İngiliz Basınında Bugün

Dünya Haberleri

İngiliz Basınında Bugün, "Şampiyonlar Ligi Finali Öncesi İngiliz Taraftarların 'Moskova İşgali'", "Güney Afrika'daki Şiddet Olaylarının Sorumlusu Kim?", "Milliband 'Afganistan'da Sadece Güç Yetmez' Diyecek" ve "Irak'ın İnşallah Havayolları" Başlıkları Öne Çıktı.

İngiliz basınında bugün, "Şampiyonlar Ligi Finali öncesi İngiliz taraftarların 'Moskova işgali'", "Güney Afrika'daki şiddet olaylarının sorumlusu kim?", "Milliband 'Afganistan'da sadece güç yetmez' diyecek" ve "Irak'ın İnşallah Havayolları" başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi http://www.bbc.co.uk/turkish/'te yer alan basın özetlerine göre İngiliz gazeteleri bu sabah, Moskova'da iki İngiliz takımı Manchester United ve Chelsea'nin bu akşam oynayacağı Şampiyonlar Ligi Finali'ne geniş yer ayırarak, özel eklerle işledi.

Guardian'ın haberinde binlerce İngiliz taraftarın Moskova'ya akın ettiği, asıl büyük akınınsa taraftarların büyük bölümünün Moskova'ya varacağı bugün yaşanacağı kaydediliyor.

Rus gazetesi Moskovsky Komsomoletz'in durumu "Almanlar'ın Moskova'yı 2'inci Dünya Savaşı'nda kuşatmasından bu yana en büyük işgal" olarak tanımladığı da haberdeki bir diğer ilgi çekici ayrıntı.

Independent da bugün Türkiye saatiyle 21.45'te başlayacak final karşılaşmasını başyazılarından birinde yorumluyor. Gazeteye göre, Manchester United-Chelsea karşılaşması İngiliz futbol tarihinin kulüpler düzeyindeki en büyük maçı. Dikkat çeken satırlar şöyle:

"İngiliz takımları geçmişte de Avrupa'da kulüpler düzeyindeki en üst seviye turnuvalarda zaferler kazanmıştı. Ancak iki İngiliz takımı hiç finalde karşılaşmadı. Basitçe söylemek gerekirse, bu 120 yıllık İngiliz futbol tarihinin en büyük maçı. İki takımın tüm kusurlarına karşın buralara kadar ilerlemesi, en üst düzey İngiliz liginin gücünü gösteriyor." Times'da ise final karşılaşmasının mali boyutlarını ele alan bir haber dikkat çekiyor.

Haberde, televizyon gelirleri ve ödül parasıyla birlikte final karşılaşmasında ortaya çıkacak miktarın 400 milyon dolar olacağı kaydediliyor. Tarihte iki kulüp arasındaki karşılaşmalarda elde edilen bu en yüksek rakamdan 170 milyon doların kupayı alan kulübe gideceği belirtilerek, kaybeden tarafın ise 60 milyon dolar alacağı kaydediliyor.

İngiliz gazetelerinin Güney Afrika'daki şiddet olaylarına da geniş yer veriyor.

Independent, ülkedeki yabancılara yönelen şiddetteki sorumluluğu Cumhurbaşkanı Thabo Mbeki'ye yükleyen bir düşünce kuruluşunun görüşlerini haberine taşıyor.

Haberde görüşlerine yer verilen Irklararası İlişkiler Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunun başkanı Frans Cronje yolsuzluk, düzenin sağlanamaması, ekonominin kötü yönetilmesi, yoksulluk ve beklentilerin karşılanamamasının şiddete dönüştüğünü söylüyor.

Konuya başyazılarından birini ayıran Guardian ise ülkenin çok kültürlü yapısına atfen verilen "Gökkuşağı ulusu" benzetmesinden çıkışla, "Gökkuşağının sonu" diyor.

