İngiliz Basınında Bugün
İngiliz Basınında Bugün, İngiltere'de Oturma İzni Olan Guantanamo Tutsaklarına Dönüş Yolu Açılıyor, Musul Barajı'na Çökme Uyarısı, Tiflis Yakınlarına Düşen Esrarengiz Füze ve Çin'de Soyu Tükenen Tatlı Su Yunusları Başlıkları Öne Çıktı.
İngiliz basınında bugün, İngiltere'de oturma izni olan Guantanamo tutsaklarına dönüş yolu açılıyor, Musul Barajı'na çökme uyarısı, Tiflis yakınlarına düşen esrarengiz füze ve Çin'de soyu tükenen tatlı su yunusları başlıkları öne çıktı.BBC'nin Türkçe internet sitesi "http://www.bbc.co.uk/turkish/" adresinde yer alan basın özetlerine göre, İngiltere'deki tüm gazetelerde en geniş şekilde işlenen konu, İngiltere hükümetinin dün ABD'den beş yıldır Guantanamo Üssü'nde tutulan beş kişinin serbest bırakılmasını istemesi. Ne zaman İngiltere'ye dönecekleri henüz belli olmayan bu kişilerin, İngiliz vatandaşı olmaması ancak gözaltına alınmadan önce İngiltere'de oturma izni ile yaşıyor olmaları; hukuki açıdan izlenecek yol konusunda uzuntartışmalar yaşanmasına yol açmıştı. Gazetelerin hükümetin Londra-Washington arasında 14 aydır süren görüşmeler ardından gelen adımı konusundaki yorumları da çeşitlilik gösteriyor.Independent; bu konuda Tony Blair'in 'yan çizerek' adım atmaktan kaçındığını; 'korkakça ve onursuzca' davrandığını öne sürüyor."Dışişleri Bakanlığı'nın bu siyaset değişikliği konusunda 'ABD'nin kampı kapatmaya istekli; dolayısıyla da üçüncü ülkelerden gelecek taleplere daha ılımlı' olduğu şeklinde uydurma bir açıklama getirmek zorunda kalışı üzücü. Dışişleri Bakanı Miliband, keşke bunun yerine ortaya çıkıp, hükümetin önceki tavrının ahlaken yanlış olduğunu ve değiştirilmesi gerektiğini söyleseydi".Guantanamo'dan salıverilen İngiliz tutsaklardan Muazzam Begg, Guardian'da yer alan makalesinde, karardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi."Ben bu kararın kısmen hükümetin, 'zihinleri ve gönülleri kazanma kampanyası'nın bir parçası olduğuna inanıyorum. Ve bu girişime içtenlikle başarılar diliyorum. Ancak ben ve benim gibi pek çokları için, Guantanamo'nun kapatılması ve burada tutulanların evlerine dönebilmesi mücadelesi sürüyor".Daily Telegraph'a göre ise Guantanamo Üssü'nde zaten şu anda uzatmalar oynanıyor. Başkan Bush kampı kapatmak istediğini söylerken, gazete, "Demokratlar da bu lekeden bir an evvel kurtulmak peşinde" diyor.Times, tutsakların dönüşünün İngiltere'de iç güvenlik açısından baş ağrısına neden olacağı kanısında ve istihbarat teşkilatlarının bu kişilerin denetim altında tutulması için kapsamlı planlar yaptığını belirtiyor. Gazete, bu beş kişiden herhangi birinin İngiltere açısından ulusal güvenlik tehdidi kabul edilip edilmediğine dair henüz bir açıklama yapılmadığını anımsatıyor.Times başyazısında, bu kişilerin ülkeye dönmesini "güç ancak doğru bir karar" olarak ifade ediyor."Tony Blair ve Jack Straw, tutsakların tutulduğu kampın temel hukuk ilkelerini çiğnediğini ve kapatılması gerektiğini söylediler. Ancak iş buradaki tutsaklar hakkındaki pratik ayrıntılara geldiğinde tüm İngiliz vatandaşlarını geri aldıklarını, üçüncü ülke vatandaşları konusunda sorumluluk kabul etmeyeceklerini bildirdiler.Şimdi ise bu tavırdan vazgeçildi. Guantanamo'da tutulan 775 kişiden yarısından fazlasının salıverilmiş olması iyi bir gelişme. Sadece 10'u hakkında dava açılmış olması şok edici. Ancak Guantanamo sakinlerinin tamamının, sadece yanlış yerde yanlış zamanda bulunan masum Müslümanlar olduğu düşünülmesin. Burada El Kaide'nin akıl hocaları ve fanatik İslamcı piyadeleri de vardı. Söz konusu olan beş kişinin durumunda ise; bu kişiler suçlu oldukları kanıtlanmana dek masumdurlar. Ancak, Irak'ta İngiliz askerleriile çalışan cesur Iraklı tercümanların aksine, hiçbiri birer kahraman değil".Times, dün Iraklı tercümanlara İngiliz askerleri ülkeden çekildikten sonra sığınma