İngiliz Basınında Bugün

Dünya Haberleri

İngiliz Basınında Bugün, "Çin'de Son 30 Yılın En Şiddetli Depremi", "Birmanya'ya Müdahale Seçeneği", "Sırbistan Seçimleri", "İngiltere'de Ekonomik Yavaşlama İşaretleri" ve "Leyla Gencer'in Ardından" Başlıkları Öne Çıktı.

İngiliz basınında bugün, "Çin'de son 30 yılın en şiddetli depremi", "Birmanya'ya müdahale seçeneği", "Sırbistan seçimleri", "İngiltere'de ekonomik yavaşlama işaretleri" ve "Leyla Gencer'in ardından" başlıkları öne çıktı.

BBC'nin Türkçe internet sitesi http://www.bbc.co.uk/turkish/'te yer alan basın özetlerine göre, Çin'in Siçuan eyaletinde meydana gelen 7.8 şiddetindeki deprem, bu sabah birçok gazetenin manşetinde yer alıyor.

Guardian, haberinde depremin Bangkok'tan bile hissedilebildiğini, arama kurtarma ekiplerinin depremin etkilediği bölgelere ulaşmaya çalıştığını belirtiyor. Haberde, Çin'in felaketle baş edebilecek güçte olduğuna dikkat çekiliyor.

"ABD Başkanı George Bush, Çin'e yardım teklifinde bulundu. İngiltere dahil bazı Avrupa ülkeleri ve yardım örgütleri de yardım teklif etmeye hazır. Ancak Çin, herhangi bir ülke ya da örgütten yardım talebinde bulunmadı. Birmanya'nın aksine, Çin'in böylesi bir olağanüstü durumu idare etmeye yetecek kadar kaynağı, insan gücü ve acil yardım ekipleri var".

Financial Times ise manşetine baskıya çıkmadan önceki bilançoyu çekti, "En az 8 bin 700".

Gazete depremin Çin'de son 30 yılda görülen en şiddetli deprem olduğunu da belirtiyor.

Times'daki bir analiz yazısında ise, Çin'in felaketin boyutlarını saklamayarak doğru bir adım attığına işaret ediliyor.

"Çin'in yöneticileri geçmişte birçok kez, ölü sayısının bir başarısızlık işareti olarak yorumlanabileceği düşüncesiyle, doğal afetlerin boyutlarını gizleme yoluna gitmişlerdi. Ama halkının internet üzerinden bilgiye ulaşabildiğinin farkında olan yönetim, artık daha az savunmada. Komünist Parti, böylesi bir felaketin ana riskinin geç müdahale ve üstünü örtme çabası olacağını biliyor." Independent, Birmanya'ya ilk Amerikan yardım uçağının ulaştığını belirtiyor. Gazete, yardım örgütlerinin acil yardıma ihtiyaç duyan insanların sayısının iki milyona ulaştığı uyarısına da yer veriyor.

Times da, kasırganın ardından şimdi asıl mücadelenin hayatta kalmak olduğunu ifade ediyor. Gazetede yer alan konuyla ilgili bir diğer haberde de, yabancı yardım örgütü çalışanlarına vize vermeyen ve yardımları kendisi dağıtmak isteyen cunta yönetiminin yaptığının, bir yardım çalışanının ifadesiyle "silahı eline alıp kendi halkını vurmaya eş değer olduğu" dile getiriliyor.

Guardian yazarı Simon Tisdall da müdahale seçeneğinin giderek daha fazla konuşulduğuna dikkat çekiyor.

"Birmanya'daki muhalif ittifak, BM ve yabancı hükümetlere askeri cuntanın iznini beklemeksizin, duruma bir an önce müdahale etmeleri çağrısında bulundu. Fransa ve ABD'den de resmi olmasa da tek taraflı müdahaleye yönelik benzeri çağrılar gelmişti. BM Güvenlik Konseyi'nin dönem başkanı olan İngiltere üzerinde, daha sert, kollektif bir tutum belirlenmesi yönündeki baskı artıyor. Ancak Londra'nın atacağı adımın Çin ve Rusya tarafından veto edileceğine kesin gözüyle bakılabilir." Times'ın dış haberler editörü Bronwen Maddox'a göre ise Birmanya'ya müdahale etmek göründüğü kadar kolay değil.

"Acı da olsa, en iyi seçenek Birmanya üzerine baskı kurmak ve Çin'in yardımıyla, mümkünse, yardım ekiplerini içeri sokmak. Zorla müdahale fikrini savunanlar yanlış soruya kafa yoruyor, 'Acaba başka ülkelerin buna hakkı var mı?' Ama müdahale eğer Birmanya'daki durumu daha iyiye götürmeyecekse, ki Birmanya'daki durum böyleymiş gibi görünüyor, o zaman bu soru da yersiz kalıyor." Financial Times gazetesi, Sırbistan'daki genel seçimden AB yanlılarının çıkmasının Brüksel'e rahat bir nefes aldırdığını yazıyor. Gazete, başyazılarından birini de bu konuya ayırıyor, "Seçimden önce ABD ve AB'nin Kosova'yı tanımalarının Sırbistan'ı Batı karşıtı bir eksene itmesinden endişe ediliyordu. Ancak zafer Batı yanlısı Demokratik Parti ve müttefiklerinin oldu. Kosova büyüsünün bozulduğunu söylemek için çok erken. Kosova halen Sırp siyasi hayatını karıştırabilir. Ama bir zamanlar sahip olduğu büyük etki artık yitmeye başlamış gibi görünüyor." Bugün birçok gazetede yer alan, İngiliz emlak piyasasının son otuz yılın en kötü günlerini yaşadığı yönündeki haber, Independent gazetesinin manşetinde yer buluyor.

Haberde Nisan ayında emlak piyasasında düşüş olduğunu düşünen kişilerin oranının yüzde 95 arttığı belirtiliyor.

Financial Times'ın manşetinde ise ekonomik yavaşlamanın işaretlerinin arttığı yazılıyor.

"Dün açıklanan ekonomik veriler, enflasyonist baskıların neredeyse yirmi yıldır görülmeyen seviyelere çıktığını ortaya koydu. Bugün açıklanacak yeni verilerin de ekonominin önemli bölümlerinin durgunlaşmaya gittiğini göstermesi bekleniyor. Ulusal İstatistik Bürosu dün imalat ürünleri fiyatlarında Nisan ayına dek yüzde 7,5 oranında yükselme görüldüğünü açıklamıştı." Daily Telegraph ise hafta sonunda hayatını kaybeden opera sanatçısı Leyla Gencer'le ilgili yer alan bir yazıya yer veriyor.

"79 yaşında hayatını kaybeden Leyla Gencer, 20. yüzyılın en olağanüstü sopranolarından biriydi. 'La Diva Turca', yani 'Türk Diva' olarak bilinen Gencer, Milano'daki La Scala sahnesine egzotik bir hava ve müthiş bir mizaç getirmişti. Formunda olduğu zamanlarda seyircileri büyüler, formunda olmasa da bazı ilginç anlar sunabilirdi. Gerçek şuydu ki, Leyla Gencer'in yaptığı her şeyin içinde tutku vardı. Daha steril bir diva fikrini anlayamıyordu. Bir mülakatında, 'Sahnede gerçekten ağlarım ben, arada bir alışılmışın dışında bir nota çıkıverir. Amerikalılar beni bu yüzden sevmiyor. Ama umurumda değil. Onlar su ve sabunla yıkanmış müzik istiyorlar' demişti." (BBC-NO-NO-D)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Dünya

, Haberler