İso Meclis Toplantısı

Yerel Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Özellikle Küresel Güç Odaklarının, Türkiye'ye Doğal ve Normal Yollarla Kabul Ettiremedikleri 'Dayatma' Listelerini, Krizlerin Neden Olduğu Sarsıntılı Ortamlarda, Kolaylıkla Hayata Geçirdiklerini Savunarak, 'Krizlerin Etkileri Bunlarla da Sınırlı Değildir

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, özellikle küresel güç odaklarının, Türkiye'ye doğal ve normal yollarla kabul ettiremedikleri 'dayatma' listelerini, krizlerin neden olduğu sarsıntılı ortamlarda, kolaylıkla hayata geçirdiklerini savunarak, 'Krizlerin etkileri bunlarla da sınırlı değildir. Özellikle ekonomideki derin sorunların arkasından gelen demokrasi dışı arayış ve müdahaleler, ekonomik istikrarın demokrasinin istikrarı açısından ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir' dedi.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclisinin Temmuz ayı toplantısına konuk olan Devlet Bahçeli, Türkiye ekonomisinin, makro ekonomik göstergelerde ifade edilen iyileşmelerin aksine, oldukça kırılgan bir yapıya sahip olduğunu, 'geleceğe dönük planlanan adımların atılmasındaki gecikmeler ve aymazlıklar'ın da ekonomideki sorunları içten içe artırdığını belirtti.

Bahçeli, 'Bunlar arasında yer alan ve geride kalan yasama yılında çıkarılması planlanan ve bir çıpa olarak düşünülen Mali Kural uygulaması, hükümetin şimdilik işine gelmemiş ve yasalaşması ileri bir tarihe ertelenmiştir. Siyasi iradenin kararsız ve birbiriyle uyumsuz politikaları ve açıklamaları güven olgusuna ciddi olarak darbe vurmaktadır' diye konuştu.

Bugünkü ekonomik yapıda ilave olarak, 485 milyar dolara çıkmış ve sürdürülemez boyuta ulaşmış toplam borç miktarı ve özellikle özel sektörün 'borç batağı', giderek yabancılaşan finans sektörü, oran olarak gerilese de, iş hayatına fazla yansımayan 'faiz kıskacı', sanayiciyi korumasız bırakan pazar ortamı, yerli üretimin körelmesine ve ihracatçının bunalmasına neden olan 'gerçekçi olmayan kur politikası', yüksek vergi, prim ve girdi maliyetlerinin, başlıca sorun alanları olarak gösterilebileceğini anlatan Bahçeli, şunları söyledi:

'Ekonomik büyümemizde ciddi bir kalite sorunu bulunmaktadır. Bu sorunu kalıcı bir şekilde aşmadan, yapılacak her hamlenin baştan itibaren yanlış olacağını ve Türkiye ekonomisini doğru yere götürmeyeceğini söylemek ve hatırlatmak isterim. Keşke, bugün siyasi iktidar ülkemizi tehlikeli maceralara sürüklemese de, güç birliği yaparak bu meseleler üzerine azimli bir şekilde gidilebilseydi. Ekonomik krizlerin nedenleri üzerine derinlemesine ve samimi bir şekilde eğilip, gerekli tedbirleri alarak, bir daha yaşanmaması için lazım gelen önlemleri alabilseydi... Biz bunu bekler, bunu isterdik.'



- 'BÜYÜME MESELESİNİ, EKONOMİK VE SOSYAL ÇERÇEVEDE ELE ALMALIYIZ'-



Devlet Bahçeli, şiddetli ve göreli daha hafif krizlerin kapsadığı yılların toplamının, Cumhuriyet tarihinin neredeyse beşte birini oluşturduğunu kaydetti.

Bahçeli, Türkiye'nin 24 Ocak 1980 kararlarının alınmasından bu yana, serbestleşme dinamiklerinin harekete geçmesinin üzerinden geçen 30 yılın yaklaşık yarısında ekonomik krizlerin ağır sonuçlarıyla 'boğuştuğunu' belirterek, 'Üzülerek söylemeliyim ki, yaşı 20 ila 30 arasında bulunan milyonlarca gencimiz, hep krizleri konuşmuş, bir işe sahip olmanın kaygısını taşımışlardır ve kriz nesli olarak anılır olmuşlardır' dedi.

Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığı kadar siyasal bağımsızlığını da zayıflatan, insanlar için yaşamayı zorlaştıran, yatırım yapmayı güçleştiren, bir işe sahip olmayı imkansız hale getirenin, krizlerin yarattığı olumsuz şartlar olduğuna işaret eden Bahçeli, şöyle devam etti:

'1990'lı yılların başından itibaren girilen tek kutuplu dünya sisteminde, görünürdeki tehdit algısının, başkalaşarak daha büyük ve beka düzeyinde sorunlarla karşılaşmamıza ortam hazırladığı bir gerçektir. Özellikle küresel güç odaklarının ülkemize doğal ve normal yollarla kabul ettiremedikleri dayatma listelerini, krizlerin neden olduğu sarsıntılı ortamlarda, kolaylıkla hayata geçirdikleri hepinizin malumudur. Krizlerin etkileri bunlarla da sınırlı değildir. Özellikle ekonomideki derin sorunların arkasından gelen demokrasi dışı arayış ve müdahaleler, ekonomik istikrarın demokrasinin istikrarı açısından ne kadar önemli olduğunu da göstermektedir. Ülkemizin yaşadığı, 1958 ve 1978 krizlerini, darbelerin takip etmesi ve demokrasinin askıya alınması, kriz-müdahale kısır döngüsünün varlığına işaret etmektedir.'

Devlet Bahçeli, ekonomideki biriken ve yığılan problemlere kafa yormak ve bunlar üzerinde ciddiyetle durmanın, artık farklı bir perspektifle ve güçlü hamlelerle çareler üretmenin en önemli gündem olması gerektiğini dile getirerek, bu konuda ilk önce planlanması ve yapılması gerekenin, kalıcı ve sürdürülebilir bir büyüme dinamiğini oluşturmak ve yakalamak olduğunu söyledi.

Bunun, üretimle olabileceğinin altını çizen Bahçeli, 'Başlangıç itibariyle, büyüme meselesini, ekonomik ve sosyal kalkınma çerçevesinde ele almalıyız ve klasikleşmiş kalıpların dışına çıkarmak durumundayız'dedi.

(Sürecek)

(AND-FAN-YIL) - İSTANBUL
Kaynak: AA / Yerel

, Haberler