başvurusu yapma konusunda, herhangi bir özel muamele görmeyeceklerinin söylenmesini eleştiren bir haber yayımlamıştı. Gazete, bu haber ardından Başbakan Brown'un konunun inceleneceğini söylediğini aktarıyor bugün."ABD ÇEKİLME PLANLARINDAN KAYGILI"Guardian, manşet haberinde ABD'nin İngiltere'nin Irak'tan erken çekilmesi ihtimalinden huzursuz olduğunu belirtiyor. Gazeteye göre, Irak'taki Amerikalı komutan Orgeneral David Petraeus'un değerlendirme raporunu takiben, Washington ülkedeki asker sayısını azaltma niyetini ifade edecek; İngiltere Başbakanı Gordon Brown da ertesi ay çekilme kararını açıklayacak. Ancak Washington, İngiliz askerlerini kaybetmenin siyasi etkisinden endişeli."Washington şimdiye dek Irak'ın güneyini ihmal etti, İngiltere'ye bıraktı. Şimdi ise bir başarı öyküsü olarak yansıtılanların pek de böyle olmadığının farkına varılıyor. Brookings Enstitüsü'nden Ken Pollack, Amerikalı ve Iraklı askerlerin Bağdat'ta sergiledikleri kararlılıkla güneydeki boşluğu doldurması gerekeceğini öngörüyor. Chatham House'dan Rosemary Hollis ise 'İngilizler Amerikalıları utandırmadan çekilmeyi sürdürmek için ellerinden geleni yapıyor' diyor."Gazete Basra ve güneyden, bir an evvel ancak boşluk oluşturmadan çekilme arayışını bir 'açmaz' olarak niteliyor ve 5 bin İngiliz askerinin zaten Basra'daki üslerinden çıkamaz durumda olduğunu belirtiyor.Guardian yazarı Simon Jenkins ise odağın Irak'tan Afganistan'a kaydırılması şeklindeki siyaset değişimini eleştirerek, İngiliz solunun "Afgan savaşı iyi, Irak savaşı kötü" gibi bir varsayımla hareket edip, Afganistan'ı kazanılması gereken onurlu bir mücadele olarak değerlendirdiklerini ancak Afganistan'da bir zaferin mümkün olduğunu düşünmenin "ahmakça bir iyimserlik"ten ibaret olduğunu belirtiyor."Taliban'a karşı yürütülen savaş, emperyalizm sonrası dönemin spazmlarından biri. Bu savaş sürdükçe, sonuçları da ağırlaşacak fdnı belirtiyor".Daily Telegraph ise Washington Post'ta yer alan bir haberden hareketle, ABD'nin, İngiltere'nin Basra'da başarısız olduğu kanaatini taşl açısından ulusal güvenlik tehdidi kabul edilip edilmeıdığını yazıyor. Gazete, İngiliz askerlerin, Basra'daki üslerinde, "kovboylar ve Kızılderilililerce sarılmış" görünümü verdiği aktarılıyor.İngiltere'de ana muhalefet Muhafazakarların lideri David Cameron ise Independent'ta yayımlanan makalesinde, hükümetin Afganistan konusunda net bir planı olmadığını savunuyor ve hükümeti konuya daha fazla eğilmeye çağırıyor. Cameron, bir takvim ve hedefler listesi belirlenmesini, yerel güvenlik çözümleri bulunmasını, uluslararası faaliyetlerin yapısal şemasının yeniden düzenlenmesini ve ülkeye sevk edilen komutanların görev sürelerini uzatmayı öneriyor."İstikrar askeri çözüme sağlanamaz, böyle gidersek savaşı kazanır ama ülkeyi kaybederiz" diyor.Independent yazarlarından Patrick Cockburn ise Musul'dan geçtiği haberinde Irak'ın karşı karşıya olduğu başka bir tehlikeye dikkat çekiyor: "Irak'takilerin en büyüğü olan, Musul barajının çökmesi.""Amerikalı ve Iraklı mühendislerin Dicle Nehri'ni tutan barajı kurtarmak için verdikleri mücadeleyi bilen bir yardım görevlisi, 'Baraj her an yıkılabilir. Bir felaket yaşanması ihtimali çok büyük' diyor. Baraj gerçekten çökerse, uzmanlara göre ülkenin üçüncü kenti Musul'un yüzde 70'i yok olabilir. 