopulos ve yardımcısı eski genelkurmay başkanı Panayotis Hinofotis’in kabul edilmeyen istifaları ve resim özürler yetersizdi. Ana muhalefetteki sosyalist Pasok partisi da o kaos ortamında "hükümet beceriksiz istifa etsin"den başka bir alternatif sunamadı.

Paris’te Atina korkusu

FRANSA’da haftalardır devam eden öğrenci gösterilerinin, Atina’daki gibi toplumsal ayaklanmaya dönüşmesinden endişe eden Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, topyekün değişim programının önemli bir ayağını oluşturan orta ve lise eğitim reformu tasarısını rafa kaldırdı. Eğitim Bakanı Xavier Darcos, liselerde müfredat değişikliği planlarını bir yıl ertelediklerini açıkladı. Bu karar, Sarkozy’nin iş başına geldiği Mayıs 2007’den bu yana atılmış en önemli geri adım olarak değerlendiriliyor. Buna rağmen öğrenciler gösterilerini dün de sürdürdüler. Sendikalar da, eğitim reformu tasarısı tamamen iptal edilene kadar eylemlere devam edeceklerini açıkladılar.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Dünya

, Haberler