Guardian'ın Thabo Mbeki yönetimini suçladığı haberde dikkat çeken satırlar şöyle:

"Öncelikle iktidardaki Afrika Ulusal Kongresi'nin ileri gelenleri gerçek sorunla yüzleşmeli. Afrika'nın en zengin, en hızlı büyüyen ulusu, aynı zamanda en eşitsizi de. Son bir kaç gündür zincirinden boşanan şiddet, Thabo Mbeki'nin sona ermekte olan iktidarında işsizler, kalifiye olmayanlar ve yoksunlar için ne kadar az şey yaptığını bir kez daha gösterdi. Sorunun altında devletin hatalı politikalarının olduğunu reddetmek ne Zimbabve'deki, ne de şu an yanı başında beliren sorunların çözümünde bir işe yaramayacak." Times, Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adaylığını garantileyen John McCain ve Demokrat Parti'deki yarışta önde giden Barack Obama'nın, artık Hillary Clinton'ı görmezden geldiğini belirtiyor.

Haberde McCain'in Obama'nın İran, Küba gibi ülkelerin liderleriyle görüşmeler yapılması fikrine saldırdığı belirtiliyor. Obama'nın da Ronald Reagan'ın Mihail Gorbaçov'la, Richard Nixon'ın Mao'yla, John F Kennedy'nin de Nikita Kruşçev'le görüştüğünü söyleyerek kendisini savunduğu kaydediliyor.

Bu atışmanın da, ikilinin Hillary Clinton'ı artık büyük oranda görmezden geldiğini gösterdiği görüşü vurgulanıyor.

Guardian'da İngiltere Dışişleri Bakanı David Milliband'in bugün Washington'da yapacağı konuşma haberleştiriliyor.

Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü'nde yapılacak konuşmanın taslağına önceden ulaşan gazetenin haberine göre, Milliband Afganistan'daki sorunların tek başına silahlı güçle çözülemeyeceğini söyleyecek.

Habere göre Milliband konuşmasında, Pakistan hükümetinin Afganistan sınırını kontrolü altında tutan aşiretlerle yaptığı görüşmelere tam olarak destek verdiğini açıklayacak.

Milliband ayrıca "Güvenlik önlemleri, hastalık belirtilerinin tedavisiyle başa çıkabilir. Ancak siyasetin altta yatan nedenlere çare olması gerekiyor" diyecek.

Independent'ta, İngiltere'de siyasi sığınma hakkı alması için kampanyalar düzenlenen İranlı eşcinsel Mehdi Kazımi'nin durumuyla ilgili bir haber yer alıyor.

Gazete, İran'a döndüğü takdirde ölüm cezasıyla karşı karşıya kalacağı belirtilen Kazimi'ye siyasi sığınma hakkının verildiğini söylüyor. Haberde, erkek arkadaşının İran'da tutuklanıp, idam edilmesinden sonra ülkesine dönmek istemeyen Kazımi'nin yaptığı ilk başvurunun reddedildiği hatırlatılıyor. Protestoların ardından İçişleri Bakanı Jacqui Smith'in konunun yeniden ele alınacağına söz verdiği de kaydediliyor.

Guardian'da bir dönem bölgenin en iyilerinden biri olan Irak Ulusal Havayolları şirketine müşterilerin artık "İnşallah Havayolları" ismini taktığı belirtiliyor.

Dikkat çeken satırlar şöyle:

"Onlarca yıl süren savaşlar, uçuşa yasak bölgeler ve kötü yönetim darbesini vurdu. Devletin sahip olduğu havayolu şirketi, şimdi eski uçakları kiralayarak mütevazı uçuş programını yürütebilme mücadelesi veriyor. Yolcular da, uçakların havalanıp havalanamayacağını kaderin bir cilvesi olarak görüyor. Müdhir, uçağa binerken 'İnşallah havayolları. Sizi sonunda bir ihtimal gideceğiniz yere götürür' diyor." (BBC-NO-NO-D)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Dünya

, Haberler