1980-84 yılları arasında inşa edilen barajın oturduğu tabanın yapısal olarak dayanıksız kayaçlardan oluştuğu biliniyordu".Cockburn, Amerikan istihkam birlikleri ile Irak su işleri bakanlığının bu sorunla mücadele etmeye çalıştığını, bu amaçla Nisan ayından bu yana havzada tutulan suya üst sınır getirildiğini belirtiyor."GÜRCİSTAN'DA ESRARENGİZ FÜZE"Financial Times, Gürcistan'ın iki Rus savaş uçağından topraklarına atıldığını öne sürdüğü füzenin fotoğrafına ilk sayfasında yer vermiş: Olayı "esrarlı füze" olarak duyuruyor.Times, gazetenin sorularını yanıtlayan Gürcistan Dışişleri Bakanı'nın "Tiflisin elinde iki Rus uçağının Gürcü hava sahasına girdiği yolunda çürütülemeyecek kanıtlar var" dediğini aktarıyor.Gazete bu girişimin panik ortamı oluşturmaya yönelik olabileceği yorumunu aktarıp, batılı hükümetlerin bir tepki vermeden önce, konuyla ilgili araştırmanın bitmesini beklediğini vurguluyor.Daily Telegraph'ta yazan Adrian Blomfield, Kremlin'deki radikal kesimlerin Gürcistan ile bir savaş çıkararak görev süresi gelecek yıl dolacak Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin'in bir dönem daha iktidarda kalmasını sağlama peşinde olduğu iddialarına değiniyor."Bu teoriye göre Putin'in iktidarını sürdürmenin tek yolu, anayasayı değiştirme bahanesi sağlayacak büyük bir uluslararası kriz çıkarmak. Bazı uzmanlar, son dönemde Batı ve eski nüfuz halkası içindeki pek çok ülkeyle yaşanan sorunları bu çerçevede açıklıyorlar.Bu düşünüşe göre, Gürcistan da ayrılıkçı bölgeleri itibariyle en kolay tahrik edilecek hedef. Ancak bu teorinin bir temeli olsa bile, pek çokları komplocuların azınlıkta olduğunu bu nedenle Kremlin'i istedikleri yöne çekemeyeceklerini düşünüyor. Ancak her halükarda Batının Gürci fdnı belirtiyor. stan'ın öfkesini yatıştırmak için Rusya'ya geçmişe göre daha net bir tavır koyması gerekli".Guardian ise başyazısında bu gelişmenin dikkatle izlenmesi gerektiği görüşünü dile getiriyor."Kafkaslarda savaşlar açıklanamayan olaylarla başlar. Çeçenistan'da, Grozni'ye doğru ilerleyen, üzerinde askeri işaret olmayan tanklar; Abhazya'daki Kodori Vadisi'nde ateş açan helikopterler gibi. Bir tarlaya düşen esrarengiz füze de Rusya ve Gürcistan arasında kötüye giden ilişkilerde son perde oldu.Füzenin düştüğü tarla 18 yıldır Tiflis'ten kopmaya çalışan Güney Osetya'nın yanı başında. Dün Gürcistan Başbakanı Mihail Saakaşvili Avrupa'yı devreye girmeye çağırdı. Brüksel bu davete icabet etmeye pek istekli olmayacaktır.Bölgede son 20 yılda iki kez çarpışmalar yaşandı. Tiflis'e 70 kilometre mesafede üçüncü bir savaş çıkarsa, bunun sonuçları çok daha geniş bir ölçekte hissedilecektir.Financial Times'ın Ankara'daki muhabiri Vincent Boland, 22 Temmuz genel seçiminin geride kalmasına rağmen, Türkiye'de siyasi belirsizliğin sürdüğünü aktarıyor."Ülkenin ne yeni cumhurbaşkanı ne de hükümeti var. Başbakan Erdoğan, siyasete hakim olan kurumsal, siyasal ve şahsi mekanizmaların etkisiyle yeni hükümeti daha en az bir ay kadar ilan etmeyebilir. Başbakan önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda 'elini göstermesini' bekliyor".İngiltere'nin güneydoğusundaki iki çiftlikte büyükbaş hayvanlarda ortaya çıkan şap hastalığı, gazetelerin sayfalarını baştan başa doldurmaya devam ediyor. Yapılan araştırmalar sonucu, virüsün bölgedeki bir araştırma laboratuarından yayıldığı kesinleşti.Daily Telegraph bu durumu "güvenlikte şok edici bir boşluk" manşetiyle duyuruyor. Gazeteler muhtemelen çalışanların bu virüsü laboratuar dışına taşımış olabileceğini aktarırken Times, olayın bir sabotajdan kaynaklandığı şüphesini öne çıkarıyor.Independent, Çin'deki Yangtze Nehri'nde yaşayan şişe burunlu bir tatlı su yunusu türünün resmen soyunun tükendiğinin açıklanmasını ilk sayfasından duyuruyor."Beiji olarak adlandırılan Yangtze yunusunun soyu bugün itibariyle tükendi. Bu, son 50 yılda dünyamızdan silinen ilk büyük memeli hayvan. Son 500 yılda yok olanların ise dördüncüsü. Ve ölümünün sorumlusu insanlık".20 milyon yıldır dünya sularında görülen yunusun nehirde altı hafta süren aramalarda tek bir temsilcisine bile rastlanamadığını belirten gazete, yunusların azalmasını nehirde artan trafiğe, yük gemilerinin yarattığı kirlenmeye ve balıkçıların ağlarına bağlıyor.Gazete, "Çin böylece ruhunun bir parçasını yitirdi" diyor.(BBC-CY-CY-ÖK-D)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA